Ana içeriğe geç
Sözlük

devre ile cümle

devre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yetki başka makamlara da devredilebilir.On peut étendre cette phrase à d'autres empereurs.
Devre arasında Dinamo Zagreb'den ayrıldı.Il est alors pisté par le Dinamo Zagreb.
Yarım dalga doğrultucu kıyıcı devrelerin özel bir şeklidir.La cadence fauréenne est une demi-cadence particulière.
Bu form kapalı devredir.Cette forme est ovipare.
Batman binaya uçup Joker'in adamlarını devredışı bırakmaya gider.Batman est donc contraint de retourner dans le repaire du Joker.
Bu amaçla ön doldurucu devreler kullanılmaktadır.Des propulseurs transversaux sont installés à cet effet.
Kilise 8 Aralık 1836 tarihinde kapanmış ve bir müesseseye devredilmiştir.La communauté fut supprimée le 23 juin 1806 et l'église a été fermée.
Devreye ters polarize edilir.Transfert au polymère.
Devreye girdikten sonra daha fazla zenginleştirme gerekmez.Une fois la prothèse placée, il ne faut plus effectuer de retouches.
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Créer en quelque sorte de la discrimination positive.
Eğer oynatmasaydık, kulübü devre arasında geri alabiliyordu.Sans cette pénalité le club aurait pu se maintenir.
İlerleyen süt çocukluğu ve çocukluk devrelerinde ise tipik havale nöbetleri görülür.Sauf en période de reproduction et d'éducation des jeunes, les ours sont solitaires.
Maçın normal süresi beraberlikle sonuçlanmışsa, 15'er dakikalık iki uzatma devresi oynanmaktadır.S'il y a toujours match nul, une prolongation de deux fois quinze minutes est jouée.
İki giriş devresi olan CH1 ve CH2 her biri dahili rölenin ikisinden birini etkinleştirir.De los dos circuitos de entrada CH1 y CH2, cada uno controla uno de los dos relés internos.
Birbirine seri bağlı devrelerde devre kazanç ve kayıpları (işaretlere dikkat etmek kaydıyla) toplanır.Puede introducirse en ellos, y saltar rápidamente entre uno y otro, reflejándose en ellos.
Altera Corporation (NASDAQ: ALTR) programlanabilir mantık devrelerinin önde gelen üreticilerinden biridir.Altera Corporation (NASDAQ: ALTR) es un fabricante líder de dispositivos lógicos programables.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Entre los puntos de conexión Y1 y Y2 hay otro circuito de supervisión (circuito de realimentación).
1952 yılında emekli oldu ve görevini Avery Brundage'e devretti.Dejó el cargo en 1952 y fue sucedido por Avery Brundage.
Paralel RC devresi genellikle seri devreden daha az ilgi görür.El circuito RC en paralelo generalmente es de menor interés que el circuito en serie.
Kiralık devreler çok pahalı olabilmektedir.Las líneas arrendadas pueden ser muy costosas.
WAN'lar genellikle kiralık devreler kullanılarak kurulur.WAN a menudo se construyen utilizando líneas arrendadas.
Bu yetki başka makamlara da devredilebilir.Él es capaz de transferir temporalmente estos poderes a los demás.
(Nisan 2018) İlk olarak, kalıplama katmanı devreyi ortaya çıkarmak için kesilir.(2016) Acuérdate de sacar la basura.
Kaunda'nın Ocak 1960'ta cezaevinden çıkması ile UNIP'in genel başkanlığını Kaunda'ya devretmiştir.Cuando Kaunda salió de la prisión el enero de 1960, fue elegido presidente de la UNIP.
1986 yılında Wolf emekliye ayrıldığında görevini Werner Grossmann'a devretmiştir.En 1986, Wolf se jubiló y fue reemplazado por Werner Grossmann.
Fakat eğer yük eklenirse devre farklı davranış gösterir.Sin embargo si se conecta una carga el circuito se comportará de forma diferente.
1881’den sonraki yıllar hayatının en verimli devresi oldu.1876 ha sido el más feliz de mi vida.
Bu devrede kurban edilen insanlar genellikle ya esir ya kölelerdi.Los remeros normalmente eran esclavos o prisioneros.
Poldhu vericisi iki aşamalı bir devreydi.El broch pasó por al menos dos fases de ocupación.
15 Haziran 1920'de Almanya, Danimarka'ya Kuzey Schleswig'i resmen devretti.El 15 de junio de 1920, Schleswig Septentrional oficialmente regresó a gobierno danés.
Bu görevini 1 Ekim 2014 tarihinde eski Norveç başbakanı Jens Stoltenberg'e devretti.Fue inaugurado el 7 de septiembre de 2012 por el primer ministro Jens Stoltenberg.
1948'de Rodos ve diğer adalar anlaşıldığı gibi devredildi.En 1948, Rodas y el resto de las islas del Dodecaneso fueron transferidos como se había acordado previamente.
2005 - İsrail, Eriha'yı resmi olarak Filistin yönetimine devretti.2005: Israel oficialmente devuelve Jericó al Estado palestino.
Devreye alınış ve çıkarışları sırasında çok verim kaybına uğrarlar.Por el contrario, pierde mucho en alargamientos y paso.
5 farklı iğne üzerinde etki gösteren 5 tane ayrı devre bulunuyordu.Había cinco circuitos separados que accionaban cinco agujas diferentes.
Palet, değme vidasından ayrılarak devreden akımı keser.Mientras tanto, Cobb, desaparece entre la muchedumbre.
Devreleri taramak için birkaç işlem var.Hay varias operaciones para explorar los circuitos.
12 Mart 2005 tarihinde görevi Karolos Papulyas'a devretti.Dejó el cargo el 12 de marzo de 2005, siendo sucedido por Karolos Papoulias.
Kesinleşmiş bir ceza olmadan infaz devreye giremez.No estar sometido a condena mediante sentencia definitivamente firme.
Böylece Devrekli az da olsa bu ‘alperenine’ vefa borcunu herhalde ödemiş olacaktır.En ese caso, definitivamente pagué demasiado por mi alfombra.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.La potencia contratada es el tope de potencia que se puede consumir en un momento dado.
Termik santrallerin devreye alınış ve çıkarışları çok kolay ve hızlı değildirler.Terapia motora oral sin hablar no es necesario ni suficiente.
1958, Devrek) - (ö.1958- La llave (The Key).
Bu yüzden devreye kriptolama girmektedir.Y así es como se me ocurrió Criptonomicón.
Bu yüzden alternatif akım devrelerinde “ortalama güç”ten bahsedilir.Se "vieron" en tiempo real los electrones exteriores de un átomo.
İnsan hakları devredilmez.Sus derechos no debe ser suprimida.
2011 yılının devre arasında UD Almería takımına kiralık verilmiştir.A mediados del 2011 es contratado por Almirante Brown.
6 denemeden sonra, 5 dakika için kendisini devre dışı bırakır.Si la tempestad le empujase, saldrá en el plazo de cinco días.
Exposé, seçili pencereyi ön planda bırakarak devre dışı bırakır.Luego Exposé se desactiva, dejando la ventana seleccionada en primer plano.
Bu bölgeler, ilerleyen on yıl içinde Kazak ÖSSC'den devredildi.Estos territorios fueron transferidos de la RASS Kazaja durante la década siguiente.
1 Temmuz - Birleşik Krallık Hong Kong'u Çin'e devretti.El 1 de julio de 1997 el Reino Unido le transfirió Hong Kong a la República Popular China.
Final grubu karşılaşmaları tek devreli lig usulü oynandı.La final se disputa a partido único.
57 büyük kompleks yapmış, yönetmiş ya da devlete devretmiştir.O domina el mercado o lo hace el Estado...
Kendisine üçüncü devre Melâmîlerinden birisi musallat olmuş.El Che dividió sus hombres en tres grupos.
Ana antlaşma imza için 1 Aralık 1959'da açıldı ve 23 Haziran 1961'de devreye girdi.El Tratado Antártico fue firmado el 1 de diciembre de 1959 y entró en vigencia el 23 de junio de 1961.
Elemeli karşılaşmalarda oyun sonunda eşitlik durumu oluşursa 10 dakikalık uzatma devresi oynanır.En el resto de los partidos, se jugarán diez minutos de prórroga.
Burada yarım sezon kalıp, devre arasında 3. Liga ekiplerinden SSV Jahn Regensburg'a transfer oldu.Jugó más de mil encuentros con el SSV Jahn Regensburg.
"Uyanık devretti".«Supervivencia sonidera».
İşlerini çocuklarına devretti ve çeşitli sosyal çalışma ve araştırmalarla uğraşmaya başladı.Fracasó en ambas y decidió dedicarse a los estudios de humanidades.
Bölge 1970'te ABD'den Meksika'ya devredildi.Esa fue la razón por la que se movió a la Ciudad de México en 1970.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod