10 ile hepsini çarparız. Bunu kopyalayıp yapıştırayım. böylece aynı şeyi devamlı yazmam.Pozwólcie że zrobię kopiuj-wklej, żebym nie musiał tego wszystkiego przepisywać.
10 ile hepsini çarparız. Bunu kopyalayıp yapıştırayım. böylece aynı şeyi devamlı yazmam.Ας το κάνω αντιγραφή και επικόλληση, για να μη χρειάζεται να το ξαναγράφω.
10 ile hepsini çarparız. Bunu kopyalayıp yapıştırayım. böylece aynı şeyi devamlı yazmam.Я скопіюю і вставлю це, я можу не переписувати.
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"46세인 제 남편이 영원히 그의 열쇠를 잃어버렸다는게 이상하지 않나요?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Aneh tidak kalau suami saya yang berusia 46 tahun tidak bisa menemukan kuncinya?"
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Czy to nie dziwne, że mój 46-letni mąż zawsze gubi klucze?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?'Hát nem furcsa, hogy a 46 éves férjem állandóan elhagyja a kulcsait?'
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Is het niet raar dat mijn 46-jarige man altijd zijn sleutels verliest?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Ist es nicht seltsam, dass mein 46-jähriger Mann andauernd seine Schlüssel verliert?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Không phải là lạ lắm sao khi mà ông xã tôi mới 46 tuổi cứ suốt ngày làm mất chìa khóa?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"N'est-il pas étrange que mon mari qui a 46 ans ne retrouve jamais ses clés?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?Nie je zvláštne, že môj 48-ročný muž vždy stratí kľúče?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"¿No es raro que mi marido de 46 años... ...siempre pierda las llaves?"
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Non è strano che mio marito di 46 anni perda sempre le chiavi?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Nu este ciudat că soțul meu de 46 de ani își uită mereu cheile?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Δεν είναι περίεργο που ο 46χρονος άνδρας μου χάνει πάντα τα κλειδιά του;"
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Вам не кажется странным, что мой 46 летний муж постоянно забывает свои ключи?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"Не е ли странно, че моят 46-годишен съпруг винаги си губи ключовете?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?"זה לא מוזר שבעלי בן ה 46 כל הזמן מאבד את המפתחות שלו?
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?متململات بالقول .. لماذا زوجي بدأ ينسى اين وضع مفاتيحه وهو مازال في 46 من العمر ؟
"46 yasindaki kocamin devamli anahtarlarini kaybetmesi garip degil mi?変じゃないかしら? 47歳の夫がいつも
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?47세인 제 남편이 자기 자동차를 잃어버리다니 이상하지 않나요?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?"Aneh tidak kalau suami saya yang berusia 47 tahun tidak bisa menemukan mobilnya?"
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Czy to nie dziwne że mój 47-letni mąż zawsze zapomina o samochodzie?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Is het niet raar dat mijn 47-jarige man altijd zijn auto verliest?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Ist es nicht eigenartig, dass mein 47-jähriger Mann ständig sein Auto suchen muss?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Không phải là lạ lắm sao khi mà chông tôi chỉ vừa 47 tuổi cứ làm mất xe hơi hoài?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Nem furcsa, hogy a 47 éves férjem elhagyja az autót?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?N'est-ce pas étrange que mon mari qui a 47 ans ne retrouve jamais sa voiture?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Nie je zvláštne, že môj 47-ročný muž nikdy nevie, kde má auto?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?"¿No es raro que mi marido de 47 años... ...siempre pierda el coche?"
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Non è strano che mio marito di 47 anni perda sempre la macchina?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Nu este ciudat că soțul meu de 47 de ani își pierde mereu mașina?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?"Δεν είναι περίεργο που ο 47χρονος άνδρας μου χάνει πάντα το αυτοκίνητό του;"
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Вам не кажется странным, что мой 47 летний муж постоянно теряет свою машину?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?Не е ли странно, че моят 47-годишен съпруг винаги си губи колата?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?זה לא מוזר שבעלי בן ה 47 כל הזמן מאבד את האוטו?
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?اليس من الغريب ان ينسى زوجي وهو مازال في 47 من العمر اين رصف سيارته ؟
47 yasindaki kocamin devamli arabasini kaybetmesi garip degil mi?車を見失うなんて変じゃない? 48歳の夫が私有地で
Ama alışkanlıklar bir çeşit, devamlı senin içinde bir şeyler oturuyormuş duygusunu uyandırır.Maar gewoonte creëert het gevoel dat er dingen zijn die bestendig aan je vastzitten.
Ama alışkanlıklar bir çeşit, devamlı senin içinde bir şeyler oturuyormuş duygusunu uyandırır.Mais l'habitude crée le sentiment qu'il y a des choses qui résident constamment en toi.
Ama alışkanlıklar bir çeşit, devamlı senin içinde bir şeyler oturuyormuş duygusunu uyandırır.Но привычка создает ощущение, что есть определенные вещи, которые постоянно тебя ограничивают.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.Dar cultura înseamnă și păstrarea identității oamenilor.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.또한 인류의 보존과 지속에 관한 것입니다.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.la danse... mais aussi, la culture, c'est vraiment la préservation et la continuité d'un peuple.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.Также значение культуры — в сохранности и преемственности.
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.لكن العادات تمثل بالواقع الحفاظ على إستمرارية البشر
Ama ayrıca, kültür insanların korunması ve devamlılığı için gerekli.私の家族では
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Aber mehr noch als das: Die ständige Anbindung verändert die Art, in der Leute von sich selbst denken.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Ale ešte viac ako symptóm, neustále pripojenie mení spôsob, akým ľudia o sebe rozmýšľajú.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Ale je to více než symptom. Nepřetržité připojení mění způsob, jakým lidé sami o sobě přemýšlí.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Dar mai mult decât un simptom, legătura constantă schimbă modul în care oamenii gândesc despre ei înşişi.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.E ancora più che un sintomo, la connessione costante sta cambiando il modo in cui la gente pensa a se stessa.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Het is meer dan een symptoom. Constante verbinding verandert de manier waarop mensen over zichzelf denken.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.증상보다 더한것은, 지속적인 연결은 사람들이 자신을 생각하는 방법을 바꾸게 합니다.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Mais plus qu'un symptôme, la connexion constante transforme la façon dont les gens se conçoivent eux-mêmes.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Mas mais que um sintoma, a ligação constante está a mudar a maneira como as pessoas pensam de si próprias.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Más que un síntoma, la conexión permanente está cambiando la forma que la gente piensa de sí misma.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Men utöver att vara ett symtom så ändrar ständig uppkoppling hur folk tänker om sig själva.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Nhưng nhiều hơn một triệu chứng, sự kết nối liên tiếp đang thay đổi cách con người nghĩ về chính họ.