derin ile cümle
derin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Ölüm çukuru" olarak adlandırılan çukur 3 metre çapında ve yaklaşık olarak 1,5 metre derinliktedir.Диаметр «колодца» составляет более 3 метров, а глубина — около 1,5 метра.
Kral Yeongjo oldukça derin bir Konfüçyüsçü ve çok sert, bilge bir hükümdardı.Последний король ахуров был справедливым и мудрым правителем.
Dağ derin vadilerle yarılmıştır.Сад камней Горелой горы
Dağlar ve tepeler arasında derin vadiler bulunur.В межгорных впадинах и долинах встречаются горные озёра.
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.Для захода больших торговых кораблей компания нуждалась в хорошей глубокой гавани.
Derin devlet.Глубокая вера.
Yarmuk Savaşı'ndan sonra Müslümanlar kuzey bölgelere Suriye'nin derin içlerine yürüyüşe geçtiler.После решающей битвы при Ярмуке арабы двинулись на север, глубже в Сирию.
DHZB'de büyük anevrizmalarda operasyonlarda derin hipotermi ve bir dolaşım tutma yöntemi kullanılıyor.При операциях на обширных аневризмах в DHZB используют метод глубокой гипотермии и остановки кровообращения.
2 - 3 bireyden meydana gelen gruplarda, açık denizin derin bölgelerinde yaşar.Живут стаями по 2—8 особей в неглубоких водах.
Morgoth'u yedi derin yara ile yaralamıştır.Ему на раны пришлось наложить четыре шва.
1989 yılındaki "Kadife Devrim", derin ve sürekli siyasi ve ekonomik reform için bir şans sundu."الثورة المخملية" في عام 1989، عرضت فرصة لعميقة ومستمرة الإصلاح السياسي والاقتصادي.
Bu "eşit olasılık" varsayımı, derin şekilde kökleşmiş bir sezgidir (Falk 1992:202).إن افتراض "الاحتمالات المتساوية" لها جذور بديهية (Falk 1992:202).
Bu karşılaşmanın genç Beckett üzerinde derin bir etkisi oldu.كان هذا التعارف له تأثير خاصا على الشاب بيكيت.
İlimde derinleşenler, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.فقال له المغيرة بن شعبة: أنت أميرنا ونحن المؤمنون فأنت أمير المؤمنين، قال: فذاك إذاً.
İlk önce 35 - 40 metre kadar derine ulaşabilen ağ, daha sonra 70 metre derine ulaşabildi.الشبكة التي استطاعت بالبداية أن تصل إلي عمق من 35 حتى 40 متر بنهاية الأمر استطاعت أن تصل إلى عمق 70 متر.
Dürer'in çalışması için "Hiçbir hayvan resmi sanatta bu kadar derin bir etki yaratmamıştır" denmiştir.وصفت لوحة دورر بـ "لم تؤثر صورة حيوان بهذا العمق على الفنون" .
İmparatorluğun Asya cephesindeki sorunlar Avrupa cephesinden daha derindi.وقد تعمقت المشكلات المنبثقة من الجبهة الأسيوية للدولة أكثر بكثير من الجبه الأوربية .
Bir yanığın özellikleri yanığın derinliğine bağlıdır.تعتمد خصائص أي حرق على عمقه.
1970'li yıllarda Sovyetler Birliği Vostok istasyonundan 500–952 m derinliğinde buzul karot almıştır.في السبعينات، قام الاتحاد السوفيتي بالتنقيب عن مجموعة العينات في عمق 500-952م تحت الجليد.
Dünyanın yüzeyi, bir yerçekimi kuyusunun oldukça derininde yer almaktadır.سطح الأرض يقع عميقا إلى حد ما في بئر الجاذبية.
Bu gibi malzemeler ıslak ortamlarda veya belirli derinliklerde su altında kullanılabilir.وقد تستخدم تلك الأشياء في البيئات الرطبة أو تحت الماء حتى أعماق محددة.
Derinlikleri tercih ederler.وهو يفضل المياه العميقة.
Halk derin bir üzüntüye dalar.وأصيب العلويون منه بضيق شديد.
Arapçanın etkisi, kültürleri İslam'dan etkilenen birçok başka ülkede de derinleşmiştir.كان تأثير اللغة العربية عميقا أيضا في العديد من البلدان الأخرى، التي تأثرت ثقافاتها بالإسلام.
Hareketlenmenin su yüzeyine yansıdığı yerde okyanusun derinliği 130 metre kadardır.وعمق المحيط في المكان الذي انعكس فيه التزحزح على سطح الماء يبلغ عمقه 130 مترا.
Derin Düşünce.تفكير كبير.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.تعرف الحروق التي تؤثر فقط على الطبقة السطحية من الجلد باسم الحروق السطحية أو حروق الدرجة الأولى.
Nimetler karşısında sabırlı, Allah’ın dîni konusunda derin ferâset sahibidirler.الذين يبخلون ويأمرون الناس بالبخل ، ومن يتول فإن الله هو الغني الحميد ) .
Bu hattın derinliği 4 ve mayınlar arası mesafe de 40 metre idi.عمق هذا الخط 4 أمتار وكانت المسافة بين الألغام 40 مترا .
Sanadır onur, sanadır teslimiyet Ve derin şefkat, sonsuzluktan sonsuzluğa.يكون الشرف لك، والإخلاص لك، والتحبب العميق، إلى الأبد.
Çukurlar derin olmalıdır.مثاقب للثقوب العميقة.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.يعتمد التصنيف الأكثر شيوعاً على عمق الإصابة.
İbn Arabi ve Andrei Tarkovsky üzerinde derin düşüncelere sahiptir.و لديها أيضاً أفكار عميقة عن إبن عربي و إندريه تاركوفسكي.
Daha önce su üstü gemilere göre döşenen yüzeye yakın mayın hatlarına derinlik verildi.وقد أعطت عمقا لخطوط الألغام التي سقطت قريبا من سطح الماء وفقا للسفن التي كانت فوق سطح الماء قبل ذلك.
Tam kalınlıkta veya üçüncü derece yanıklarda, yara derinin tüm katmanlarına geçmiş olur.في الحرق الذي يصيب كافة الطبقات أو الحرق من الدرجة الثالثة، تمتد الإصابات إلى جميع طبقات الجلد.
Bu kesimde iki kara arası 2 km genişlikte olup, en derin nokta yaklaşık 100 metreydi.وقد تم توسيعها علي بعد 2 كيلوا جرام في هذا القسم وكانت أعمق نقطه فيه حوالي 100 متر.
Matematikte Bernoulli sayıları, sayı kuramıyla derin bir ilişkisi olan rasyonel sayı dizisidir.في الرياضيات، أعداد بيرنولي Bn هي متسلسلة من الأعداد الكسرية ذات العلاقة الوثيقة بنظرية الأعداد.
Ama ben artık derin hissedemiyorum.إذن لم أعد بحاجة للتفكير لي.
Körfez yaklaşık 15 km uzunluğundadır ve iki ila dört km genişliğinde ve derinlikte doğal bir limandır.يصل طول الخليج إلى حوالي 15 كيلومتر وبعرض اثنان إلى أربعة كيلومتر، و مرفأ عميق طبيعي.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.أما حرق الدرجة الرابعة فهو يشمل إضافة إلى ذلك إصابة الأنسجة الأعمق، مثل العضلات أو العظام.
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.عادة ما تتجنب معظم النزاعات والمحادثات العاطفية العميقة.
Mısırlılar kedilerinin ölümleri üzerine derin bir yasa girdiler.لمعظمها مذابح مستوحاة من المصريين عند قواعدها.
Yanıklar derinlik, yaralanma şekli, boyut ve bağlantılı yaralanmalara göre sınıflandırılabilir.يمكن تصنيف الحروق وفقاً للعمق وآلية الإصابة والامتداد والإصابات المصاحبة.
ABD Başkanı Barack Obama şiddetle ilgili "derin kaygıları" olduğunu ifade etti.في 18 فبراير، قال الرئيس الأمريكي باراك أوباما أن لديه "قلقاً عميق" جراء أعمال العنف.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.وضعت زوجاتهم الاحترام قوي ، كذلك.
X derin depresyonuna rağmen diyalogları boyunca gülümser.بالرغم من الإحباط العميق لدى X إلا أنه طوال المحادثات كان يضحك .
Derinlik güneyden kuzeye çıkıldıkça artış gösterir.العمق : يزيد عمقها كلما إتجهنا غربا.
Sıcak denizlerin az derin bölümlerinde yaşar.اعطانها بحار بعض المناطق الحارة.
Kuruluşunda 25-40 metreye kadar inen ağ daha sonra 70 metre derinliğe kadar uzatıldı.إن الشبكه التي نزلت في التأسيس إلي 25 و40 متر إمتدت بعد ذلك إلي مايصل إلي 70 مترا.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.إذا انخفضت قليلا أو ارتفعت قليلا تهددت حياة الإنسان.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Erken yaşta ölümü ailesini derin bir mateme itmiştir.توفي كلا والديها في سن مبكرة لتحمل نوال العبء الكبير للعائلة .
Johnny'nin ölümü onu derinden üzer.اما قوة جانى كانت بقوة اخذها للنفس.
Neden bize bu derin bakışları verdin?لماذا يستهدفون عيون الثوار ؟!
Birbirlerinden çok farklı iki akım otomobil tasarımını derinden etkiler.وهناك تياران مختلفان عن بعضهما كثيراً، وأثر بعمق في تصميم السيارات.
Ayrıca, derinlere inen çok sayıda kök oluşturur.بالاضافة إلى مجموعة من الحفر العميقة .
Tank personeli genellikle derin su geçişlerine olumsuz tepki verir.تفتقر الدول النامية غالبًا إلى إدارة المخلفات الصلبة.
Üzüntümü dile getiriyorum ve derin bir şekilde bu saldırıyı yapanları kınıyorum.أدين هذا الاعتداء أشد إدانة، وأبعث بأحر التعازي لعائلات الذين سقطوا قتلى في هذا الهجوم».
Derince kaymakamlığı.جامدة عند الانخفاض.
Bu nedenle atılan her hamle derinlemesine bir düşünceyi gerektirmektedir.تبعاً لذلك، ينبغي الحفاظ عليه من أي عار يستدعي اللوم.