Kaybedilenlerin acısı dinmese de hayat devam etmektedir.Alla som överlevde kommer att förföljas av Döden.
Şu an hala devam etmekte olan Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Meryem karakterini canlandırmaktadır.Och den kung som förlorar dig ska inte längre härska i Syldavien.
Hali hazırda reformlar yapılmaya devam etmektedir.Denna förändringsprocess pågår fortfarande.
Şu an ise Yuksek Lisans eğitimine devam etmektedir.Vid Hvitfeldtska gymnasiet erbjuds idag följande utbildningar.
Aynı misafirperverlik devam etmektedir.Gästgiveriet är fortfarande i bruk .
Los Angeles'ta kurulmuş olup çalışmalarına hala devam etmektedir.Han flyttade till Los Angeles för att fortsätta sitt arbete.
2005 yılından bu yana SEAT, Dünya Binek Otomobili Şampyionası'nda da yarışmaya devam etmektedir.Från 2009 tävlar teamet även i Superbike VM.
Her ikisi de solo kariyerlerine devam etmektedir.Under denna tid satsade båda på sina solo-karriärer.
Artık çiçek seracılığı kalmamışsa da çicek mezatı devam etmektedir.När det inte finns någon mat längre dör rovkvalstren.
Sivil hükümetle yönetilen Kolombiya’da günümüzde iç karışıklıklar devam etmektedir.Istället har narkotikaodlingen ökat i områden som nu officiellt kontrolleras av den colombianska regeringen.
Jaraoussky ve Fallien'in işbirliği bugün de devam etmektedir.Borsellinos och Falcones antimaffiaarbete fortsatte.
Başka seçeneğiniz yok, devam etmek "zorundasınız".Jag ska betala er men ni måste ge er av, nu."
Bu konuda da araştırmalar devam etmektedir.Denna slutsats har även gjorts inom forskning.
Hâlâ yetişkin film devi Digital Playground ile sözleşmesi devam etmektedir.Hon har för närvarande ett exklusivt kontrakt med amerikanska Digital Playground.
İlçede halıcılık en eski faaliyet olarak devam etmektedir.Den tidigare frågan om centralisering fortsatte att vara den mest svårlösta frågan.
Aynı zamanda BTA-798 üzerindeki deneyler de devam etmektedir.Також ведуться дослідження BTA-798.
İlköğretim zorunludur (1–9. sınıf), ama öğrencilerin çoğu ortaöğretime kadar devam etmektedir.Загальна початкова освіта є обов'язковою (1-9 класи), але більшість учнів продовжують середню освіту.
Her iki uzay aracı ile son iletişim 2003 yılında oldu, ama kaydedilen verilerin analizi devam etmektedir.Останнє повідомлення з космічного апарату було в 2003 році, але аналіз записаних даних продовжується.
Bilgisayar herhangi bir zarar almamış ve hâlâ çalışmaya devam etmektedir.Комп'ютер не був пошкоджений і все ще залишається в робочому стані.
MATLAB'ı C ile tekrar yazmışlar ve geliştirmeye devam etmek için 1984'te MathWorks'ü kurmuşlardır.Вони переписали MATLAB на С і заснували компанію The MathWorks у 1984-му році.
5 ilde faaliyetlerine devam etmektedir.Робить п'ять невдалих спроб втекти.
Tekrar döndüklerinde savaş hâlâ devam etmektedir.По поверненню війна поновилася.
O Kore'de faaliyetlerine devam etmek, için 2008 yılında geri geldi.У 2008 році повернулася в Корею, щоб продовжити свою діяльність.
Başka seçeneğiniz yok, devam etmek "zorundasınız".У вас немає іншого вибору, ви повинні продовжувати.
Balıkçılık sektörü istihdamı şehrin en önemli kaynağı olmaya devam etmektedir.Рибна промисловість залишається найважливішим джерелом міста.
Oysa hayat devam etmektedir.Життя продовжується.
Şu an Venedik, Kaliforniya ve New York’ta yaşamına ve çalışmalarına devam etmekte.В даний час він живе і працює у Венеції, Каліфорнії та Нью-Йорку.
