deri ile cümle

deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Then Jonathan and David made a covenant, because he loved him as his own soul.
RAB yukarıdan elini uzatıp tuttu, Çıkardı beni derin sulardan.He sent from on high and he took me. He drew me out of many waters.
Bedenimi kurt, kabuk kaplamış, Çatlayan derimden irin akıyor.My flesh is clothed with worms and clods of dust. My skin closes up, and breaks out afresh.
Bana et ve deri giydirdin, Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.You have clothed me with skin and flesh, and knit me together with bones and sinews.
‹‹Tanrının derin sırlarını anlayabilir misin? Her Şeye Gücü Yetenin sınırlarına ulaşabilir misin?"Can you fathom the mystery of God? Or can you probe the limits of the Almighty?
Onlar gökler kadar yüksektir, ne yapabilirsin? Ölüler diyarından derindir, nasıl anlayabilirsin?They are high as heaven. What can you do? They are deeper than Sheol . What can you know?
Karanlıkların derin sırlarını açar, Ölüm gölgesini aydınlığa çıkarır.He uncovers deep things out of darkness, and brings out to light the shadow of death.
Derisini hastalık yiyecek, Kollarıyla bacaklarını ölüm yutacak.The members of his body shall be devoured. The firstborn of death shall devour his members.
Bir deri bir kemiğe döndüm, Ölümün eşiğine geldim.My bones stick to my skin and to my flesh. I have escaped by the skin of my teeth.
Derim yok olduktan sonra, Yeni bedenimle Tanrıyı göreceğim.After my skin is destroyed, then in my flesh shall I see God,
Derim karardı, soyuluyor, Kemiklerim ateşten yanıyor.My skin grows black and peels from me. My bones are burned with heat.
Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?Can you fill his skin with barbed irons, or his head with fish spears?
Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.He makes the deep to boil like a pot. He makes the sea like a pot of ointment.
Ancak zevkini RABbin Yasasından alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür.but his delight is in Yahweh's law. On his law he meditates day and night.
Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.But the humble shall inherit the land, and shall delight themselves in the abundance of peace.
Yüreğim tutuştu içimde, Ateş aldı derin derin düşünürken, Şu sözler döküldü dilimden:My heart was hot within me. While I meditated, the fire burned: I spoke with my tongue:
Madem sen gönülde sadakat istiyorsun, Bilgelik öğret bana yüreğimin derinliklerinde.Behold, you desire truth in the inward parts. You teach me wisdom in the inmost place.
Yatağıma uzanınca seni anarım, Gece boyunca derin derin seni düşünürüm.when I remember you on my bed, and think about you in the night watches.
Ama canımı almak isteyenler, Yerin derinliklerine inecek,But those who seek my soul, to destroy it, shall go into the lower parts of the earth.
Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim, Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım.I will also meditate on all your work, and consider your doings.
Kendine denizde, Derin sularda yollar açtın, Ama ayak izlerin belli değildi.Your way was through the sea; your paths through the great waters. Your footsteps were not known.
Çünkü bana sevgin büyüktür, Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.For your loving kindness is great toward me. You have delivered my soul from the lowest Sheol .
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.You have laid me in the lowest pit, in the darkest depths.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››I will say of Yahweh, "He is my refuge and my fortress; my God, in whom I trust."
Yaptıkların ne büyüktür, ya RAB, Düşüncelerin ne derin!How great are your works, Yahweh! Your thoughts are very deep.
Yerin derinlikleri Onun elindedir, Dağların dorukları da Onun.In his hand are the deep places of the earth. The heights of the mountains are also his.
Bir deri bir kemiğe döndüm Acı acı inlemekten.By reason of the voice of my groaning, my bones stick to my skin.
RABbin işlerini, Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.These see Yahweh's works, and his wonders in the deep.
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.My knees are weak through fasting. My body is thin and lacks fat.
Koşullarını derin derin düşünüyorum, Yollarını izlerken.I will meditate on your precepts, and consider your ways.
