Ana içeriğe geç
Sözlük

devamlı ile cümle

devamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Devlet maliyesi bozuktu ve tedavülde olan para enflasyon dolayısıyla devamlı değer kaybetmekte idi.Verotus romahti, joten valtion finanssit olivat pitkään hyvin sekavassa tilassa.
Sonraki 80 yılda Grosseto devamlı Siena idaresinde kaldı.Seuraavan puolentoista vuoden aikana Yashima jatkoi kasvamistaan.
Mabedin ortasında devamlı yanan bir ateş vardır.Kivan keskellä on pidetty tulta.
Çalı çırpı ateşi : Çabuk ısıtır, çabuk biter, devamlı beslemek gerekir.Se hengittää, se kuumenee, se syö.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Uusia paikkoja lisätään koko ajan.
Akşar ve Şenkaya yönüne devamlı olarak araç bulunmaktadır.Yöaikaan säännöllistä liikennettä on Kirkkonummen ja Helsingin välillä.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Demetrioksen joukot olivat kuitenkin väsyneitä, eivätkä olleet saaneet palkkojaan.
Theli'de yakalanan hava, gruba bambaşka bir özellik katmış, bu türün devamlılığının sürmesini sağlamıştı.Gödelin teoreettisessa kaikkeudessa oli erikoisena piirteenä tämän kaikkeuden pyöriminen.
Sonraki 5 yıl Bulgaristan'la yapılan devamlı savaşlarla geçmiştir.Τα επόμενα πέντε χρόνια κυριάρχησαν συνεχείς πόλεμοι με τους Βούλγαρους.
Ben bunu devamlı insanlarla yapıyorum.Εγώ συνεχώς το κάνω αυτό με το κοινό.
Ertesi yüzyıl, İtalya'da Bizans etkisi devamlı düşerek sonunda yol oldu.Κατά τη διάρκεια του επόμενου αιώνα, η βυζαντινή επιρροή στην Ιταλία μειώθηκε σταθερά στο μηδέν.
1924 yılından başlayarak devamlı tekrarlanıyor.Από το 1912 διεξάγεται συνεχώς.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Οι ανατομικές ανωμαλίες επιτρέπουν την επικοινωνία ανάμεσα στο εξωτετρικό περιβάλλον και το νευρικό σύστημα.
Asi köyler devamlı olarak bombalandı.Η πόλη βομβαρδίστηκε μερικές φορές από τους Συμμάχους.
Köy devamlı göç vermektedir, bu yüzden nüfus 630 civarındadır.Υπολογίζεται ότι το Μιστί είναι χωριό με πάνω από 3036 κατοίκους.
Çok güçsüz düştüğü için devamlı yatması gerekiyordu ve bu yüzden yazması çok zor hale gelmişti.Αν και εργαζόταν σκληρά, η ανάγκη του να γράψει ήταν ασταμάτητη.
Şenköy'ün devamlı nüfusu 9'u geçmemektedir.Οι μόνιμοι σήμερα κάτοικοι δεν ξεπερνούν τους 9.
Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.Σε σκέφτομαι πάντα, αγαπημένε μου, επειδή είσαι τόσο καλός απέναντί μου...»
( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )(Θεμελιώδες, αλλά τελευταία αμφισβητούμενο έργο για την απόλυτη χρονολόγηση).
Devlet, devamlı ve süreklidir.Evig & Altid.
Baekje Goguryeo ile devamlı ticaret yaparken etkin bir biçimde Çin kültürünü ve teknolojisini benimsemiştir.Baekje fortsatte betydelig handel med Goguryeo og adobterede aktivt kinesisk kultur og teknologi.
Tren bilgisayarı, devamlı olarak aktarılan verileri ve izin verilen maksimum hızı takip eder.I toget overvåger togets computer de overførte data og den højest tilladte hastighed.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Desuden går han altid i jakkesæt.
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Han blev uddannet hjemme under hendes overvågning.
"Hawaii Volkanık Gözlemevi" 1928'den beri bu yanardağı devamlı gözleme tabi tutmaktadır.Vulkanen er blevet intenst overvåget af Hawaiis vulkanobservatorium siden 1912.
Kariyeri boyunca bu özelliğini sahalarda devamlı göstermiştir.I sit ydre har den nok altid haft sin nuværende karakter.
Bu bölge devamli kargaşalık içinde kaldı ve çatışmalar ve katliamlar devamlı ortaya çıktı.Sagen er uopklaret og har altid været omgærdet af myter og spekulationer.
Havaalanı, Devamlı Destek Misyonu ve Afgan Ulusal Güvenlik Güçleri (ANSF) tarafından korunmaktadır.Flyplassen drives av den Resolute Support Mission og de Afghanske nasjonale sikkerhetstyrker (ANSF).
Evinde devamlı polis gözetiminde tutuldu.Og politiet er på vakt til enhver tid.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Han hadde stor arbeidslyst, og sto alltid klar til å påta seg nye oppgaver.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Han kunne av og til være svært motløs, og kjente seg sliten.
Özellikle Bafra tütünleri dünyanın en yüksek evsaflı sigara tütünleri olarak devamlı aranmıştır.Sortimentet har hele tiden vært tobakksvarer, for det meste sigarer.
Devlet, devamlı ve süreklidir.1999 I tid og evighet.
Tüm yaz devamlı vasıta bulunur.Åpen hver sommer.
Köyün nüfusu devamlı azalan bir yapıya sahiptir.Den gamle bykjernen er under kontinuerlig oppussing.
Bu işlemlere ilave olarak sıcaklık da devamlı ölçülür, sıcaklık aletleri kalibre etmekte kullanılır.Temperaturen må også måles, siden den påvirker kalibreringen av disse sensoarene.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Demetrios' tropper var imidlertid trøtte og hadde heller ikke mottatt betaling.
Bu yarış 13. yüzyıldan beri neredeyse devamlı her yıl yapılmıştır.Denne konkurransen ble avholdt årlig i 30 år.
İnsan uygarlığı enerjinin devamlı uygulanışına çalışma gereksinimi duyar.Samfunnet ville alltid ha behov for energi.
Yeni işçilerin kalıcı devamlılığının sağlanması gerekiyordu.Det var stadige nye eiere av verket.
Mevcut kuvvetler ihtiyaca yetmiyor ve elde devamlı bir ordu bulunması gerekiyordu.Denne kampen ville bli langvarig, og han hadde behov for en hær som var konstant i beredskap.
Buna rağmen Eduige onunla evlenme tarihini devamlı ileriye atmiştır.Opplevelsen satte varige spor hos henne.
Mabedin ortasında devamlı yanan bir ateş vardır.Api di lahan gambut sulit dipadamkan sehingga bisa berlangsung lama (berbulan-bulan).
Fakat devamlı gelişme hâlindedir.Di mana pun ia tampil selalu memperoleh kesuksesan yang luar biasa.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Defek anatomi memungkinkan adanya hubungan antara lingkungan eksternal dengan sistem saraf.
Diğer taraftan Richard devamlı olarak sorunlarla karşılaştı.Begitu juga dengan Richard sering mengalami kejadian-kejadian aneh.
Suat (Selim) devamlı tazyik altındadır.Siwa selalu dengan Sakti.
Şekli ve kıyafetleri devamlı değişir.Namun karakternya secara umum dan pelukisan pakaian masih sama.
Devamlı alanlarda ise vücut işleyişinde kalıcı bozukluklar olur.Hal inilah yang akan memacu aktivitas fisiknya sepanjang waktu.
Böylece devamlı koleksiyon sergisi hem tarihi hem de günümüzdeki modern sanat eserlerini içermektedir.Pada beberapa suku, topeng masih menghiasi berbagai kegiatan seni dan adat sehari-hari.
Ziem bu yolculukta devamlı çizim yaptı ve çizimlerini satarak masraflarını karşıladı.Gaudí sangat menyesalkan pembubaran proyek ini dan ia selalu menyimpan desainnya.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Saya kira, dia nakal dan jarang merasa penat.
Cami ve devamlı imamı vardır.Memiliki imam (guru agama) dan noja (penjaga masjid) penuh waktu.
Bu tarihten sonra Viterbo devamlı Guelfolar safında olmuştur.Sejak saat itu, Smarasanta mengabdi di Pertapaan Saptaarga.
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.Do đó mà có cuộc vận động duy tân (đổi mới) khắp trong nước.
Köy devamlı göç vermektedir, bu yüzden nüfus 630 civarındadır.Đô thị này có diện tích 12 km², dân số 630 người.
İsmi Richard Henry olarak vaftiz edilmesine rağmen, ailesi devamlı onu Peter olarak çağırdı.Mặc dù tên thánh là Richard Henry, bố mẹ anh gọi anh là Peter, theo người anh trai của ông bị chết non.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Các nhà giàn liên tục được dựng mới.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Cô thường xuyên thay đổi trang phục.
Fakat bu dönemde İtalya devamlı savaş sahası halindeydi.Trong thời gian này, Tây Ban Nha cũng thường xuyên có chiến tranh với Pháp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod