deri ile cümle
deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Osmanlı dönemi Bulgaristan topraklarında derin bir iz bıraktı.L'epoca coloniale ha lasciato tracce profonde nel continente.
Bu derinliğe güneş ışığı erişmediği için beslenme yalnızca ekolokasyon ile yapılır.Normalmente la luce del sole non penetra a quella profondità, così si nutre usando solo l'ecolocazione.
Müzik derin bir yoğunluk taşır ve yavaş tempoda bir seviyededir.Tom ride maniacalmente e gradualmente rallenta nel tempo.
Dericilik çok eski bir sanat dalıdır.L'illustrazione è una forma d'arte molto antica.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Nonostante ciò, Oscar si preoccupa dei suoi amici.
Sığ Alan Derinliği Nedir?Quanto è liscia l'interpolante?
Bazı yerlerde bu derin vadiler adeta kanyon haline dönüşmektedir.A tratti queste gole diventano veri e propri spettacolari canyon.
Kışın 100 metre derinliğe iner.D'inverno si trova a profondità fino a 180 metri.
Freud, rüyaların bireyin derin gereksinim ve arzularını ve bunların doyumunu ifade ettiğini varsayar.Hobson respinge con forza l'idea che i sogni esprimano necessariamente significati profondi o nascosti.
Gözlerin etrafında deri ve elmacık kemiğindeki (malar) çizgi, parlak kırmızı-renklidir.Le spalle (mantello) e la nuca sono fulve, mentre la faccia è brizzolata.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.Il problema dell'origine della cultura peruviana è stato molto dibattuto dagli archeologi.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Le sue origini si perdono nella storia.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.In genere sono più diversificati alle latitudini più elevate e in acque profonde.
Şehirde güçlü bir deri endüstrisi vardır.Nella città c'è una forte produzione di carne.
Yarısından fazlası 50 m den daha derin olan, günlük 150 dalıştaki performansı, takdire şayandır.In profondità, oltre i 150 m, questo valore aumenta drasticamente.
Jason Deri Yüz'e Karşı'nın sonunda Deri Yüz ve Jason kapışmıştır.Zerbat e Sikosu da una parte e John dall'altra.
Asitlern direk deriye nufuz etmesini engeller.La torcia non si può accendere manualmente.
Hatta bazı yerlerde derinlik 10 km'ye kadar çıkabilmektedir.Possono effettuare spostamenti anche su distanze fino a 10 km.
Genelde derinlikleri azdır.Di solito vive a basse profondità.
1982'de derin deniz araştırmaları yapmak üzere ayrılana kadar programda kaldı.Lasciato il programma spaziale nel 1982, si dedicò a ricerche sottomarine.
Blaschko çizgileri normal şartlarda görünmeyen deri çizgileridir.Le linee di Blaschko sono presenti normalmente, sebbene non siano visibili, nella cute.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Çiğdem Vitrinel tarafından yönetilen uzun metrajlı bir filmdir.La lunga cavalcata della vendetta è un film western diretto da Tanio Boccia.
Tam kalınlıktaki yanıklar genellikle deri grefti gibi cerrahi tedaviler gerektirmektedir.Ustioni su tutto lo spessore di solito richiedono trattamenti chirurgici, come gli innesti cutanei.
Derin Aydın - fotoğrafçı.I grandi maestri fotografi.
Kubilay bu isyanı kolayca bastırdı, ancak bu onda Han Çinlilerine karşı derin bir güvensizlik yarattı.Khubilai schiacciò prontamente la ribellione, ma questo evento lo rese diffidente nei riguardi dell'etnia Han.
Bu bölgede derinlik artar.Lì lui conobbe a fondo quelle regioni.
Geceleri tohumlarla beslenir ve derin dikey deliklerde yuvalanırlar.Trascorre la notte in tane scavate estemporaneamente e ricoperte di foglie secche.
Kökleri çok derinlere inebilir.Si possono guadare profondità notevoli.
Telefon yüksek teknoloji malzemeleri, deri eklemesi, 4500 € maliyete sahip idi.Obbligo di fattura telematica per le spese superiori ad euro 5.000.
Derin ve geniş bir göğsü vardır.Il petto è profondo e largo.
Tüfler geçirimli olduklarından, vadiler dik yamaçlı ve derindir.Legando i coltelli ai fili, il colpo è preciso e mortale.
Derin Göl'ün altındadır.Si trova sul Lago Maggiore.
İki tarafından deri kaplı olan silindirik gövde, demir halkalarla sıkıca tutturulmuştur.L'intercapedine tra le due scatole veniva riempita con della ghiaia.
Derin kaptaki karışımınıza tuz ekleyin ve 10 dakika boyunca yoğurun.Cosparge infine la superficie con mandorle tritate e inforna la teglia per dieci minuti.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.E con questi pensieri si addormentò.
Eyalette ayrıca kimyasal maddeler, tekstil, deri ve gıda maddeleri de üretilir.Notevole è anche la produzione chimica, tessile e alimentare.
Göl çok derin.Озеро очень глубокое.
Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.Он был очень благодарен и пытался это высказать.
İyiliğin için sana derinden minnettarım.Я глубоко благодарен тебе за твою доброту.
Tom derin düşünceye dalmış pencereden dışarıya bakıyordu.Том, глубоко задумавшись, смотрел в окно.
Sedef bir deri hastalığıdırПсориаз - это заболевание кожи.
Tom dizini derisini sıyırdı.Том содрал кожу с коленки.
Bu saklı derinliğidir.”Это — скрытая глубина».
Evet, size derim ki, O'ndan korkun.«Придерживайтесь богобоязненности по отношению к женщинам.
Allah, Âdem’e derin bir uyku verdi.Аллах поселил Адама в раю (джаннат).
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Эти холмы преимущественно состоят из известняка, сверху покрытого небольшим слоем почвы.
Anneme derim ha!Ненавижу маму!
Oluşum bakımından Balkanlar'daki en eski ve derin göldür.Самое глубокое и древнее озеро на Балканах.
Teamsin duyurusuna tepki olarak Slack, ürünle olan ilişkisini Google hizmetleri ile derinleştirdi.В ответ на объявление Teams, Slack углубляет интеграцию со службами Google.
Derin kar Karadeniz kıyılarına 1910'da yağmış.А глубокий снег на побережье Черного моря выпал в 1910 году.
İlimde derinleşenler, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.Амр ибн аль-Ас грозно спросил: «Значит, ты уподобляешь нас язычникам, хотя мы и верующие?».
Dürer'in çalışması için "Hiçbir hayvan resmi sanatta bu kadar derin bir etki yaratmamıştır" denmiştir.Про гравюру говорили, что «ни одно изображение животного не оказывало такого глубокого влияния на искусство».
1966'daki Batman televizyon serileri karakter üzerinde derin etki bırakmıştır.Выход телесериала «Бэтмен» в 1966 году оказал значительное влияние на комикс-персонажа.
Oysa, annemden duyduğuma göre, 'derin kar'da dünyaya gelmişim.Однако, по рассказам мамы, я родился „когда на улице лежал глубокий снег“.
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat.Technical specifications for «Natural Born Killers» (англ.).
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.Бретт тяжело переживал её смерть; он не женился снова.
Bunlar ortaya çıkınca da Derin, Öykü ile Şeyma'yı kaçırır.Если ему это не удается, стихотворение распадается, слово превращается в ложь».
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Мы должны помнить — Нужно судить человека не по цвету его кожи, а по его личным качествам.
Onun tahta evi 6 taraflıdır ve dışarıdan beyaz at derisiyle örtülmüştür.Его бревенчатый дом имеет шестиугольную форму и обшит снаружи белой конской шкурой.
Bu hissi önce derin bir kıskançlığa, sonra da büyük bir sinire dönüşmüş.Сначала это вызывало у него сильную ревность, а затем паранойю.