Ana içeriğe geç
Sözlük

derinlik ile cümle

derinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Burada, henüz yüzey sıcaklığı ve derinlikle ilgili kesin referans alamadığımız bir köpekbalığı var.現地調査を行っていないものです もう一頭のサメもほとんどの時間を
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludur그곳은 최소 2마일의 어두운 바다에서만 사는 반짝이는 생명체들로 꽉 차있습니다.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurLleno de criaturas luminosas, que viven en aguas oscuras de dos millas de profundidad.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurמלאה ביצורים מאירים, חיים במים חשוכים שעומקם הממוצע הוא 6 ק"מ.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludurممتلئ بالمخلوقات المضيئة، تعيش في المياة المظلمة في متوسط عمق ميلين.
Burası ışık saçan ve ortalama 4 kilometre derinlikte yaşayan yaratıklarla doludur平均すると深さ3キロの暗い海にいます 閃光のように 花火のように
Bu temel olarak nükleer ısısı olan bir torpil. Bu 3 mille 16 mil arası derinlikte olabilir.氷の厚さは5~25キロメートルあります
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.이건 수심 약 60피트, 약 18미터 정도에 있었습니다.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Ăsta e la aproximativ 60 picioare, sau 18 metri adâncime.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Das sind etwa 60 Fuß oder 18 Meter tief.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Dette er på omkring 60 fod, eller 18 meters, dybde.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Deze leeft op ongeveer 60 voet, of 18 meter, diepte.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Éste está a unos 60 pies ó 18 metros de profundidad.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Il est à peu près à 60 pieds, ou 18 mètres de profondeur.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Ini pada kedalaman sekitar 60 kaki♪ atau 18 meter.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Isto está a cerca de 60 pés ou 18 metros de profundidade.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Körülbelül 60 láb, azaz 18 méter mélyen él.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Nó sâu khoản 18m
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Si trova a circa 60 piedi. o 18 metri, di profondità.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Toto je okolo 60 stôp alebo 18 metrov pod hladinou.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Είναι περίπου 60 πόδια, ή 18 μέτρα βαθιά.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Глубина здесь около 60 футов, или 18 метров.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.Това е на около 60 фута, или 18 метра, дълбочина.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.העומק כאן הוא בערך 60 רגל או 18 מטר.
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.العمق هنا يبلغ حوالي 60 قدم أو 18 متر
Bu yaklaşık 60 ft, ya da 18 metre derinlikte.ところにあります サンゴの表面が傷ついています
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Ciel", il répondit, et a conduit sa bêche en profondeur dans le sol "," Cording à ce Parson dit. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""천국"라고 대답하고, 토양에 깊이 자신의 가래를 몰고, "무엇을 cording 목사는 말합니다. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""El cielo", respondió él, y llevó a su espada profundamente en el suelo "," a lo que cording párroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", antwortete er, und fuhr mit seinem Spaten tief in den Boden "," Cording zu dem, was Pfarrer sagt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", ele respondeu, e levou sua pá profundamente no solo "," cording ao que pároco diz. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", felelte, és vezetett ásóját mélyen a talajba, " Zsinórozó milyen lelkész mondja. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", hän vastasi, ja ajoi lapio syvälle maaperään "," cording mitä parson sanoo. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven," je odgovoril, in odpeljal svojo lopato globoko v zemljo, " vrvice na to, kar Župnik pravi. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", on odpowiedział, i pojechaliśmy jego łopaty w głąb ziemi "," Kordonek tego co proboszcz mówi ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", răspunse el, şi a condus cazma lui adânc în sol, " snururi la ceea ce pastor spune. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Heaven", svarade han, och körde sin spade djupt i marken, "'ligt vad prästen säger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Hemel," antwoordde hij, en reed zijn spade diep in de grond, "'gens welke dominee zegt. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Himlen," svarede han, og kørte sin spade dybt ned i jorden, "'Cording til hvad Præsten siger. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Il cielo", rispose, e guidò la sua vanga in profondità nel terreno, "'condo quello che parroco dice. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebe," odpověděl a řídil jeho rýč hluboko do půdy, " opravy odpovídající, co Farář říká. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Nebo," odpovedal a riadil jeho rýľ hlboko do pôdy, " opravy zodpovedajúce, čo Farár hovorí. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Surga," jawabnya, dan melaju sekop dalam-dalam ke tanah, "'cording untuk apa Parson mengatakan. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Trời", ông trả lời, và lái xe thuổng của mình sâu vào đất, "Theo các những gì viện trưởng nói. "
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", відповів він і встромив лопату вглиб грунту "," Згідно з тим, що Пастор говорить ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""Небеса", ответил он и вонзил лопату вглубь почвы "," Согласно тому, что Пастор говорит ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""גן עדן", הוא ענה, ונסע האת עמוק באדמה "," למה cording הכומר אומר ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. ""السماء" ، فقال : وقاد الأشياء بأسمائها الحقيقية له في عمق التربة "،" ما حبال يقول بارسون ".
"Cennet," diye yanıtladı ve toprağın derinliklerine yaptığı maça sürdü, "ne veya yavaşlar papaz diyor. "牧師は言う。" "バラに何が起きたのですか?"メアリーは、より興味を持って、再び尋ねた
Charlie, Skuba dalış yapıyoruz Charlie. Mavi okyanusun derinliklerini keşfediyoruz.Nous explorons les profondeurs de la mer bleue.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.A prosili ho, žeby im nenariadil odísť do priepasti.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Chúng nó bèn cầu xin Ðức Chúa Jêsus đừng khiến mình xuống vực sâu.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Chúng_nó bèn cầu_xin Ðức_Chúa_Jêsus đừng khiến mình xuống vực sâu .
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.E lo supplicavano che non ordinasse loro di andarsene nell'abisso
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.E rogavam-lhe que não os mandasse para o abismo.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.És kérék õt, hogy ne parancsolja nékik, hogy a mélységbe menjenek.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Et ils priaient instamment Jésus de ne pas leur ordonner d`aller dans l`abîme.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.In duhovi ga prosijo, naj jim ne zapove iti v brezno.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Ja ne pyysivät häntä, ettei hän käskisi heidän mennä syvyyteen.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.무저갱으로 들어가라 하지 마시기를 간구하더니
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod