2009-2010 sezonu devre arasında Avrupa'dan, kendi ülkesi olan Japonya'ya dönmüştür.En en mercado de invierno de la temporada 2009/2010, Ono pidió el regreso a Japón por motivos personales.
Eğer bir devirli sayıda 0 rakamı devrediyorsa, bu sayı devirli sayı olarak sayılmamaktadır.Si es una variable numérica, equivale a 0 mientras no se diga lo contrario.
Kendi aralarında güçsüzleri devre dışı bırakmak için ölümüne dövüşler düzenlerler.Terminaron culpándose entre ellos de su derrota.
Yetkilerinin çoğunu 16. yüzyıl'dan itibaren şeyhülislamlığa devretmiştir.Comenzó verdaderamente a hacerse conocer gracias a su poder mercantil a partir del siglo XVII.
Daha sonra mecburiyetten Ichigo'nun evinde kalmak ve şinigami görevini Ichigo'ya devretmek zorunda kalır.Sado entonces atestigua el Fullbring de Ichigo cuando es liberado.
Devre tasarımı yapmak.Diseño Arquitectura.
Bu sebeple tüm devre aynı anda başlar ve aynı anda durum değiştirir.En ese caso todos en el online comienzan la vuelta al mismo tiempo a vuelta lanzada.
RLC devresi ikinci derece devredir.DPS: sigla de daño por segundo.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.Ésta designaba el alcalde y además delegaba el acuñamiento de monedas a algunos de sus ciudadanos.
Devre arasında Orduspor ile olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi.Parecía que la tregua entre ambas naciones se rompería de un momento a otro.
Yazın gelişme devresi süresince nemi sever.En verano y para la gira de promoción de Me gusta cómo andas.
Bu yetki devredilemez."Su potencial es ilimitado ".
Bu adres çözümleme devresinin bir işidir ve bu sistemin bellek haritasını oluşturur.Este es el trabajo del decodificador de direcciones, y será lo que establezca el mapa de memoria del sistema.
Saha İşletmeciliği ihale ile Çubuk Belediyesine devredilmiştir.Beuron está conectado con la compañía de transporte público NALDO.
Bu devrelerin elektronikte birçok kullanım alanı vardır.Muchas cámaras digitales tienen funciones de este tipo.
Yine bu dönemde İstanbul'da ilk defa SMS ile randevu sistemi devreye sokuldu.Explicó, por primera vez en español, el sistema contable de partida doble.
"JİTEM'i ben kurdum, Veli Küçük'e devrettim".Yo soy aquel que tocaba la trompeta con Eddie Pequenino."
Bu fikri yaymak için bir sürü sempozyum düzenledi ve 1956'da yaptığı devre başarısız sonuçlandı.Un cierto grado de éxito se logró a través de sus esfuerzos y el tratado fue ratificado en diciembre de 1452.
Ayrıca oyun içerisindeki önemli olaylarda kısa videolar devreye girer.Además, su aparición es muy breve a lo largo del videojuego.
Ateşleyici fırlatmadan sonra devreye girmekte ve aracı 1,625 km/saat (1,000 mil/saat) hıza ulaştırmaktaydı.El impulsor auxiliar se iniciaba tras el lanzamiento e impulsaba la aeronave hasta los 1.625 km/h.
Elektriksel güç, elektrik enerjisinde elektrik devresi tarafından taşınan güç olarak tanımlanır.Técnicamente se expresa como la energía transferida por unidad de longitud.
Şarkıyı tekrar açar ve artık tetikleyici devrede değildir.Es más grande y ya no juega.
Sistem bir düğme ile devreye sokulup kapatılabir.Pulsar el botón de descarga.
Devre arasında ise satış listesine konuldu.Arruinado por la venta, se inscribió en esa misma orden.
Seçilen Başkan, sürenin sonunda bir devre daha seçilebilir.Una vez en el cargo, el Presidente puede ser posteriormente reelegido una sola vez.
Bunun da etkisiyle devre arasında sözleşmesi karşılıklı feshedildi .Fruto del acuerdo se produjo un intercambio accionarial entre ambos grupos.
Mal varlığı Ziraat Bankası'na devredildi.En realidad, el banco Bilger se dedicaba al blanqueo de dinero.
Devre, K3 başlatma rölesi vasıtası ile başlatılır.El circuito se rearma mediante el relé de rearme K3.
Anlaşma kapsamında Buyoya 18 aydır bulunduğu makamdan gönüllü olarak ayrılarak görevi Ndayizeye devretmiştir.El que apruebe firmará por unos dieciocho meses más de servicio.
Santralin ne zaman devreye alınacağına ilişkin kesin tarihler bulunmamaktadır.Por todo esto, nunca puede predecirse con exactitud la hora de salida de la Virgen.
Bu özelliklerinden dolayı da, yüksek frekans devrelerinde kullanılmaya uygundur.Debido a la longitud extendida, tienden a ser utilizados en las rutas principales de alta frecuencia.
15'er dakikalık 2 devrelik uzatmalar oynandı.Se jugaron dos tiempos suplementarios de 15 minutos cada uno.
Hemen sonrasında sms:donate isimli yeni bir servis devreye sokuldu.Poco tempo dopo, fu offerto il nuovo servizio sms:donate.
Bazı botnet'ler tanınmış protokollerin özel sürümlerini devreye sokarlar.Alcuni botnet implementano versioni personalizzate dei protocolli molto ben noti.
2 Kasım'da Alman donanması geminin mülkiyetini resmi olarak Türk hükümetine devretti.La Marina Tedesca trasferì formalmente la proprietà della nave al governo turco il due di novembre.
16 Ekim 2018 tarihinde Lakhta Center MFC JSC tesisin devreye alınması için yetki aldı.Il 16 ottobre, 2018 Lakhta Centro MFC JSC ha ricevuto l'autorizzazione per la messa in servizio dell'impianto.
Takımların her birinin, her devre için birer dakika mola kullanma hakları vardır.Tutti i round hanno un minuto di pausa tra loro.
1997 yılında, Dış İletişim Ofisi Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na devredilmiştir.Nel 1997, l'Ufficio per le comunicazioni esterne venne trasferito alla Presidenza del Consiglio dei Ministri.
1 Temmuz - Birleşik Krallık Hong Kong'u Çin'e devretti.1º luglio: il Regno Unito restituisce alla Cina la sovranità su Hong Kong.
Pull-up dirençlerin TTL devrelerde kullanılması tercih edilir.Per questo motivo, i resistori pull-up sono da preferire nei circuiti TTL.
2000 yılında imzalanan Cotonou anlaşmasıyla bu anlaşma devreden çıkmıştır.Cotonou dà il nome alla Convenzione di Cotonou, firmata nel 2000.
Bu noktada daha önce bahsedilen benlik kurguları devreye girmektedir.Solo allora si devono affrontare i processi introspettivi sopra descritti.
Cumhurbaşkanı bu yetkisini başka makamlara devredebilir.Lo stesso ministro può rinnovare l'ordine.
Pakistan Seçim Komisyonu üyeliği görevini de bu devrede üstlendi.Detto ciò la delegazione pakistana lascia il tavolo.
Bu görevini 1 Ekim 2014 tarihinde eski Norveç başbakanı Jens Stoltenberg'e devretti.Il 1º ottobre 2014 gli è successo il norvegese Jens Stoltenberg.
Fakat devre sonuçlanmadan ayrılmak zorunda kalmıştır.Tuttavia, il gruppo si è sciolto prima che potesse essere finito.
Daha sonra devreye Dante girer.Verrà in seguito spostato in piazza Dante.
Karmaşık bir devre tasarlayarak karekök işlemini değişik basamaklarda hesaplayan bir AMB olabilir.Progettare un'ALU molto complessa in grado di calcolare l'operazione in una serie di passi.
Karasal yayın hakları Virgin Radio'ya devredilmiştir.Tutti i dettagli, Virgin Radio.
Makamını Ercan Çalı'ya devretti.Alzò la sua bandiera sull'appena riparata Askold.
Aynı gün 1.2. ve 3. reaktörler çalışırken, 4, 5 ve 6. reaktörler sırayla devre dışı kaldı.Al momento del terremoto solo i reattori 1, 2 e 3 erano attivi.
Devre arasında Orduspor ile olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi.La sua relazione con la stessa Squad fu di reciproca antipatia.
Bir ragbi birliği maçı 40'ar dakikalık iki devre olarak oynanır.Una partita di rugby league è divisa in due tempi da 40 minuti l'uno.
Bundan dolayı hiçbir sebeple Bu sembolün Bizans'tan Osmanlı'ya devredildiğini söyleyemeyiz.Nessuno di loro sospetta che possa trattarsi di un Otomen.
Buna göre maça 15 dakikalık bir uzatma devresi eklenir.Nel secondo gli offriamo quindici minuti di suspense".
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Tuttavia non ha un ciclo del combustibile chiuso.
Mayıs 2008'de mevcut sahiplerine devredildi.Infatti è iniziata la sua apparizione nelle concessionarie nel maggio 2008.
2 devrede de hiç gol olmayınca uzatmalara gidildi.I due brani provengono da Senza orario senza bandiera.
1979'dan beri devrede olan santral için Türkiye'nin resmi bir girişimi olmamıştır.Nessuna donna entra nel locale dal 1979.
Kış ortasındaki kısa bir flört devresinden sonra yine bekâr hayatına döner.A fine inverno, i maschi adulti verranno allontanati, tornando così a vita solitaria.