derin ile cümle

derin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği."Det är fullt realiserat, bedövande vackert och känslomässigt delar.
NASA Orion uzay aracının derin uzay görevleri için geliştirilmesine devam etti.NASA utför framgångsrikt den första flygningen i sin Orion-rymdfarkost.
Morgoth derinliklerden ağır ağır yukarı çıktı.Terrängen runt Morro Agudo är kuperad.
Her iki şair de derin ilim sahibidirler.Два відомих (для деяких — великих) музиканта.
Allah, Âdem’e derin bir uyku verdi.Згідно з Кораном Аллах створив Адама, як свого «намісника» (халіфа) на землі.
Bu saklı derinliğidir.”Це є прихованою глибиною“.
İç kabuğun optik derinliği 1,9, dışta kalanın ise 0,33'dür.Оптична товщина внутрішньої оболонки дорівнює 1,9, тоді як зовнішньої — 0,33.
Izdırabı boyunca sürekli Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti.Долаючи муку, Ісус молився ще більш ревно.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Грудна клітка глибока, але не дуже широка.
Bu derslerin onun üzerinde derin bir etkisi vardı.Ці лекції давали йому певний дохід.
Bazen 50 metreden daha derin çukurlarda suyu yukarı çıkarmak için sifon kullanılırdı.Іноді, коли потрібно було подолати низини глибше 50 м, для направлення води вгору використовувалися сифони.
İçerdiği kanyonlar derin ve oldukça uzundur.Каньйони дуже глибокі й довгі.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Всі мої друзі покояться на дні моря, і я теж хочу лежати там.
Çukurlar derin olmalıdır.Ущелини глибоко врізані.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Чому не зглянувся над моїми гіркими сльозами!
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.З опіком четвертого ступеня пов'язане ушкодження більш глибоких тканин, таких, як м'язи або кістки.
Bu durum Yahudileri derinden yaraladı ve bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.Частина євреїв прийняла християнство, інші знову змушені були покинути країну.
Bunların aynı zamanda derin kökleri vardır.Вона теж має своє глибоке коріння.
Derin Düşünce.Туго міркує.
Şehrin derin bir doğal limanı vardır.Місто має великий річковий порт.
Okoto Bulgaristan'daki 37.5 metreyle en derin buzayalağı gölüdür.Окото є найглибшим цирковим озером в Болгарії, з глибиною 37,5 м.
Anayasadaki cumhurbaşkanlığının rolü konusunda derin tartışmalar vardı.Були інтенсивні дебати про конституцію, в особливості про роль президента.
Petronius Platform'u derin su platformudur ve Chevron Corporation ve Marathon Oil tarafından işletilmektedir.Платформа збудована в 2000 р. і підпорядкована компаніям Chevron и Marathon Oil Corporation.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Глибину опіку зазвичай встановлюють під час огляду, однак для цього також може використовуватися біопсія.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Якщо ікра потрапляє у стоячу воду, вона гине.
Uçuşu derin kanat vuruşları ile hızlıdır.Має швидкий політ з швидкими ударами крил.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Друга світова війна докорінно змінила політичну карту і соціальну структуру світу.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Оскільки він знаходиться дуже близько до Нептуна, його дуже важко спостерігати з Землі.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Думай локально, а дій глобально.
Doğal olarak bu alanda derinleşebilmek için, akustikçilerin ve müzikologların katkılarına ihtiyaç duyulmuştur.По мірі розвитку в трагедію вводилися музичні партії корифея і акторів.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Я не хотіла б вдаватися в деталі, але це був огидний досвід.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.Опіки, що впливають тільки на поверхню шкіри, відомі як поверхневі або опіки першого ступеня.
Oluşum bakımından Balkanlar'daki en eski ve derin göldür.Найглибше стародавнє озеро на Балканах.
ABD'de bulunan Büyük Kanyon'un derinliği ise sadece 1.6 kilometredir.Для порівняння, Великий Каньйон на Землі має глибину лише 1.6 км.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.Глибокий шар із майже сталою солоністю і повільним зниженням температури.
Yalnızca derin mağaraların karanlık yeraltı göllerinde huzur buldu.Можна знайти тільки в темних вологих печерах.
Tırnaklar kullanılmadıkları zaman, derinin içinde saklı şekilde durur.Після зачистки слідів в кімнаті вони забувають про ніж.
Derin kaptaki karışımınıza tuz ekleyin ve 10 dakika boyunca yoğurun.Розстелити тісто на теплій поверхні й підсушити протягом 30 хвилин.
Bu kumsala yapılacak çıkarma, tehlikeli derinlikte yelpaze gibi açılma olanaklarına sahipti.Небезпечно копати так глибоко Сталося щось жахливе!
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Всі ми почувалися по-справжньому піднесено.
Anlatımı savaşın yarattığı yıkım karşısında derin bir yas tutan Tanrı'nın sesi oldu.Про це відомо тільки тому Богові Смерті, який уклав угоду.
Bu nedenle, Derince, adını limandan almıştır.Тоді він взяв її прізвище, залишивши свій герб.
Bilgelik veya derin görüş, bir meziyet olarak kültürel, felsefi ve dinî kaynaklarda geçmektedir.Статус мудрості чи розсудливості як чесноти визнається в культурних, філософських та релігійних джерелах.
Gölde derinlik 7 metreyi aşmaz.Глибина озер не перевищує 3 метрів.
Ama ben artık derin hissedemiyorum.На тепер ще достатньо не вивчена.
Onun yokluğunda aile daha da derin bir yoksulluğa gömülür.За час його відсутності, сім'я раковин у ще більшу убогість.
Kökleri çok derinlere inebilir.Основні корені розташовано глибоко.
Derin jhānalar saatlerce sürebilir.В окремих випадках шигельоз може мати затяжний перебіг.
Konu derinlemesine incelendiğinde çok yönlü bir karmaşık yapı karşıya çıkmaktadır.Складність під'йому на неї цілком визначається складністю перевалу Затяжний.
Derin mağaralarda yaşarlar.Вона населяє глибокі печери.
Derin Aydın - fotoğrafçı.Відомий фотограф, художник.
Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir.Був людиною глибокого духовного життя.
En derindeki istasyon Arsenalna 105.5 metre derinlikte yer almaktadır.Наразі станція вважається найглибшою у світі, вона розташовується на глибині 105,5 метрів.
Daha sonra Japonya'da yayılan Zen, burada derin kültürel izler birakmıştır.Пізніше вона стала відома в Японії і набула там таке ж важливе значення.
Getirdiği anlatım yenilikleri ile 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.Його лаконічний і насичений стиль оповіді відіграв значну роль у літературі XX століття.
İki iyi bilinen derin uzay nesnesi Tilkicik takımyıldızı bölgesindedir.Доволі глибокі дві бухти хороше укриття для кораблів.
Derin vadileri ve baraj gölü yamaçlardan güzel ve etkileyici bir görünüme sahiptir.Сяючі брижі озер і великі катаракти мають вражаючий і захопливий вигляд.
Deprem 9.9 kilometre derinlikte meydana geldi.Осередок землетрусу залягав на глибині 105,9 км.
Gölün derinliği en çok 6 m.dir.Максимальна глибина озера становить 6 метрів.
Morgoth'u yedi derin yara ile yaralamıştır.Сам Пісарро постраждали сім ран.

İlgili Sayfalar