deri ile cümle

deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yayılmış ince deri üzerine,On a parchment scroll unrolled,
Kafirler derin bir gaflet ve aldanma içindedirler.The unbelievers are surely lost in delusion.
Derileri kavurur, soyar.That would skin the scalp.
Durmadan deriler kavurur.It glows and burns the skin.
Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Bununla karınları içinde olanlar ve derileri eritilmiş olur.Which will dissolve everything within their bellies, and their skins.
Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır.So their hearts and bodies become receptive to the remembrance of God.
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?"And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
"Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz.You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you.
Dikkatli olun; gerçekten onlar, Rablerine kavuşmaktan yana derin bir kuşku içindedirler.In truth they are in doubt that they will ever face their Lord.
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Yayılmış ince deri üzerine;On a parchment scroll unrolled,
Başın derisini kavurup-soyar.That would skin the scalp.
Ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlara andolsun.I CALL TO WITNESS those who dive and drag,
Oysa, onları tanımamakla emr olunmuşlardı. Şeytan onları derin bir sapıklığa saptırmak ister.Satan only wishes to lead them astray, far away.
Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur.And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın.One of them said: "If you must do so, then do not kill Joseph, but throw him into an unused well.
Yusuf'u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar.So, when they took him out they planned to throw him into an unused well.
İşte derin sapıklık budur.That is the limit of going astray.
Onlara şöyle deriz: "Bugün feryat etmeyin, doğrusu katımızdan bir yardım görmezsiniz.""Do not supplicate for help today; you will not be rescued by Us;
Her ümmetten bir şahit çıkarır ve "kesin delilinizi ortaya koyun" deriz.And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof."
Derilerine: "Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?" derler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.His companion will say: "O Lord, I did not lead him to wickedness, but he was himself far astray."
O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der.We shall ask Hell that day: "Are you full?" It will answer: "Are there still more?"
İnsanın derisini kavurur;It glows and burns the skin.
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."So taste (the fruit of what you sowed), for We shall add nothing but torment,
Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz.All we can say is that some of our gods have smitten you with evil."
Sözümüz budur ancak, birşeyin olmasını diledik mi ona ol deriz, derhal olur.Yet when We will a thing We have only to say: "Be", and it is.
Ve bu suretle karınlarında ne varsa o da eritilecek, derileri de.Which will dissolve everything within their bellies, and their skins.
Billur döşemeyi görünce derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı.When she saw it, she took it for a sheet of water, and (pulling up her skirts) uncovered her legs.
Ve biz her ümmetten bir tanık getirir de getirin bakalım deriz, delillerinizi.And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof."
O gün deriz cehenneme: Doldun mu?We shall ask Hell that day: "Are you full?"
Ne el bırakmadadır, ne ayak, ne et bırakmadadır, ne deri.That would skin the scalp.
Derileri tamamıyla yakar kavurur.It glows and burns the skin.
Allah, ayetleri size işte böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz.So does God reveal His signs: You may haply reflect
Allah size ayetleri işte bu şekilde açıklıyor ki, inceden inceye ve derinden derine düşünebilesiniz.Thus God makes His signs clear to you that you may reflect.
O küfre batmış olanlar zaman zaman, keşke Müslüman olsaydılar diye derin bir özlem duyarlar.The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Hiç kuşkusuz, bunda, derin derin düşünen bir toplum için gerçek bir mucize vardır.In this is a sign for those who think.
Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir mucize var.In this is a sign for those who reflect.
Onlar için orada derin bir iç çekiş var. Ve onlar orada hiçbir şey işitmezler.There will only be groaning for them, and they will not hear any thing.
Bu suyla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.Which will dissolve everything within their bellies, and their skins.
Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar.So their hearts and bodies become receptive to the remembrance of God.
Derilerine: "Aleyhimizde neden tanıklık ettiniz?" derler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
Derileri derler ki: "O her şeyi konuşturan Allah konuşturdu bizi.They will answer: "God, who gave all things power of articulation, made us speak.
Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz.You did not hide your (doings) so that your ears or eyes or persons should not testify against you.
Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.Verily there are signs in this for those who reflect.
Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.On a parchment scroll unrolled,
Gök yarılarak, eriyip kızarmış yağ/kırmızıya boyanmış deri gibi bir gül haline geldiği zaman,When the sky will split asunder, and turn rosy like the dregs of annointing oil,
Onun içine atıldıklarında, onun derinden gelen sesini işitirler. Feveran etmektedir o.When they are cast into it, they will hear it roar and raging
Yakar-kavurur deriyi/koparıp götürür kolu-bacağı.That would skin the scalp.
Derin derin düşündü o; ölçtü-biçti.For he had thought and calculated.
İnsan için tablolar/levhalar/ekranlar sunandır o/deriyi yakıp kavurandır o.It glows and burns the skin.
Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;In fact man is a witness against himself,
Şüphesiz ki onlar (Mekkeliler) de Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.They are still suspicious of it and in doubt.
Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve derileri eritilecektir!Which will dissolve everything within their bellies, and their skins.

İlgili Sayfalar