deri ile cümle
deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mesajda Xi, hayat kayıpları, yaralılar ve hayatını kaybedenlerin aileleri için derin üzüntülerini sundu.Prima di tutto vogliamo esprimere il nostro dolore e solidarietà per le vittime, i feriti e le loro famiglie.
6, 8, 10, 12 ve 16 bit renk derinliği desteği.Supporta Profondità di colore di 6, 8, 10, 12 e 16 bits per componente.
Derin, yarım daire şeklindeki bir körfezde bulunur.Si affaccia su una baia profonda, semicircolare.
Deri kanserine bağlı ölümlerin büyük çoğunluğu (%75) melanom nedeniyledir.Esso provoca la maggioranza (75%) dei decessi legati ai tumori della pelle.
Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır.Alice: Voglio essere più intelligente degli esseri umani.
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.I mostri la chiamano "Mamma umana".
Nietzsche kendisi kitabı "yazılmış en derin" eser olarak tanımlamıştır.Slash definì il nuovo materiale "molto pesante".
Mukozaların ve orifislerin derisinin tüberkülozudur.Tuttavia, viene fermata dagli Spiriti e Origami.
Bizans ipek dokumacılığın etkisi derindi.L'influenza esercitata dalla tessitura della seta bizantina fu profonda.
Yom Kippur'da, özellikle de Kal Nidre esnasında beyaz kıyafet ve deri olmayan ayakkabılar giyilmesi adettir.È abitudine vestirsi di bianco per Yom Kippur, soprattutto al Kol Nidre, e non si portano scarpe di cuoio.
Sığır derisinden, özellikle de inek derisinden imal edilir.Non va poi dimenticata la carne, in modo particolare quella di maiale.
Dokuz at boyu genişliğinde ve beş at boyu derinliğindedir.Si tratta di un edificio di nove campate di larghezza e cinque campate in profondità.
Avrupa'daki en derin 4 göl de Norveç'tedir.In realtà le scogliere più alte d'Europa sono in Norvegia.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Le sue origini si perdono nella notte dei tempi.
Matematikte daha derin bir anlayış için Alpher'in bilgisine ihtiyaç duyuyordu.Fu in questa scuola che fu riconosciuto il talento di Alfred per la matematica.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Eravamo tutti molto eccitati.
Bir yanığın özellikleri yanığın derinliğine bağlıdır.Le caratteristiche di un'ustione dipendono dalla sua profondità.
Kış aylarında daha derin sulara göç eder.In inverno migra in acque più profonde.
Kanalın derinliği, Mozambik'in 230 km uzağında bir noktada 3.292 metreye kadar ulaşır.Raggiunge la profondità massima di 3292 m a circa 230 km al largo della costa del Mozambico.
Geri kalan kısmının derinliği 20 metreyi geçmez.Nessun altro nel resto della gara riuscirà a passare i 16 metri.
İsmini yılan derisini benzeyen billur yapısından alır.Il suo nome può essere tradotto come Ossa di serpente.
Bu tür sözler, derin anlamlıdır.Queste parole meritano un approfondimento.
İki yaşamlılarda hem akciğerler hem de deri solunum organları olarak işlev görür.Negli anfibi sia i polmoni che la pelle fungono da organi respiratori.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Aisna: “La scrittura ci fa orrore, così come ci fa orrore la morte.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Il tablet è resistente all'acqua e può rimanere immerso ad un metro di profondità per 30 minuti.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Gli scarabei adulti, viste le loro dimensioni e le loro vistose corna, non hanno molti nemici naturali.
Fakat Farabi Aristo ile Platon arasında derin bir ayrılık olduğunu düşünmez.Democrito non godè di buona fama presso Platone e Aristotele.
Ancak idrarda kortizol derişiminin artması Cushing Sendromuna özgü değildir.Il legame con Shinichi, però, non sembra limitarsi alla gratitudine.
Bu adaların dogal mi yoksa insan eliyle mi yapıldıgi tarihin derinlikleri içinde kaybolup bilinmemektetir.Non è noto se sia presente anche in aree disturbate dalla presenza umana.
Aralarında derin bir aşk doğar.Fra i due nasce un sincero amore.
Derin, intikamı seçer.Decidono di vendicarsi.
Yine de ADF frekans aralığındaki sinyaller deniz suyunun daha derinlerine ulaşmada başarılıdırlar.I segnali nel campo di frequenze ELF, invece, possono penetrare molto più in profondità.
Tabakhane deri tabaklanan fabrikaya verilen addır.Quindi il carico viene portato nello stabilimento di lavorazione.
1938, Derince - ö.Imola 1968 - In linea: ?
Ama ben artık derin hissedemiyorum.È che non ti capisco più.
Aynı şekilde çözelti, ölü derilerde etkisizdi.È come svuotato, morto dentro.
Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir.Si nutre prevalentemente di erba e beve acqua ogni giorno.
Derin devletAlta fedeltà
Eritem, kılcal damarlarda konjesyon (kan toplanması) sonucunda derinin kızarması.Più internamente si trovano le glumette (o glumelle) che, alla loro ascella, portano il fiore.
Derinin altında kalın bir yağ tabakası vardır.Ha sotto il braccio una borsa di cuoio.
Yaşadığı ölüm korkusu ve derin yalnızlık sonucu kendi öğretmenin bilinci bulanıklaşmaya başlar.Apice della solitudine e della desolazione del verificatore è la propria morte.
Immanuel Kant(1724-1804) felsefe tarihini derinden etkilemiştir.Immanuel Kant (1724 – 1804) è stato un maestro nel campo della filosofia della storia.
Bu istasyonlardan 4’ü büyük derinlikte idi.Tra le 4 stazioni è quella che si trova a maggiore profondità.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Normalmente frequentano acque costiere anche se a volte si trovano anche al largo.
Ayrıca koltuk döşemelerinde, çanta ve ayakkabılarda kullanılan suni deri de poliüretandır.Poi, col tempo, borse e valigie sono realizzate in pelle.
Gölün derinliği yüzebilmek için uygundur.Sarebbe quindi utile proporzionare i dettagli alla distanza del mare.
Eski Derik yolu üzerindedir.Una strada antica?
Gündüzleri 30–40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır.Durante il giorno staziona fra i 500 e i 3000 m di profondità; durante la notte nuota vicino alla superficie.
Hal Roach Studios tarafından 1986'da yayınlanan renkli versiyonda zombilerin derisi soluk yeşil renkteydi.Gli Hal Roach Studios realizzarono la prima versione colorata del film nel 1986 con zombie di colore verde.
Alman yazımında derin izler bırakmıştır.Lasceranno un'impronta incisiva sulla grafica tedesca.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Tutti e tre vanno in spiaggia e iniziano a litigare.
Orada birkaç yıl matematik araştırmalarına derinlemesine daldı.Da diversi anni si sta dedicando alla divulgazione della matematica.
Çoğu kazanların derinliği on metreden az mesafededir.La profondità della maggior parte dei kettle è inferiore ai dieci metri.
Deri ve solunum alanı, ß-defensinler olarak bilinen antimikrobiyal peptidleri salgılar.La pelle e le vie respiratorie secernono peptidi antimicrobici come le defensine β.
Yapılışı Derin bir kap içerisine bir miktar su konulur.Il reattore è immerso in una grande quantità di acqua contenuta in un cestello.
Asteroidea sınıfı Echinodermata (derisi dikenliler) şubesinde sınıflandırılır.Echinacea – superordine di Echinodermi della classe Echinoidea.
En yaygın, sayı teorisi'nde ortaya çıkar, ve gelişmiş derinleşmiş teoridir..Più comunemente, si presenta nella teoria dei numeri, dove il suo studio è il più profondo e sviluppata.
P302+P334 DERİ İLE TEMAS HALİNDE İSE: Soğuk suya daldırın/ıslak bezlerle sarın.P302 + P334 – IN CASO DI CONTATTO CON LA PELLE: immergere in acqua fredda/avvolgere con un bendaggio umido.
Ondan kan emip doyduktan sonra toprağa düşerler ve deri değiştirip aç olgun kene haline gelirler.Il colore delle foglie è verde-chiaro; quando si seccano il colore cambia e si scurisce.
Bulaştıktan yaklaşık 2 yıl kadar sonra larvalar deri değiştirerek yetişkin solucanlar haline gelirler.Nel giro di poche ore terminano la muta diventando insetti adulti.