Günümüzde şirket hala Frank'in oğlu ve torunu da dahil Zamboni ailesi tarafından işletilmeye devam etmektedir.Компанія все ще належить родині Замбоні, включаючи Френкового сина та внука.
Millî takım antrenörlüğüne devam etmektedir.Команда продовжувала тренування.
Aynı yıl eğitimine devam etmek için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.Того ж року вирушив до США на стажування.
Bugün Fransız parlamentosunda bu gelenek hala devam etmektedir.Цей стандарт діє у французькій армії досі.
Tüm dünyada konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.Багато людей разом продовжують працювати над цією проблемою в усьому світі.
Bu ısınma süreci halen devam etmektedir.Цей тепловоз використовується досі.
Bu esnada grup üyeleri arasındaki soğuklukta hala devam etmekteydi.У цей час усередині групи вже відчувається охолодження між її членами.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
Kendisi şu anda solo kariyerine devam etmektedir.Наразі веде сольну кар'єру.
2009 Yılında anasınıfıda açılmıştır ve öğrenime devam etmektedir.У 2009 році він повернувся сюди уже для вивчення історії.
Mezun olduktan sonra eğitimine ABD'de devam etmek istiyor.Після школи вони вирішують разом поїхати вчитися в США.
Şu an da 7. sezon devam etmektedir.В той ж день почався сьомий сезон.
Bu tamamiyle farklı bir şey olacak çünkü geri gitmek istemiyorum, ileri gitmeye devam etmek istiyorum."Враховуючи сказане, я не повертаюся назад, я йду вперед».
Kanalizasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir.Консервний завод працює та зараз.
İkilinin her iki elemanı da daha önce solo müzisyen olarak çalışmalarına devam etmekteydi.Перш ніж знайти один одного, кожен працював музикантом.
Bu yasak halen devam etmektedir.При цьому офіційні заборони ще діють.
Yine de tarihsel bilgilerin popülerliği devam etmektedir.Тим не менше, дані продовжують публікуватися.
John ise solo çalışmalarına devam etmektedir.Тоді Джона вирішує летіти один.
Kazı çalışmaları ve araştırmalar halen devam etmektedir.Дослідження і розкопки проводяться і зараз.
Topluluk hala faaliyete devam etmektedir.Продовжує громадську діяльність.
"Paradox" isimli film çalışmalarına devam etmektedir.Робоча назва фільму — "Парадокс " (англ. Paradox).
1970 lerden bu yana araştırmaları devam etmektedir.Протягом 1970-х років продовжено дослідження.
Kalın yazılı olan futbolcular şu an Chelsea'de oynamaya devam etmektedir.Однак, футболіст все більше розчаровувався в "Челсі".
Günümüzde Frome'da çalışmaya devam etmektedir.З цього моменту активно працює у Феррарі.
Hatta altın çakal yayılımını genişletmeye devam etmektedir.Ярмарок Мейкерів продовжує поширювати свою географію.
Balkan kültürünün özellikleri folklörde etkilerini göstermeye devam etmektedir.У статті описуються демографічні характеристики народжуваності в Болгарії.
Not: Kalın yazılmış tenisçiler kariyerlerine devam etmektedirler.Гравці, позначені жирним шрифтом, продовжують ігрову кар'єру.
Devam etmekte olan I. Dünya Savaşı ile kulüp ilk başlarda az etki gösterebilmiştir.З початком Першої світової війни в діяльності клубу настав спад.
Bu değişimleri onaylayacak bir kanıt henüz bulunamasa da araştırmalar devam etmektedir. .Наразі немає переконливих доказів таких змін, але вони залишаються предметом досліджень.
İki ülke arasındaki ilişkiler gelişerek devam etmektedir.Відносини між двома країнами, зміцнюються.
Sakatlığı bugün de devam etmektedir.Процес розчищення продовжується й сьогодні.
Şimdi bu gelenek sadece küçük kasabalarda devam etmektedir.Сьогодні ця традиція зберігається тільки в деяких селах Північної Греції.
Ancak yayınların durdurulmuş olmasına rağmen Biri Bizi Gözetliyor evindeki yarışma devam etmekteydi.Хоча на міжнародні старти доступ йому був закритий, він продовжував виступати на домашніх змаганнях.