Önderler toplanıp beni kötüleseler bile, Ben kulun senin kurallarını derin derin düşüneceğim.Though princes sit and slander me, your servant will meditate on your statutes.
Saygı ve sevgi duyuyorum buyruklarına, Derin derin düşünüyorum kurallarını.I reach out my hands for your commandments, which I love. I will meditate on your statutes.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.For my brothers' and companions' sakes, I will now say, "Peace be within you."
Derinliklerden sana sesleniyorum, ya RAB,< < A Song of Ascents. > > Out of the depths I have cried to you, Yahweh.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Whatever Yahweh pleased, that he has done, in heaven and in earth, in the seas and in all deeps;
Geçmiş günleri anıyor, Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor, Ellerinin işine bakıp dalıyorum.I remember the days of old. I meditate on all your doings. I contemplate the work of your hands.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.The words of a man's mouth are like deep waters. The fountain of wisdom is like a flowing brook.
İnsanın niyetleri derin bir kuyunun suları gibidir, Akıllı kişi onları açığa çıkarır.Counsel in the heart of man is like deep water; but a man of understanding will draw it out.
İnsanın ruhu RABbin ışığıdır, İç varlığın derinliklerine işler.The spirit of man is Yahweh's lamp, searching all his innermost parts.
Yaralayan darbeler kötülüğü temizler, Kötek iç varlığın derinliklerini paklar.Wounding blows cleanse away evil, and beatings purge the innermost parts.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.For a prostitute is a deep pit; and a wayward wife is a narrow well.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Then I saw, and considered well. I saw, and received instruction:
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.As the heavens for height, and the earth for depth, so the hearts of kings are unsearchable.
Bilgelik denen şey Uzak ve çok derindir, onu kim bulabilir?That which is, is far off and exceedingly deep. Who can find it out?
‹‹Tanrın RABden bir işaret iste; ölüler diyarı kadar derin, gökler kadar yüksek olsun.››"Ask a sign of Yahweh your God; ask it either in the depth, or in the height above."
Etimi, derimi yıprattı, kemiklerimi kırdı.My flesh and my skin has he made old; he has broken my bones.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Our skin is black like an oven, Because of the burning heat of famine.
İsa, ‹‹Yedi kez değil›› dedi. ‹‹Yetmiş kere yedi kez derim sana.Jesus said to him, "I don't tell you until seven times, but, until seventy times seven.
Meryem ise bütün bu sözleri derin derin düşünerek yüreğinde saklıyordu.But Mary kept all these sayings, pondering them in her heart.
Cinler, dipsiz derinliklere gitmelerini buyurmasın diye İsaya yalvarıp durdular.They begged him that he would not command them to go into the abyss.
Petrus uzunca bir süre Yafa'da, Simun adında bir dericinin evinde kaldı.It happened, that he stayed many days in Joppa with one Simon, a tanner.
Petrus, evi deniz kıyısında bulunan Simun adlı bir dericinin yanında kalıyor.››He lodges with one Simon, a tanner, whose house is by the seaside. "
İşte derin sapıklık budur!This is the farthest limit of going astray.
Kitabını oku, bugün nefsin sana hesapçı olarak yeter! (deriz)."Read your ledger; this day you are sufficient to take your own account.
Ağlayarak çeneleri üstüne kapanırlar ve Kur'an onların derin saygısını artırır.And weeping they kneel down, and this increases their humility.
Onunla karınlarının içindekiler ve derileri eritiliyor.Which will dissolve everything within their bellies, and their skins.
Her ümmetten bir şahid çıkarırız: "Delilinizi getirin!" deriz.And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof."
Derilerine: "Niçin aleyhimize şahidlik ettiniz?" dediler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
(Derileri): "Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu.They will answer: "God, who gave all things power of articulation, made us speak.
O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz.We shall ask Hell that day: "Are you full?"

İlgili Sayfalar