derin ile cümle

derin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doktor, Bill ve Nardole'u TARDIS'e toplar ve Vatikan'da derinlerde yer alan gizli bir kütüphaneye giderler.Доктор вместе с Билл и Нардолом отправляются в тайную библиотеку на территории Ватикана.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.Совершение таковой — это тяжкий грех.
Genellikle 1–100 m derinlikler arasında bulunurlar.Обычно залегают на глубине от 100 до 1000 метров.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Грудь глубокая, но недостаточно широкая.
Bilinen son kontrol noktalarından daha derinde blok zincirinin yeniden yapılandırılmasına izin verilmemiştir.Благодаря этому нет возможности переорганизации цепочки блоков ранее последней контрольной точки.
Bu nedenle her şeyden önce, burada, huzurunuzda yüce Türk milletine en derin şükranlarımı sunuyorum.За всё это следует вам, верховный вождь, глубокая благодарность от всех нас.
Lambert'da derin miyop sorunu vardır ve gözlük olmadan görememektedir.Ламберт очень близорук и почти не видит без очков.
Çorba, derin çorba kaplarında servis edilir.Готовый умас закладывают в кипящий суп.
İstasyonların yedisi büyük derinliktedir.Все семь станций метро оснащены высокими платформами.
Çukurlar derin olmalıdır.Траншеи были глубокими.
Kendisi bunu genel izafiyetin en derin anlayışı olarak kabul etmiştir.Мы осознаем, что такое положение глубоко противоречило самой сути Церкви.
Su yüzüne dönerek çıkar ve yalnızca derin dalış yapacağı zaman kuyruğunu suyun dışına belirgin olarak çıkarır.Когда он наклонился над водой и погрузил пальцы в своё отражение, вода всколыхнулась в стороны.
Loplar derin değildir.Бассейны неглубокие.
Derin anlamları vardır.Имеет много значений.
Kıyıda derinliklerden başlayan fiyortlar yer alır.Свал глубин начинаются сразу от берега.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Он был не только отважным батыром, но и видным оратором и умным собеседником.
Derin inspiryumda aktiftir.Ведётся активная застройка.
Modellemenin nerede hatalı olduğunu keşfetmek için daha derin araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.Для определения того, в каких случаях модель перестаёт быть корректной, требуются дополнительные исследования.
Fransız edebiyatı birçok ülkedeki yazarların çalışmalarını derinden etkilemiştir.Это произведение оказало огромное влияние на французских писателей.
Alanı — 52 km², derinliği 225 m..Площадь — 52 км², глубина до 225 м .
Kuş Tom'un midesini derince gagalar, sertçe titrer.Птица вылезает изо рта Тома и взлетает.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Большое расстояние Плутона от Земли сильно усложняет его исследование.
Derinlikleri tercih ederler.Предпочитает низины.
Nimetler karşısında sabırlı, Allah’ın dîni konusunda derin ferâset sahibidirler.Неверные весы — мерзость пред Господом, но правильный вес угоден Ему.
Bu dişleri ile birbirleri üzerinde derin yaralar bırakabilirler.Они наносят друг другу серьёзные ножевые ранения.
Okoto Bulgaristan'daki 37.5 metreyle en derin buzayalağı gölüdür.Okoto является самым глубоким каровым озером в Болгарии с глубиной в 37,5 м. Озеро Быбрека (рус.
Füruğ Ferruhzad şiirlerinde derin bir yalnızlık duygusu dikkat çeker.В результате долгого пребывания у Врат Времени страдает от глубокого чувства одиночества.
Prenses elmayı ısırdıktan sonra bayılır ve derin uykuya dalar.Царевна надкусывает яблоко и тут же падает бездыханная.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Вторая мировая война глубоко потрясла всю политическую и экономическую систему Франции.
Homotopi teorisi topolojik kusurların kararlılığıyla (sabit olmasıyla) derinden ilgilidir.Теория гомотопий глубоко связана со стабильностью топологических дефектов.
Haçlılar Avrupa'nın birçok yerini derin bir şekilde etkiledi.Крестовые походы имели важные последствия для всей Европы.
Derince kaymakamlığı.Перепрыгнуть пропасть.
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Борис Полевой ярко показал, как можно жить в самых нежизненных условиях.
Bu dönemde ABD'nin silah ambargosunun etkisi oldukça derin oldu.В этот период численность вооружённых сил США значительно сокращалась.
En fazla 100 m derinlikte bulunurlar.Дистанция до них должна быть не менее 100 метров.
Girişte ön kısmında, yüksek kemerli derin bir niş bulunmaktadır.Кисть — часть верхней (или передней) конечности.
Bunların aynı zamanda derin kökleri vardır.Существуют также и круизные линии.
Mariana Çukuru (Challenger Çukuru), Dünya üzerinde bilinen en derin noktadır.Бездна Челленджера (англ. Challenger Deep) — самая глубокая точка поверхности Земли.
Derin mağaralarda yaşarlar.Она населяет глубокие пещеры.
Anne'e derinden bağlıdır.Очень привязан к Ане.
Kenarları düzgün olmayan bir dörtgen biçimindedir; batı kesimi dışında kıyıları derin girintilerle örülüdür.Как нет и каких-либо рельефных украшений на других, кроме фасадной, стенах — они совершенно гладкие.
Arazi dik yamaçlı derin vadilerle ayrılmıştır.Расчленён глубокими долинами.
Derinlik ise birkaç yüz kilometre idi.Он ошибся на несколько километров.
Asıl siperler, en uzun boylu askerlerin bile ayakta durduğunda görülemeyeceği kadar derindi.Место было настолько опасным, что даже королевские солдаты не осмеливались туда заглядывать.
Notilus, Güney Pasifik'in derin sularında yaşar.Обитают в глубоких водах юго-западной части Тихого океана.
İrlanda Bağımsızlık Savaşı (1919–1921) İrlanda ordusunda derin izler bıraktı.Во время войны за независимость Ирландии 1919-1922 годов замок захватила Ирландская республиканская армия.
Derin sularda yaşayan diğer ahtapot türleri gibi, Bathypolypus arcticusun mürekkep keseleri yoktur.Как и у других глубоководных головоногих моллюсков, у адского вампира нет чернильного мешка.
Derin devletДержавино Державинка
Derin bir bilgiye sahiptir.Он обладает ясными знаниями.
"İspanya'da GAL davası derinleşiyor".В Кургане назревает отопительный скандал».
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Перелаз - это низкий забор, через который можно переступить.
1200 metre derinliğe dalıp, bir saat su altında kalabilirler.Ныряет до 430 м в глубину и способен пробыть под водой около 11 минут.
Toprak yerin 1 metre derinliğine kadar donar.Толщина ила на глубинах до 1 метра.
Dinin zâhir’iyle onun te’vil ve tefsirini izah eden hükümlerinde derin ayrılıklar oluşmuştu.В «Дивья-прабандхе» воспевается слава Вишну в различных его формах и ипостасях.
Özelikle derinleştirildi ve genişletildi.Он был актуализирован и расширен.
Bu 35mm-gibi çerçeve aynı lenslerle herhangi bir 35mm kameraya benzer bakış alanı ve alan derinliğini verir.Угол поля зрения объективов аналогичен таковому у соответствующих объективов на 35 мм фотокамерах.
Derin sularda yaşarlar, fakat sığ sularda da örneklerine rastlanmıştır.Живут на мелководье, но есть и глубоководные формы.
Sıcaklığı yıl boyunca değişmeyen kaynaklar; genellikle yerin derinliklerinden gelir.Температуры мало изменяются в течение года и зависят в основном от высоты местности.
Psikolojik derinliği yüksek olan Luzardo, öncelikle iyi biridir.Для того чтобы стать хорошим спортсменом, в первую очередь, нужно быть хорошим человеком.
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzün­tüye kapıldı.Когда Ариос об этом узнал, сердце его было разбито.

İlgili Sayfalar