Ana içeriğe geç
Sözlük

derinlik ile cümle

derinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Och dessa bådo Jesus att han icke skulle befalla dem att fara ned i avgrunden.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Og de bade ham om at han ikke vilde byde dem at fare ned i Afgrunden;
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Og de bad ham at han ikke vilde byde dem fare ned i avgrunnen.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Roh-roh jahat itu minta dengan sangat supaya Yesus jangan mengusir mereka ke dalam Jurang Maut
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Şi dracii rugau stăruitor pe Isus să nu le poruncească să se ducă în Adînc.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Tedy go prosili, aby im nie rozkazywał stamtąd odejść w przepaść.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Tedy prosili ho, aby jim nepřikazoval jíti do propasti.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Und sie baten ihn, daß er sie nicht hieße in die Tiefe fahren.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.y le rogaban que no los mandase al abismo
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.Zij smeekten Jezus dat Hij hen niet naar de hel zou sturen.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.και παρεκαλουν αυτον να μη προσταξη αυτα να απελθωσιν εις την αβυσσον.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.И молеха Го да не им заповяда да отидат в бездната.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.И они просили Иисуса, чтобы не повелел им идти в бездну.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.І благали Його, щоб Він не велїв їм ійти в безодню.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.ויתחנן לו לבלתי צות אתם לרדת אל התהום׃
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.وطلب اليه ان لا يأمرهم بالذهاب الى الهاوية.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.鬼 就 央 求 耶 穌 、 不 要 吩 咐 他 們 到 無 底 坑 裡 去
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.鬼 就 央求 耶穌 、 不 要 吩咐 他 們到 無底 坑 裡去
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.(85:13) ибо велика милость Твоя ко мне: Ты избавил душу мою от ада преисподнего.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Căci mare este bunătatea Ta faţă de mine, şi Tu îmi izbăveşti sufletul din adînca locuinţă a morţilor.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Car ta bonté est grande envers moi, Et tu délivres mon âme du séjour profond des morts.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Denn deine Güte ist groß über mich; du hast meine Seele errettet aus der tiefen Hölle.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.For din miskunnhet er stor over mig, og du har utfridd min sjel av det dype dødsrike.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Ker velika je milost tvoja do mene, in rešil si dušo mojo, da ni šla v najglobočji pekel.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.이는 내게 향하신 주의 인자가 크사 내 영혼을 깊은 음부에서 건지셨음이니이다
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Lebo tvoja milosť je veľká nado mnou a vytrhol si moju dušu z najhlbšieho pekla.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Mert nagy én rajtam a te kegyelmed, és kiszabadítottad lelkemet a mélységes pokolból.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.perché grande con me è la tua misericordia: dal profondo degli inferi mi hai strappato
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Pois grande é a tua benignidade para comigo, e livraste a minha alma das profundezas do Seol.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Poněvadž milosrdenství tvé veliké jest nade mnou, a vytrhls duši mou z jámy nejhlubší.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Ponieważ miłosierdzie twoje wielkie jest nademną, a tyś wyrwał duszę moję z dołu głębokiego.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Porque tu misericordia es grande para conmigo; tú has librado mi alma de las profundidades del Seol
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Sebab Engkau tetap mengasihi aku dengan kasih yang besar; Engkau telah melepaskan nyawaku dari liang kubur
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.sillä sinun armosi on suuri minua kohtaan, sinä olet pelastanut minun sieluni tuonelan syvyydestä.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.thi stor er din Miskundhed mod mig, min Sjæl har du frelst fra Dødsrigets Dyb.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.ty din nåd är stor över mig, och du räddar min själ ur dödsrikets djup.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.U bewijst mij zoveel goedheid en liefde. U hebt mij gered van de godverlatenheid.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Vì sự nhơn từ Chúa đối cùng tôi rất lớn , Và_Chúa đã giải_cứu linh_hồn tôi khỏi âm_phủ sâu hơn hết .
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Vì sự nhơn từ Chúa đối cùng tôi rất lớn, Và Chúa đã giải cứu linh hồn tôi khỏi âm phủ sâu hơn hết.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.διοτι μεγα επ' εμε το ελεος σου και ηλευθερωσας την ψυχην μου εξ αδου κατωτατου.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.Защото голяма е Твоята милост към мене; И Ти си избавил душата Ми от най-дълбоката преизподня.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.כי חסדך גדול עלי והצלת נפשי משאול תחתיה׃
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.‎لان رحمتك عظيمة نحوي وقد نجيت نفسي من الهاوية السفلى
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.因 為 你 向 我 發 的 慈 愛 是 大 的 . 你 救 了 我 的 靈 魂 、 免 入 極 深 的 陰 間
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.因為 你 向 我 發 的 慈愛 是 大 的 . 你 救了 我 的 靈魂 、 免 入 極深 的 陰間
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.하지만 근본적으로, 내 존재의 핵심이 되는 곳에 하나의 장소가 또한 될 수 있어요. 예술이 대중적일 필요가 있다고 생각해요.
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.Mais il y a aussi un endroit , au fond, au plus profond de moi qui croit que l'art doit devrait être publique.
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.אבל יש גם מקום שבו, במהותו, בגרעין של הקיום שלי, אני מאמינה שאמנות צריכה להיות ציבורית.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Dann integrierte ich Elemente, die Tiefe erzeugen: die Pontonbrücke, die zum Handy führt.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Em seguida, integrei o elemento de profundidade e uma ponte indo ao encontro do telefone.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Entonces, integré este elemento de profundidad, el pontón que va hacia el teléfono.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.그 다음, 원근감을 살려 핸드폰을 향해 놓여진 배다리를 배치하였습니다.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Następnie, scaliłem te elementy które oddają głębie pomost skierowany w stronę telefonu.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Poi ho integrato un elemento di profondità, il pontile che va verso il telefono.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.Затем, я встроил этот глубинный элемент, понтон, поставленный к телефону.
Daha sonra, telefona doğru giden bir ponton ekleyerek bir derinlik öğesi dahil ettim.電話の方向に伸びる桟橋については、 桟橋を切り抜くのに時間を要しました 電話に関しては、
Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur. Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Así se pasa de euforia a depresión y no hay profundidad.
Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur. Dolayısıyla coşkudan bunalıma geçersiniz, derinlik yoktur.Přecházíte mezi povznesením a depresí, není tam žádná hloubka.
Demek ruhumun derinliklerine ineceksiniz.Dobrze.
Demek ruhumun derinliklerine ineceksiniz. Güzel. Size bir şey söyleyeyim.Attól borulok ki a legjobban, amikor azt hiszik, hogy a Jethro Tull egy ember.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod