Ana içeriğe geç
Sözlük

devamlı ile cümle

devamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Devamlı öğrenme ve eğitim beklerler.Она требует постоянного внимания и воспитания.
Diğer taraftan Richard devamlı olarak sorunlarla karşılaştı.В дальнейшем Ричард употребляет героин уже постоянно.
1830 yılına kadar Paris'te devamlı olarak temsil edildi.С 1863 года постоянно жил в Париже.
İnegöl havzası Miyosenden itibaren devamlı bir sübsidansa maruz kalmıştır.Из-за Майло их постоянно преследуют неудачи.
Su devamlı kendini yenilemekte, her zaman taze ve temiz akmaktadır.Постоянно ездят сюда и за водой, которая необыкновенно чиста и вкусна.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Был постоянно под полицейским надзором.
Devamlı ağrıya ilaveten hazımsızlık ve mide ekşimesi de vardır.Сопровождается часто потерей аппетита и болями в животе.
Ben bunu devamlı insanlarla yapıyorum.Тот, кто делает это всегда.
Devamlılığı vardır.Здесь нужно постоянство.
Savaş yeryüzünde, su altında, havada ve uzayda devamlı sürer.Боевые действия разворачиваются на земле, в воздухе и в космосе.
Yıl boyunca günlük ısı devamlı pozitiftir.Среднемесячная температура воздуха в течение всего года является положительной.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Постоянно осваиваются новые виды перевозок.
Uçak motorları üretimi kurulup devamlı geliştirilmektedir.Двигатели постоянно дорабатывались в процессе производства и эксплуатации.
Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.И это будет так, что один земной поклон станет предпочтительней земного мира и всего, что есть в нём».
Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.فهي الهابطة ، الدانية والعاجلة : ( والآخرة خير وأبقى ) خير في نوعها ، وأبقى في أمدها .
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.وقد تزايدت معدلات الإصابة بالمرض خلال العشرين عاماً الماضية في أمريكا الشمالية بصورة مطردة.
Bu nedenle bunlar dördüncü sezonda devamlı tekrarlanan bir şaka olmaktan çıktı.ولهذا السبب فإنه في الفصل الرابع ابتعد عن الدعابة التى تكررت بإستمرار.
Araplarla Hazarların mücadeleleri şiddetli ve devamlı olmuştur.وكانت المواجهات بين العرب والخزر شديدة ومستمرة.
Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir.وغالبا ما يتطلب العلاج طوال فترة حياة الشخص المصاب.
Devamlı suyun içinde kalırlarsa çürürler.الماء إذا استقر في البركة لمدة طويلة يفسد.
Baekje Goguryeo ile devamlı ticaret yaparken etkin bir biçimde Çin kültürünü ve teknolojisini benimsemiştir.أبقت بايكتشي على تجارتها الجوهرية مع غوغوريو، وتبنت الثقافة والتقنية الصينية بشكل فعال.
Bundan dolayı devamlı hiddetli ve asabı olduğu çıkartılmaktadır.ويقال آخرة الشّيء ومؤْخِرتُه ومؤخَّرَة.
3-5 dakikalık yarılanma ömrü olduğu için enfüzyon devamlı (24/7) olmalıdır ve kesinti ölümcül olabilir.بما أن نصف العمر له يساوي 3-5 دقائق, فيجب اعطاؤه بانتظام طوال الوقت (24/7), وأي انقطاع في اعطاؤه قد يكون قاتل.
Doçe olduğu zaman 75 yaşını aşkındı ve sağlığı devamlı olarak kötü olarak devam etmekte idi.“خمس وعشرون عاماً مرت من عمري كأنها لاشئ..ازددت في الوزن ..
Stukalar savaş boyunca devamlı geliştirilmişlerdir.انضمت النساء بشكل مطرد طوال الحرب.
Sovyet gizli polis teşkilatlarının zaman içinde devamlılıkları vardı.مرت السياسة الخارجية السوفييتية بعدة مراحل.
Ondan sonra devamlı Müslümanların baskısına maruz kalmıştır."هناك دائما تداعيات الذهاب ضد الطائفة المسلمة.
1983'ten beri devamlı püskürme göstermekte.يقام مهرجان الثوم سنويًا منذ 1983.
Allah mülkünü devamlı eylesin...ويغبطه الله وقت لاحق بسبب طاعته لله.
Kariyeri boyunca bu özelliğini sahalarda devamlı göstermiştir.وقد ظهر طوال حياته المهنية في التمثيل مرارا وتكرارا في أدوار عسكرية.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.خلل تشريحي يسمح بالاستمرارية بين البيئة الخارجية والجهاز العصبي.
Esentepe adı mahallede devamlı esen bir rüzgar olduğu için seçilmiştir.سمي بهذا الاسم لأنه حي مغلق وليس له إلا مدخل واحد.
Ondan sonra uzun zaman Napoli Krallığı Fransa ve İspanya arasındaki çekişmelere devamlı odak oldu.ليس غريبا أن الفرق بين إسبانيا الحقيقية وإسبانيا الحكم ازدادت وبعمق.
Osmanlı devleti, Batı Avrupa ülkelerine devamlı elçi gönderme kararı aldı.تقرر إرسال سفراء دائمين من الدولة العثمانية إلى الدول الغربية.
Ben bunu devamlı insanlarla yapıyorum.Estou continuamente fazendo isso com o público.
Herhangi bir yangın çıkışı yoktu ve tuvaletler devamlı olarak kaplanıyordu.Não havia saídas de emergência e os banheiros inundavam constantemente.
Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.Seria melhor para eles que praticassem a caridade, para depois ressuscitar."
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Os defeitos anatómicos podem permitir a continuidade entre o ambiente externo e o sistema nervoso.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.No entanto, eles também pagavam a polícia para evitar os ataques frequentes.
Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir.Em muitos casos o tratamento deve ser feito para o resto da vida.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Novos serviços são integrados de forma contínua.
Bir varlığın devamlılığı, çoğalma yeteneği.O Peso de um Pensamento, a Aproximação.
Derginin websitesi derginin yüzde 30'u kendi sitesinden takip edilebilir ve site devamlı güncellenmektedir.O website da revista fornece aproximadamente 30 por cento da edição impressa e é atualizado diariamente.
R2-D2 ile devamlı sırf bu yüzden tartışır.Problemas com R2-D2 são corriqueiros.
Bu tarihten sonra devamlı olarak, hemen hemen her yıl yeni albümlerini yayınlamıştır.Desde então recebe versões anuais incluindo novos filmes do ano que passou.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Tudo está em fluxo constante e, assim, as condições e coisas em si estão mudando constantemente.
Bu dönemde de FKF’nin TİP ile ilişkisi devamlılık arz etmiştir.Desde então as vendas do PPV do UFC não param de crescer.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.A França foi vista na época como um modelo de civilização e progresso.
Devamlı alanlarda ise vücut işleyişinde kalıcı bozukluklar olur.Em normais circunstâncias, diríamos que do funcionamento constante de nosso corpo.
Derginin devamlı yazarları arasında Kayhan Sağlamer, Bilgin Toker bulunmaktadır.A relação literária destes escritores aparece constantemente.
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.Por pelo menos 20 anos, o número de diabéticos na América do Norte está aumentando consideravelmente.
Buna göre İngiltere Fransa ile barışacak ve devamlı barışı koruyacaktı.Essa questão era se deveria fazer uma guerra com a França ou encontrar a paz.
Akabindeki senelerde 2004 ve 2007 yılları hariç Danimarka devamlı olarak final görmüştür.A Macedónia, entre 2004 e 2007, classificou-se sempre para as finais.
Bu çalışması sırasında 1975'te devamlı dalgacık dönüşümünün metematik prensiplerini ortaya atmıştır.Com esta base, publicou em 1995 uma revisão sistemática de todo o género Adansonia.
Falstaff yaşlı, şişman, sahtekar ve devamlı sarhoştu.Viv é mal-humorada, deprimida e está constantemente bêbada.
Sera ürünlerinin kalitesi sürekli artan kalite kontrolleri ile devamlı yükselmiştir.As Cabras melhoraram sob a posse de Stöger continuamente.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Esses termômetros devido a sua precisão, são muitas vezes utilizados para calibrar outros termômetros.
Fakat bu dönemde İtalya devamlı savaş sahası halindeydi.Nesse período, a Itália ainda enfrentava séria crise.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Door anatomische defecten kan er een open verbinding bestaan tussen de buitenomgeving en het zenuwstelsel.
Köy devamlı göç vermektedir, bu yüzden nüfus 630 civarındadır.De plaats maakt deel uit van de gemeente Bliżyn en telt 630 inwoners.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod