deri ile cümle

deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Havzası derindir.La fosa es profunda.
1. Deri teknolojisi.1. adj. Ajeno a la política.
Kene keliserleri ile deriyi açar ve hipostomunu deriden içeri sokar.Lo agarraremos por las bolas y le patearemos el trasero sin respiro.
Birbirlerine derin bağlılıklarını göstermelerini tavsiye ettikten sonra Harry, onlara hür olduklarını söyler.Después de elogiarlos por su devoción mutua, Harry le dice a la pareja que son libres de irse.
Mesajda Xi, hayat kayıpları, yaralılar ve hayatını kaybedenlerin aileleri için derin üzüntülerini sundu.Nuestra solidaridad con las familias de los fallecidos y personas afectadas.
Dizide daha derine gidip daha detaylı bir şekilde bu dünyayı keşfedebileceğiz" demiştir.En la serie seremos capaces de explorar más a fondo este increíble mundo».
İki kat halinde bulunmaktadır; Superficial (Yüzeyel) kat Derin kat.Ambos se encuentran arrodillados, mirando hacia el altar.
Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir.Una ciudad que ha tenido siempre profundas raíces taurinas.
Körfezin en büyük derinliği 1500 metre civarındadır.La profundidad máxima de la bahía es de unos 1500 m.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Debido a la distancia de Plutón con la Tierra, el estudio en profundidad de Plutón desde la Tierra es difícil.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.A partir de este planteamiento, se dedica a meditar sobre una serie de interrogantes hasta que cae dormido.
Dağlar ve tepeler arasında derin vadiler bulunur.Entre las montañas hay hondas cuencas y valles.
Çukurlar derin olmalıdır.Las hojas están serradas profundamente.
Şiirleri derin bir genel kültüre ve yüksek bir entelektüelliğe dayanan, lirik ve felsefi şiirlerdir.Sus poemas tienen gran distinción lingüística, profundidad filosófica y elegante sobriedad.
Antropodermik kitap ciltçiliği insan derisiyle kitap ciltleme uygulamasıdır.La bibliopegia antropodérmica es la técnica de encuadernar libros con piel humana.
Fred bir deri dayanıklı tabaka vardır.Fred tiene una capa de piel indestructible.
Bu alana netlik derinliği denir.Yo llamo a esto la Web invisible.
Derin sularda yaşayan diğer ahtapot türleri gibi, Bathypolypus arcticusun mürekkep keseleri yoktur.Al igual que muchos cefalópodos de aguas profundas, el calamar vampiro carece de depósitos de tinta.
Fakat kesin olan gölün çok derin olmasıdır.El lago más grande es Pitkäjärvi.
Deri Yüz de kapıyı testeresi ile keser.El castigo consistirá en cien bastonazos y hasta el corte de la nariz.
St. John's limanında deniz derindir.Entrada al puerto de aguas profundas de San Antonio.
Bütün olarak kesilen kuzunun derisi yüzülür ve içi temizlenir.Se retiran los pelos de las manitas de cerdo y se limpian bien.
Derilerinden bavul, çanta iskarpin yapılır.El Equipaje, baúl con patas.
Bıçak biraz daha derine gitseydi ben de ölecektim.También se creía que si el niño gemía o bajaba la cabeza, moriría.
Kürtlerin geçmişteki ve şimdiki sorunlarına derinlemesine yer verdi.Perls se centró en el aquí y el ahora.
Hırvatistan'ın en büyük ve en derin mağaraları buradadır.Tiene las cuevas más grandes y profundas de Croacia.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Se prepara batiendo en la coctelera todos los ingredientes.
Aralarında derin bir aşk doğar.Porque entre ellos nacerá el amor.
Zamanla deri kalınlaşır, renk değiştirir.Se cocina hasta el cambio de color.
Davul derisi gövdenin ya bir yüzüne ya da her iki yüzüne birden gerilir.Se pueden trazar las diagonales de una cara o entre dos caras.
7000 metreye kadar derinlikte yaşayabilirler.Pueden vivir en profundidades de hasta 800 m.
Ardından arabadan Deri Surat kendi arabasının üzerine çıkarak motorlu testere ile gençlere saldırır.Por lo tanto ella trata de mostrarle los senos a un chico en bicicleta.
Başlıca kuyu derinliği 360 metre'den fazla ve uzunluğu 45 kilometredir.Su profundidad de pozo principal es de más de 360 metros y su longitud es de 45 kilómetros.
Bu buluntular bölge incelemelerinin sanıldığından çok daha derin boyutları olduğunu göstermektedir.Se sugiere que son mucho más vastos que lo que se ven.
Cuniza ona karşı duyduğu derin aşk dolayısıyla çok üzgündur (arya: Oh, chi torna l'ardente pensiero).Ofelia le recuerda el poder eterno del amor (Dubita pur che brillino).
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.El beso es en medio de la calle, en una noche oscura.
"Sabanca Gölü'nün derinlik haritası ve morfometrisi".«Nuevos datos morfométricos para el Lago de Sanabria».
Dokularda (deride) birikmesile sarılık oluşur.En los que destacan: La hospitalidad.
Daha önceleri ortalama 160 cm olarak ölçülen göl derinliği, 1993’te 100 cm olarak tespit edilmiştir.La profundidad máxima en 1993-94 fue descrita como «de unos 30 cm de profundidad».
Kafa derisini istila eden mantarlar, kepeklenmeye ve saç kırılmalarına sebep olurlar.Por su boca lanzan llamaradas provocando la destrucción y el caos.
Gölün derinliği 1 ila 3 metre arasında değişmektedir.La profundidad del lago varía de 1 a 3 m.
Şehrin ekonomisi tekstil, işlenmiş gıda ve deri sanayisine dayanır.La economía de la ciudad depende de las industrias de alimentos, textil y maderera.
Derinlik ile draft arasındaki farka eşittir.La diferencia entre juicio y proposición es importante.
Doğu Akdeniz Havzası, Batı Akdeniz Havzası'ndan daha derindir.La orilla sureste es más árida que la orilla septentrional.
Yağmurdan hemen sonra killi toprakta hayvanların otlatılması, toprakta derin çukurlar oluşturur.En ocasiones, la lluvia es tan violenta, que los animales acaban destrozados en el suelo.
Moldova'nın performansında Lidia siyah deri kıyafeti giymiştir.En la representación, Molière vestía ropas de color amarillo.
Tefsiri Kur'an ayetlerinin derin anlamlarını açıklamaktadır.Destaca entre sus obras el cuento La propia.
Derin mağaralarda yaşarlar.Vive en cavernas.
Alibey, Mardin ilinin Derik ilçesine bağlı bir mahalledir.San Matin Es un barrio de clase baja.
Minoksidil kedilerde yüksek ölçüde toksik olup derilerine uygulandığında ölümlerine yol açabilir .Minoxidil es altamente tóxico para los gatos y puede causarles la muerte.
2006 yılı kazılarında 8 metre derinlikte 19 tabaka açığa çıkmıştır.En septiembre de 2006 se reportó una profundidad mínima de 10,8 m.
Derinden incindim.Enferma gravemente.
Özgürlük varlığın temelsin köküdür, her şeyden daha derindir.El hombre es libre desde lo más profundo de su ser.
Suları çok berrak ve derindir.Sus aguas son limpias y profundas.
Ayakkabıları da merkeb derisinden idi."Sus botas bien pulidas eran de charol".
Mısırlılar kedilerinin ölümleri üzerine derin bir yasa girdiler.Los egipcios tenían un ritual para sacrificios marcado por rígidos preceptos.
Derin suları tercih ettikleri görülür.Parecen tener preferencia por aguas más bien cálidas.
Meyve kabuğu odunsu ya da derimsi, az ya da çok tüylüdür.Hierba vivaz , peluda, muy baja o baja.
MK-84 bombası 15.2 m genşlinde ve 11 m derinliğinde bir krater oluşturabilir.La bomba Mark 84 es capaz de formar un cráter de 15,2 m de diámetro y de 11 m de profundidad.
Eyerin en derin kısmına yerleşmek önemlidir.Está ausente en la parte más profunda.

İlgili Sayfalar