Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Эти холмы преимущественно состоят из известняка, сверху покрытого небольшим слоем почвы.
Anneme derim ha!Ненавижу маму!
Oluşum bakımından Balkanlar'daki en eski ve derin göldür.Самое глубокое и древнее озеро на Балканах.
Teamsin duyurusuna tepki olarak Slack, ürünle olan ilişkisini Google hizmetleri ile derinleştirdi.В ответ на объявление Teams, Slack углубляет интеграцию со службами Google.
Derin kar Karadeniz kıyılarına 1910'da yağmış.А глубокий снег на побережье Черного моря выпал в 1910 году.
İlimde derinleşenler, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.Амр ибн аль-Ас грозно спросил: «Значит, ты уподобляешь нас язычникам, хотя мы и верующие?».
Dürer'in çalışması için "Hiçbir hayvan resmi sanatta bu kadar derin bir etki yaratmamıştır" denmiştir.Про гравюру говорили, что «ни одно изображение животного не оказывало такого глубокого влияния на искусство».
1966'daki Batman televizyon serileri karakter üzerinde derin etki bırakmıştır.Выход телесериала «Бэтмен» в 1966 году оказал значительное влияние на комикс-персонажа.
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat.Technical specifications for «Natural Born Killers» (англ.).
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.Бретт тяжело переживал её смерть; он не женился снова.
Bunlar ortaya çıkınca da Derin, Öykü ile Şeyma'yı kaçırır.Если ему это не удается, стихотворение распадается, слово превращается в ложь».
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Мы должны помнить — Нужно судить человека не по цвету его кожи, а по его личным качествам.
Onun tahta evi 6 taraflıdır ve dışarıdan beyaz at derisiyle örtülmüştür.Его бревенчатый дом имеет шестиугольную форму и обшит снаружи белой конской шкурой.
Bu hissi önce derin bir kıskançlığa, sonra da büyük bir sinire dönüşmüş.Сначала это вызывало у него сильную ревность, а затем паранойю.
Neptün Savaşçısı'na dönüşebilir ve okyanusun gücüne kullanır.(bknz: Derin Batış) Balık burcudur.Превращается в Сейлор Нептун и использует силу океана.
Derin ve geniş bir göğsü vardır.Имеет огромную, тяжёлую грудь.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.Глубокий слой с почти постоянной соленостью и медленным понижением температуры.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.Если бы они стреляли ниже, то наверное, его потопили бы.
Bundan sonra da Deri Yüz ile testere düellosu başlamıştır.После поражения Адамек поднялся в 1-й тяжёлый вес.
Freeman kendine has düzgün, derin sesiyle ve anlatımdaki becerisi ile tanınır.Также Фримен известен своим характерным спокойным глубоким голосом и мастерством рассказчика.
Fuzuli derin ve samimi bir aşk şairidir.Богата и глубока любовная лирика поэта.
Kışın 100 metre derinliğe iner.Зимой держится на глубине до 300 метров.
Bu da filmin popüler kültürü ne kadar derinden etkilemiş olduğuna dair bir örnektir.Сам фильм оказал огромный эффект на популярную культуру.
Kalbi, bütün mahlûkât için derin bir sevgi ile doluydu.«Все его служение было наполнено любовью.
Işıkları söndürün, derin nefes alın ve rahatlayın..."Украденные моменты). — Может быть, нам нужно подышать свежим воздухом, немного отдохнуть».
Neden bize bu derin bakışları verdin?Зачем разрешил эти «смотрины»?
Aynen erkekteki sünnet derisi gibi üzeri deri ile örtülüdür.На этих пальцах у них, как у человека, имеется плоский ноготь.
Daha ince bir derinin gerildiği (tek), boyut olarak da (düm)den biraz küçüktür.Если бы оно уменьшалось, то после долгого времени оно стало бы маленьким.
Derin Göl'ün altındadır.Впадает в Глубокое озеро.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Прости ему все оскорбления, что сошли с его уст!»
Doktor, Bill ve Nardole'u TARDIS'e toplar ve Vatikan'da derinlerde yer alan gizli bir kütüphaneye giderler.Доктор вместе с Билл и Нардолом отправляются в тайную библиотеку на территории Ватикана.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.Совершение таковой — это тяжкий грех.
Genellikle 1–100 m derinlikler arasında bulunurlar.Обычно залегают на глубине от 100 до 1000 метров.
Eti ve derisi için avlanır.Охотились на них ради мяса и кожи.
Eski Derik yolu üzerindedir.Далее продолжается как Старогатчинское шоссе.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Грудь глубокая, но недостаточно широкая.
Bilinen son kontrol noktalarından daha derinde blok zincirinin yeniden yapılandırılmasına izin verilmemiştir.Благодаря этому нет возможности переорганизации цепочки блоков ранее последней контрольной точки.
Bu nedenle her şeyden önce, burada, huzurunuzda yüce Türk milletine en derin şükranlarımı sunuyorum.За всё это следует вам, верховный вождь, глубокая благодарность от всех нас.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.Лёгкая византийская пехота (псилы) в первую очередь применяла луки и носила только кожаные доспехи.
Lambert'da derin miyop sorunu vardır ve gözlük olmadan görememektedir.Ламберт очень близорук и почти не видит без очков.
Akciğerleri olsa da oksijeni deri yoluyla alırlar.Усваивать кислород они могут и прямо через кожу.
Çorba, derin çorba kaplarında servis edilir.Готовый умас закладывают в кипящий суп.
İstasyonların yedisi büyük derinliktedir.Все семь станций метро оснащены высокими платформами.
Tohumlarından yapılan lapa yaralı deri hastalıklarında kullanılıyor.Маслом из семян лечили ранения головы.
Çukurlar derin olmalıdır.Траншеи были глубокими.
Kendisi bunu genel izafiyetin en derin anlayışı olarak kabul etmiştir.Мы осознаем, что такое положение глубоко противоречило самой сути Церкви.
Su yüzüne dönerek çıkar ve yalnızca derin dalış yapacağı zaman kuyruğunu suyun dışına belirgin olarak çıkarır.Когда он наклонился над водой и погрузил пальцы в своё отражение, вода всколыхнулась в стороны.
Loplar derin değildir.Бассейны неглубокие.
Derin anlamları vardır.Имеет много значений.
Kıyıda derinliklerden başlayan fiyortlar yer alır.Свал глубин начинаются сразу от берега.
Derin bilgi sahibi değildi, ama etkileyici bir konuşmacıydı.Он был не только отважным батыром, но и видным оратором и умным собеседником.
Derin inspiryumda aktiftir.Ведётся активная застройка.
Modellemenin nerede hatalı olduğunu keşfetmek için daha derin araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.Для определения того, в каких случаях модель перестаёт быть корректной, требуются дополнительные исследования.
Filmde Deri Yüz karakterinin gerçek adı Thomas Brown Hewitt'dir.В ремейке Кожаное лицо зовут Томасом Брауном Хьюиттом.
Birçoğu da yüzülmüş kafa derilerini birbirine dikerek kendileri için pelerin yaparlar.У них много сараны: собирали её коренья и приготовляли из них кашу.
Fransız edebiyatı birçok ülkedeki yazarların çalışmalarını derinden etkilemiştir.Это произведение оказало огромное влияние на французских писателей.
Alanı — 52 km², derinliği 225 m..Площадь — 52 км², глубина до 225 м .
Kuş Tom'un midesini derince gagalar, sertçe titrer.Птица вылезает изо рта Тома и взлетает.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Большое расстояние Плутона от Земли сильно усложняет его исследование.
Derinlikleri tercih ederler.Предпочитает низины.