deri ile cümle

deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha ince bir derinin gerildiği (tek), boyut olarak da (düm)den biraz küçüktür.Le sort tomba sur le plus jeune, (bis) C'est donc lui qui, qui, qui fut désigné, (bis) Ohé !
Bir yanığın özellikleri yanığın derinliğine bağlıdır.La profondeur de la brûlure est déterminée selon la structure atteinte.
Pasquale çok derin bir Katolik Hristiyan inanca sahipti.Reek a toujours eu une population catholique très religieuse.
İber-Amerika ve İberik alanında derinlemesine eğitim diploması vardır.Relations entre identités culturelles dans l'espace ibérique et ibéro-américain.
Wycliffe’in Latince yazıları, Çek reformcu Jan Hus’un öğretilerini ve felsefesini derinden etkiledi.Enfin, les œuvres de Wyclif influencent fortement le réformateur tchèque Jan Hus et les anabaptistes.
Küçük kulakları postunun altında saklıdır ve deriden oluşan bir kapatma fonksiyonu vardır.Les oreilles sont courtes et dotées d'un poil bouclé à l'intérieur.
Tabak: İçine yiyecek koymaya yarayan az derin kap.Il a une courte trompe, qui lui sert à attraper sa nourriture.
Buyurun bir cümle okuyorum: "Ağlamayı aşan bir derinlikteydim."Je lui dis à l'oreille : “Ça vous donne envie de pleurer, n'est-ce pas ?”
Gözlükler fok derisinden dar kayışlarla başa takılır.Elles sont poussées haut sous les lunettes de la voûte.
Kimyasal yanıklarda ilk yardım Yanan bölgedeki giysiler çıkarılarak kimyasal maddenin deriyle teması kesilir.Sur Terre, la ségrégation des éléments chimiques dans le manteau mène au dégazage de ce dernier.
Derin devletBad Réputation
Hasarlı deri yüzeyine direkt olarak uygulanmamalıdır.Les cicatrices visibles sont évitées au maximum.
Vicdan azabı pişmanlığın en güçlü şeklidir ve çok daha derin bir suçluluk bileşenine sahiptir.Le regret est distinct de la culpabilité, qui est une profonde forme de regret.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Des sacs de farine sont éventrés et pillés.
Bu karşılaşma her iki kültürü de çok derin bir şekilde etkiledi.Cette rencontre romanesque leur laisse à tous deux une profonde impression.
Etinden, sütünden ve derisinden gereği gibi yararlanma beklentisi ve becerisi oluşamamıştır.Il ne lui sera infligé aucune blessure, ni aux yeux, ni aux oreilles, ni à la bouche, ni aux jambes.
Keşfedilen derinin bazı izleri, düzgün olduğunu akla getirir, pullu değil.Quelques traces de peau ont été découvertes, elles suggèrent que la peau était lisse et non écailleuse.
Burası derinliğinden dolayı “Derince Liman” diye anılmaya başlar.Ils commencent, selon « toute vraisemblance », par le porche sud.
Narvaller derin dalıcılardır.Les narines sont protubérantes.
Aynı şey derisi için de geçerlidir.Il en va de même pour leur poids.
Deride kızarıklık.Séparation de brins.
Işıkları söndürün, derin nefes alın ve rahatlayın..."Evacue la chaleur, réduit les abcès... »,.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.S'ensuit une bataille juridique et fiscale qui peu à peu l'étrangle financièrement.
Bu katil kurbanlarının derilerini yüzerek bir maske yapmış ve o maskeyi taktığı zaman cinayet işlemiştir.Le tueur avait étranglé sa victime avant de faire son simulacre de pendaison ; il portait des gants.
1. Deri teknolojisi.1 en architecture.
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Mais le gouffre est bien trop profond pour y descendre.
Derişim birimi olarak bilinir.Évalué en tant que groupe.
7000 metreye kadar derinlikte yaşayabilirler.Elle peut vivre jusqu'à 4 000 m de profondeur.
Maksimum derinliği 120 metredir.Sa profondeur maximale est de 120 mètres.
Derin suları tercih ettikleri görülür.Elles sont censées être en eau profonde.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.L’origine de cette tarte se perd dans les brumes de l’histoire.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Guizot est impressionné par la profondeur de leur conviction.
Özellikle siyah veya beyaz deriden künyeler bu dönemde popüler olmuşlardır.Les espèces noires et blanches, notamment, sont particulièrement prisées.
1838 yılında Sir Charles Wheatstone, görsel derinlik algısının sürecini ilk defa tanımladı.En 1838, Charles Wheatstone invente le premier stéréoscope.
İki, İrem Derici'nin çıkardığı ilk maksi teklidir.Première action revendiquée par les FAR.
Bu işlemin etkili bir şekilde işleyebilmesi için derinin ıslak olması gerekir.Pour le faire de manière efficace, elles doivent avoir la peau humide.
Deri, suyunun % 55-65'ini kaybeder.En moyenne la resténose est diminuée de 55 à 65 %.
Ancak Gelibolu Savaşı onların bu büyük güvenini derinden sarsmıştır.Les guerres de religion troublent fortement cette prospérité.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.L'origine de cette potion se perd dans la nuit des temps.
Onun adı Kenji, ama biz ona Ken deriz.Se llama Kenji pero le llamamos Ken.
Senin için derin bir sempati hissediyorum.Siento una profunda simpatía por ti.
Kolajen deriyi güçlendirir.El colágeno le da resistencia a la piel.
Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.La primera fábrica de piel del mundo fue inaugurada en Alemania en el 2011.
Tilki derisini kaybeder ama hilekarlığını değil.El zorro pierde el pelo pero no las mañas.
Ülkelerine olan derin sevgilerini kendilerince ifade ettiler.Ellos expresaron a su manera propia su profundo amor por el país.
Biz o nehrin derinliğini ölçtük.Medimos la profundidad de ese río.
Kalbimin derinliklerinde bir acı hissediyorum.Siento un dolor muy dentro de mi corazón.
Blaschko çizgileri normal şartlarda görünmeyen deri çizgileridir.Las líneas de Blaschko son líneas cutáneas invisibles en condiciones normales.
Kendisinden sonra gelen birçok ozanı derinden etkiledi.Porque muchos demonios habían entrado en él.
Bu saklı derinliğidir.”Esa es la profundidad oculta.”
Ahti (veya Ahto), balıkları veren derinlerin tanrısı.Ahti (o Ahto), dios de las profundidades, proveedor de peces.
Brehm yaşamı boyunca 15.000 kuş derisi içeren bir koleksiyon oluşturdu.Brehm hizo una colección de 15.000 pieles de pájaros.
Plateliai Gölü (12.05 km², 47 m derinlik) en derin göldür.El lago Plateliai (12,05 km², 47 m de profundidad) es el lago más grande.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Pecho : Profundo, pero no estrecho.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Piensa ligeramente en ti y profundamente en el mundo.
Derileri koyu kahverengidir.Torment Oscuros: El poder de las Sombras.
Hershel, Dale'in yaralarının çok derin olduğunu ve ameliyatın bile Dale'i iyileştirmeye yetmeyeceğini söyler.Hershel descubre que las lesiones de Dale son demasiado severas y que no sobrevivirá.
Kremasterik refleks erkeklerde görülen süperfisyal (deri yüzeyine yakın) bir reflekstir.El reflejo cremastérico es un reflejo superficial observado en los humanos del sexo masculino.
53,5 metre yerin altına inşa edilen istasyon, en derin Metro istasyonlarından biridir.A una profundidad de 53,5 metros, es una de las estaciones de metro más profundas.
Ormanın derinliklerinde yeni bir Pokémon keşfedildi.Un nuevo tipo de Pokémon fue descubierto en el interior de la selva.”

İlgili Sayfalar