derin ile cümle
derin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yunus ise teknenin ambarına inmiş, yatıp derin bir uykuya dalmıştı.Creede then went to the garden and reclined on a couch in the summer house.
Derin deniz balıklarının tespitinde fotoforların karakteri önemlidir.The character of photophores is important in the identification of deep sea fishes.
Aralarında derin bir aşk doğar.Yes, there is deep love in there.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.The sinus is broad but not deep.
Derinlik algısı ve hareket algılanması bir dizi duyusal illüzyondan sorumludur.Like depth perception, motion perception is responsible for a number of sensory illusions.
Bu bölgede derinlik artar.Its valley deepens in this area.
Kayalık yüksek bir noktada bulunan alanda dairesel derin bir oyuk vardır.In a deep passageway there is a well.
Derinin rengi bu pigmentin artmasından dolayı koyulaşır.Use that color for this pixel.
Orkun Uçar ile birlike ‘Derin İmparatorluk’u kaleme aldı."Imperija Prigozhina vzjala voennye gorodki" Империя Пригожина взяла военные городки .
Yaklaşık 1 metreden fazla derinliğe sahip iyi havalandırılmış toprağa da ağaç ihtiyaç duyar.The trees also need well-aerated soils, ideally more than 1 m deep.
Derin dalış süreleri 20-150 saniye ile 12 dakika arasında değişir.Deep dive times range from 30–150 seconds to 12 minutes.
Uzak kızıl ötesi radyasyonu düşük optik derinlik nedeniyle delicidir.Far infrared radiation penetrates deeply due to the low optical depth.
Günümüzde büyük ölçüde derin sulara hapsolmuşlardır.Today, they are largely confined to deep water.
Sığ Alan Derinliği Nedir?How Deep Is the Ocean?
Arkeologlar, çürüyen sarayı restore edebilmek için 15 m derine inmişlerdi.Archaeologists came across the 15-meter-deep cavity while working to restore the decaying palace.
Bel: Kısa, güçlü ve derindir.The loins are short, strong and deep.
Kendisi bunu genel izafiyetin en derin anlayışı olarak kabul etmiştir.He considered this the deepest insight of general relativity.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.The deep layer with nearly constant salinity and slowly decreasing temperature.
Aslan yelesi denizanaları çoğunlukla su yüzeyine yakın dururlar ve 20 m'den derine inmezler.Lion's mane jellyfish remain mostly very near the surface, at no more than 20 m depth.
Führerbunker, yeraltında daha derinde olmakla birlikte, çok daha fazla donatıya sahipti.Besides being deeper under ground, the Führerbunker had significantly more reinforcement.
Genellikle suyun altında bir ila iki metrelik derinliğe uzatma çubuğu ile sabitlenir.These help to maintain a relatively constant water level of around one metre in depth.
Svanlar, kadınlara gerçekten derin saygı gösterirler.The Svan really respect the older women in families.
Bireysel ilişkilerde çok derin düşünüp tartma konusunda pek iyi değildir.Addictive individuals feel highly insecure when it comes to relationships.
Onların başlıca yaşam alanları tropikal sulardır, ama genelde denizin daha derin sularında kalırlar.They primarily inhabit warm tropical waters, but usually stay offshore in the deeper waters.
Bu da filmin popüler kültürü ne kadar derinden etkilemiş olduğuna dair bir örnektir.The film has had a significant influence on popular culture.
Seramik kaplarda geometrik motifleri olan derin sevgi açıkça belirir.The relief of geometric designs at the entry is of particular interest.
Mir derin dalış araçlarının destek gemisi olarak tanınmaktadır.Fortunately, her services as a submarine rescue vessel were not required.
Derin sularda yaşayanların ise her iki yüzleri de koyu renklidir.Those behind are amphicoelous: hollow at both ends.
Antero Vipunen, merhum dev, derin bilginin ve büyünün koyucusu.Antero Vipunen, deceased giant, protector of deep knowledge and magic.
Yapının doğu duvarında derin bir çatlak sözkonusudur.It is bordered Aandiruppu on its eastern side.
Şehrin derin bir doğal limanı vardır.The town has a natural harbour.
ABD'de bulunan Büyük Kanyon'un derinliği ise sadece 1.6 kilometredir.In comparison, the Earth's Grand Canyon is only 1.6 kilometers deep.
John Hampton (15. yüzyıl sonu-16. yüzyıl başı) Richard Dering (c.1580–before 1655) Richard Dering (c.
Çorba, derin çorba kaplarında servis edilir.The soup is served in a deep plate.
Deprem 9.9 kilometre derinlikte meydana geldi.It struck at a depth of 7.9 km.
Bu mağlubiyet onu derinden etkilemiştir.This sermon struck her deeply.
Başlıca kuyu derinliği 360 metre'den fazla ve uzunluğu 45 kilometredir.Its main well depth is more than 360 meters and its length is 45 kilometers.
Kalbinin derinliklerinde sakladığı bir sırrı var.He has a good heart hidden deep inside of him.
Köyde Roma döneminden kalma Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirleri bulunmaktadır.There is evidence of late Iron Age and Roman settlements in the area.
Quebrada adı (kelime anlamı ile "kırık") derin vadi ya da dağ geçidi anlamına gelmektedir.The name quebrada (literally "broken") translates as a deep valley or ravine.
Bu derslerin onun üzerinde derin bir etkisi vardı.These experiences left a deep impact on him.
Llaman, çakıllı plajları ve dezininin derinliğiyle ünlüdür.Kaup, known for its lighthouse and beach.
Bu da fazla suyun derin hendekten aşağı boşalmasını sağlıyordu.This allowed scooping water out of a much deeper well.
Gölün derinliği yüzebilmek için uygundur.The lake is suitable for swimming.
Genelde suyun 200 m derinliğindeki orta sularda bulunur.They are found intertidally to at least 200m underwater.
Derince Spor A.Ş. ise ligden çekildiğinden 1 takım eksik oynandı.At least one Schl.G. 1 machine was destroyed there.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.Signals in the ELF frequency range, however, can penetrate much deeper.
Kepek, derinin en dış yüzeyinden dökülen ölü hücrelerden oluşur.Exfoliation involves the removal of the oldest dead skin cells on the skin's outermost surface.
Genellikle açık denizlerdeki derin suları tercih eder.They predominantly prefer deep waters.
Dişiler yumurtlamak için su dibinde bazen bir metreden daha derin delikler açarlar.They may sometimes feed in deeper water in the manner of a moorhen.
Alan derinliği aynı zamanda format büyüklüğünden de etkilenmektedir.Depth of field is also governed by the format size.
Sudaki Gözcü Moria'nın sularının derinliklerinde yaşayan ahtapotumsu bir yaratıktır.The Watcher in the Water was one of the creatures from Moria's underworld.
Aynı zamanda, Tauragnas Gölü, 60.5 metre ile Litvanya'nın en derin gölüdür.Lake Tauragnas, the deepest in Lithuania (60.5 m), is also here.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.Overgrazing of kelp beds along the coast of Norway.
Façade, tapınağın neredeyse 1/3'ünü oluşturan derin bir portico ya da pronaos'a sahiptir.The façade is dominated by a deep portico or pronaos almost a third of the building's length.
Yanıklar derinlik, yaralanma şekli, boyut ve bağlantılı yaralanmalara göre sınıflandırılabilir.Burns can be classified by depth, mechanism of injury, extent, and associated injuries.
Halife'nin vücudunda 20 kadar derin hançer yarası bulunmaktaydı ve burnu ve kulakları kesilmişti.The body now had more than 20 bullet wounds in the face and neck.
Eritem, kılcal damarlarda konjesyon (kan toplanması) sonucunda derinin kızarması.This Bugrom is predominantly purple in color, except for its chest, which is red.
Bu yüzden şiirlerinde derin bir anlam kusursuz bir biçim görülmez.We never see the actual poems, however, in their final form.
Dinsel tercihinde yaptığı değişiklik, kocasını da derinden etkiledi.Her conversion profoundly influenced her husband.