Ana içeriğe geç
Sözlük

devamlı ile cümle

devamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.かならず滅度に至るはすなはちこれ常楽なり。
Devamlılığı vardır.一貫性がある。
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.また水滸伝においてもこの功績は魯智深のものにされてしまっている。
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.彼女の家はしばしば警察によって盗聴された。
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.新サービスは継続的に統合されている。
Devamlı dışarıya göç vermektedir.常に宙に浮いている。
Cami ve devamlı imamı vardır.直江兼続の菩提寺でもある。
Bu Ramiro'nun devamlı olarak canını sıkmaktadır.いつもロロミにいじわるされているらしい。
Taze kanın devamlı olarak yapılmadığını, fakat devamlı vücutta dolaştığını söyledi.白い紙だと、見えません 常に体を動かして切っております。
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.全国のクラブ・シーンを中心に草の根的に盛り上がっていった。
R2-D2 ile devamlı sırf bu yüzden tartışır.RD-M2と同時期に発表された。
Bu kaidede devamlı olarak iki ayrı yerden çıkıp birleşecek şekilde alev yanar.すると、2つの方向からこの気流が流れてきてぶつかる地域が出現する。
Son 20 seneden beri Kuzey Amerika’da diyabet oranları devamlı artmaktadır.米国を例にとると、北米における糖尿病比率は、少なくともここ20年間は増加を続けている。
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.伝統的に毎年新しいコスチュームを作る。
Katı hal fiziği, kuantum fiziğini devamlı kullanır ve genellikle elektronlar üzerine yoğunlaşır.固体物理学は量子力学を考慮にいれており、通常は電子に関わる。
Gerçeklik, ardında devamlı gizli bir gerçek olduğundan net bir şekilde ifade edilemez.明証的に真であると認めたもの以外、決して受け入れないこと。
Süper kötülükler yapabilen kötüler devamlı sorunlar yaratıyorlar.いつも悩みを抱えるなみの心の隙を狙った妖怪が現れる。
Komisyon toplantılarının devamlılığını ve düzenini arttırmak maksadıyla bir çalışma protokolü hazırlanır.会の運営・業務を行うため、役員会が組織される。
Sonra da Avrupa'daki opera-evlerinde devamlı temsil edilerek çok büyük sükse kazandı.以後、欧米各地の歌劇場に客演を重ねた。
Eşeyli üremenin devamlılığına dair bu açıklama Bölüm 6.2'de araştırılmıştır.对维持有性生殖所做的这个解释会在6.2节进一步探索。
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.但願永世昌,丕。
Yıl boyunca günlük ısı devamlı pozitiftir.全年气温相对恒定。
Görev devamlı başarı nedeniyle Mart 2007'ye uzatıldı ve SOHOya tam 11 yıllık döngüyü gözlemleme şansı verdi.SOHO原始設計的生命期只有二年,但因為成功的迴響使任務一直延展至2007年3月,觀測了一個完整的11年太陽週期。
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.那些重度患者还会常常觉得累。
Bu sırada kesit kurutulmaz; işlenmekte iken devamlı olarak ıslak tutulur.另外,使用者亦難以於臥下時上彈,然而發射時卻又必須使用臥姿。
Rolüne ve oyunculuğuna gelen olumlu tepkiler sayesinde ikinci sezonda devamlı karakterlerden biri oldu.於第二季時劇情、風格、角色設定皆有某種程度的更動。
Bu yolcuların düşüncesidir ve devamlı değiştirilmiştir.军队就有这个传统,经常调过来,调过去。
Diğer arkadaşları gibi o da, devlet yönetimi tarafından devamlı gözaltında tutuldu.她與她的家人保持過去的生活方式,也受到政府監視。
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.他訓練刻苦,永遠想要不斷學習和進步。
Devamlı maruz kalma sonucunda kişilerde izosiyanatlara duyarlılık oluşur.為人風趣,總是替患者著想。
Devamlı yeşil giyinir.常常戴綠色帽子。
Bu işlemler usta-çırak ilişkisiyle devamlılığını günümüze kadar sürdürmüştür.歌劇與種族方面的問題繼續到今天。
Maggie, emziğine çok düşkündür ve devamlı ağzında emzikle görülmektedir.認為真姬很率直,想到什麼就寫在臉上。
Yerleşimler bu dönemden itibaren devamlılık göstermiştir.自古代以来,它就一直享有这个身份。
Bundan dolayı devamlı hiddetli ve asabı olduğu çıkartılmaktadır.그는 영원(시간을 멈춤)과 수유(시간을 움직임)을 다룰 수 있다.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.하지만 그들 또한 잦은 급습을 예방하기 위해 경찰관들에게 뇌물을 주었다.
Havaalanı, Devamlı Destek Misyonu ve Afgan Ulusal Güvenlik Güçleri (ANSF) tarafından korunmaktadır.공항은 확고한 지원 임무(Resolute Support Mission (RSM))과 아프가니스탄 보안군(ANSF)의 관리를 받고 있다.
Günümüzde hala mahallenin hanımları bu yemekleri devamlı yapar.현재 만촌동에 살고 있는 달성 하씨들이 해마다 돌아가며 관리하고 있다.
Mevcut mahkûm sayısı devamlı olarak değişmektedir.현재 인원수는 계속 바뀌고 있다.
Vali ile halk meclisi devamlı çatışma halindeydi.그는 언제나 공화당 상원의원들과 말썽이 많았다.
Astronotun Dünya ve uzay kabini ile devamlı bağlantısını bu cihaz sağlar.이러한 궤도는 소호 위성과 지구의 통신을 항상 원활하게 해준다.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.여관 주인은 이곳에서 흔히 일어났던 골치 아픈 일들을 목격하지 않으면 안 되었다.
O tarihten itibaren de Kyaenai devamlı iskan edilen bir Lykia şehridir.하지만 그 시점에서 비테르보는 항상 충성스러운 구엘프 도시였다.
Gerçeklik, ardında devamlı gizli bir gerçek olduğundan net bir şekilde ifade edilemez.이들은 역사는 결국 사실대로 밝혀지게 마련이라는 단순한 진리를 알지 못하고 있는 것이다.
Kadrolarında devamlı memur şeklinde on altı bin kişi (tahmini) çalışmaktadır.בשיא העבודה השתתפו כ-12,000 פועלים מתוכם כאלף פועלות.
Böylece dizinin devamlılığı sağlanmıştır.כך החלטתי על גובהו של הכיסא.
Tüm yaz devamlı vasıta bulunur.כך נמשך הדבר כל הקיץ.
Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir.טיפול זה נדרש בדרך כלל לכל החיים.
Şekli ve kıyafetleri devamlı değişir.הוא מסתפר ומחליף את בגדיו לעיתים רחוקות מאוד.
Bu eser 20. yüzyılda dünya opera evlerinin repretuvarlarında devamlı bulunmuştur.לאחר כ-20 שנה נחנך בית האופרה הנוכחי.
Katı hal fiziği, kuantum fiziğini devamlı kullanır ve genellikle elektronlar üzerine yoğunlaşır.פיזיקה של מצב מוצק לוקחת בחשבון את מכניקת הקוונטים, והיא עוסקת בדרך כלל באלקטרונים.
İlçe devamlı göç vermektedir.לא תמיד ניתן לעכב לידה מוקדמת.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.הוא תמיד הולך עם חליפות.
Bu tarihten sonra Viterbo devamlı Guelfolar safında olmuştur.מנקודת זמן זו הייתה ויטרבו תמיד נאמנה לגואלפים.
Ama bu başarının ne kadar devamlı olacağı şüphelidir.לא ברור עד כמה האפקט נשמר לאורך זמן.
Devamlı mülkiyet için sıralı olarak ödüllendirildi.היטלתי עליהם מס לתמיד.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Всичко е в постоянно движение, и така постоянно се променят условията и самото нещо.
Genel yüzeyel fasya ile devamlıdır.Фазите се разделят с фазова повърхност.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Тя е винаги в търсене на нещо ново, затова винаги иска да научи нови неща.
Yunanca, devamlı olarak kullanılmış ve tarihi tespit edilmiş en eski dillerden biridir.Те превръщат гръцкия в един от най-отдавна регистрираните езици, използвани и днес.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod