Ana içeriğe geç
Sözlük

derinlik ile cümle

derinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.2000mほどの深さで 氷は海底と接地しています 一部は浮いていて
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.Antarktyda Zachodnia jest częścią kontynentu, gdzie lód jest uwięziony w dnie morza na głębokości 2000 metrów.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.Die West-Antarktis ist der Teil des Kontinents, wo das Eis bis zu 2000m tief auf den Meeresgrund reicht.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.HIện tại, Tây Nam Cực là phần của châu lục nơi mà băng bị dìm xuống đáy biển sâu phải cỡ khoảng 2,000 mét
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.Kini, Antartika Barat adalah bagian dari benua di mana dasar es ada di dasar laut hingga sedalam 2,000 meter.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.Nyugat-Antarktika a kontinens azon része, ahol a jég 2000 méter mélyre lenyúlik, és eléri a tenger fenekét.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.West-Antarctica is het deel van het continent waar het ijs is op de zeebodem ligt tot zelfs 2.000 meter diep.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.עכשיו, מערב אנטארקטיקה זה החלק של היבשת בו הקרח יושב מעל קרקעית שנמצאת בעומק של עד 2000 מטר.
Şimdilerde Batı Antarktika, buzun 2000 metre kadar derinlikteki deniz tabanına oturduğu kıtanın parçası.الآن، غرب القطب الجنوبي هو جزء من القارة حيث يتركز الجليد في قاع البحر بقدر 2,000 متر عمق.
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.Allora, il vecchio cavaliere vive in profonda solitudine all' interno di questa palude.
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.Benar, ksatria tua itu tinggal sendirian di dalam rawa ini.
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.Højre, den gamle ridder bor i ensomhed dybt inde denne sump.
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.맞아, 나이드신 기사가 이 늪에 혼자 살아
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.To je katastrofa!
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.هذا صحيح , الفارس العجوز يعيش فى مكان عميق فى هذا المستنقع .
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.一人で?だから孤独の騎士(stag-knight)になったのかな (独身最後のパーティー(stag-night)のダジャレ))
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Devine ochii şi urechile tale când te aventurezi în adâncuri.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Diventa i vostri occhi e le vostre orecchie quando vi avventurate nelle profondità.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Elle devint vos yeux et vos oreilles quand vous vous aventurez dans les profondeurs.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Es wird in tiefen Gewässern zu deinen Augen und Ohren.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.제품이 사용자의 눈과 귀가 되어 깊은 물속을 탐허합니다.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Passa a ser os vossos olhos e ouvidos à medida que se aventuram nas profundezas.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Se convierte en tus ojos y oidos mientras te aventuras en las profundidades.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.spyfishはバッテリー式で 細いケーブルからライブビデオを送信します"
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Staje się twoimi oczami i uszami w głębinach.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Ze wordt je ogen en oren als je je in het diepe waagt.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Он становится вашими глазами и ушами в путешествии под водой.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.Тя става твои очи и уши, докато дръзваш да навлезеш в дълбините.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.הוא הופך לעיינכם ואוזנייכם כשאתם יורדים לקרקעית.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.إنها ستصبح عينيك وأذنيك وأنت تغامر في العمق.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Apoi am văzut pogorîndu-se din cer un înger, care ţinea în mînă cheia Adîncului şi un lanţ mare.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.A videl som anjela, sostupujúceho s neba, ktorý mal kľúč od priepasti a na svojej ruke veľkú reťaz.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Ðoạn , tôi thấy một vị thiên_sứ trên trời xuống , tay_cầm chìa_khóa vực sâu và một cái xiềng lớn .
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Ðoạn, tôi thấy một vị thiên sứ trên trời xuống, tay cầm chìa khóa vực sâu và một cái xiềng lớn.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.És láték egy angyalt leszállani a mennybõl, a kinél vala a mélységnek kulcsa, és egy nagy láncz a kezében.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.E vi descer do céu um anjo, que tinha a chave do abismo e uma grande cadeia na sua mão.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.In videl sem angela iti doli iz nebes, imajočega ključ od brezna in verigo veliko na roki svoji.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.I viděl jsem anděla sstupujícího s nebe, majícího klíč od propasti a řetěz veliký v ruce své.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.I widziałem Anioła zstępującego z nieba, mającego klucz od przepaści i łańcuch wielki w ręce swojej.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Ja minä näin tulevan taivaasta alas enkelin, jolla oli syvyyden avain ja suuret kahleet kädessään.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.또 내가 보매 천사가 무저갱 열쇠와 큰 쇠사슬을 그 손에 가지고 하늘로서 내려와서
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Og jeg så en Engel stige ned fra Himmelen, han havde Afgrundens Nøgle og en stor Lænke i sin Hånd.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Og jeg så en engel stige ned fra himmelen, som hadde nøkkelen til avgrunnen og en stor lenke i sin hånd.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Puis je vis descendre du ciel un ange, qui avait la clef de l`abîme et une grande chaîne dans sa main.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Vi a un ángel que descendía del cielo y que tenía en su mano la llave del abismo y una gran cadena
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.Vidi poi un angelo che scendeva dal cielo con la chiave dell'Abisso e una gran catena in mano
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.И увидел я Ангела, сходящего с неба, который имел ключ от бездны и большую цепь в руке своей.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.І бачив я ангела, що сходив з неба, і мав ключ від безоднї, і ланцюг великий в руцї своїй.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.וארא מלאך יורד מן השמים ובידו מפתח התהום וכבל גדול׃
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.ورأيت ملاكا نازلا من السماء معه مفتاح الهاوية وسلسلة عظيمة على يده.
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.我 又 看 見 一 位 天 使 從 天 降 下 、 手 裡 拿 著 無 底 坑 的 鑰 匙 、 和 一 條 大 鍊 子
Sonra bir meleğin gökten indiğini gördüm. Elinde dipsiz derinliklerin anahtarı ve büyük bir zincir vardı.我 又 看見 一 位 天使 從天 降下 、 手 裡 拿著 無底 坑 的 鑰匙 、 和 一 條 大 鍊子
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.그리고 다시 물속으로 돌아가고 다시 올라 오고 내려가기를 반복하죠
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.Lá em baixo, atingem uma camada: chama-se a "camada profunda de dispersão".
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.ואז לצלול שוב למעמקים, ולשחות למעלה למטה ולמעלה ולמטה.
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.ويغرق ثم مرة أخرى في العمق ، وتذهب صعودا وهبوطا وصعودا وهبوطا.
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.深海音波散乱層という食べ物がたくさんいる
Şu basınç olayı beni çok şaşırtıyor, yani bu hayvanların bu derinlikte,이 수압이라는 것이 정말 놀라운데요, 이 깊이는 타이타닉 호를 펩시 캔을 구기듯 부숴버릴 정도의 수압이 있는 곳인데
Şu basınç olayı beni çok şaşırtıyor, yani bu hayvanların bu derinlikte,Давление на такой глубине просто гигантское — удивительно, как эти животные могут жить в таких условиях?
Şu basınç olayı beni çok şaşırtıyor, yani bu hayvanların bu derinlikte,עניין הלחץ די מדהים אותי, שבעלי החיים האלו יכולים להתקיים בכזה עומק
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod