Deniz alanı, 15 metre derinlikten daha az bir kıta sahanlığıdır.The entire bay area is shallow at less than 15 meters depth.
Ama asla kendileri mit değildir çünkü derinlikten, kutsal anlamdan ve dini yönden yoksundurlar.He is never abstract but is true to the objects and their divine order.
Deri işine girdi pek tutunamadı.He drank until he could barely stand.
En derin yeri 1025 m olup, güneydedir.Lowest point is at 55 meters, in the south-east part.
Mazı derin vadilerde büyür.It grows in deep peaty soils.
İspanyollar dericiliği Araplardan öğrenmişlerdir.At the same time, the Iberians learnt much from their Arab neighbours.
Hubyar Köyü arazisinin genelinde fizyolojik ve mutlak derinlik mevcut değildir.Safety and effectiveness in the pediatric population in general have not been established.
Biri kefene yazılıdır, biri de ceylan derisine yazılıdır.It is topped by a pediment which contains the figure of a lion.
Krizlerin derinleşmesinde uygulanan bu politikaların da etkisi olduğu görülmüştür.Regulation of these policies are also very difficult to have implemented.
İnsan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenir.The starving people cut pieces from the body and fed themselves.
Derileri boncuk biçimli yuvarlak pullarla kaplı olduğundan boncuklu kertenkele olarak da bilinirler.Steamed pies consisting of a filling completely enclosed by suet pastry are also known as puddings.
Bu sırada pembe deri koyulaşır.Finally, the red weighs in next.
Girişte ön kısmında, yüksek kemerli derin bir niş bulunmaktadır.It is worn with the high part to the fore, the tapering tail behind.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.Messor capitatus main food source is seeds but they also will eat remains of plants and animals.
Çalışmalarında derinliği kaldıran sanatçı katlama bir perspektif uyguladı.Rather, it was an environment in which artists could explore their potential.
Arazi dalgalı yer yer derin vadilerle kaplıdır.The eastern tower is heavily overgrown with vines.
Beyaz yanlı musurlar derin dalgıçlardır.The post-nuclear whorls are sharply angular.
Buffy bölümleri genellikle derin manalar ya da mecazlar barındırmaktadır.Buffy episodes often include a deeper meaning or metaphor as well.
Derin denizlerde balık avlamaktan zevk alıyor.He enjoyed fishing in the ocean.
Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu.There was enormous upheaval.
Derisi kalın olup ufak pullarla kaplıdır.The skin is rough, being covered with small prickles.
"İspanya'da GAL davası derinleşiyor"."Death penalty debate grows in Mexico".
Arabanın içi Accord'unkine çok benzemektedir, ek olarak tahta döşeme ve deri koltuklar vardır.The interior is similar to the Accord's, with wood trim and leather seats available.
Birinci derecede deride yüzeysel zarar bulunur.Varying first heart sound intensity.
Great Lakes ve Finger Gölleri buzulların derinleştirerek oyduğu eski vadilerdi.The Great Lakes and the Finger Lakes were carved by ice deepening old valleys.
Su derinliği maliyetini artırabilir.The demand may have overwhelmed their resources.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.With such thoughts, she cries herself to sleep.
Arkasında derin izler bırakan bu yabancı İsa mıdır, yoksa bir şeytan mı?What, O most high Lord, shall this man do, an exile far from thee?
Tüm vücut derisine yayılarak yüksek ateş ve döküntüye neden olur.This also would have made his entire body resistant to heat and fire.
Derin kanallar ve fiyortlar adaları birbirlerinden ve anakaradan ayırmaktadır.Deep channels and fjords separate the islands and cut them off from the mainland.
İnşaatın temeli 65 metre derinliktedir.The building measures 63 feet deep.
Bizans ipek dokumacılığın etkisi derindi.The influence exerted by Byzantine silk weaving was profound.
Patolojide özellikle, derinin dermis katmanına hasar veren keskin yaralanmayı işaret eder.In pathology, it specifically refers to a sharp injury which damages the dermis of the skin.
Savunması derinlemesine siperlerden oluşuyordu.Their opponents were adopting defense in depth.
Begil’in bundan haberi olunca, derin üzüntüye kapıldı.When Dorothy heard about this, she laughed out loud.
Kaşıntı deride bozulmaya neden olabilir ve nadiren bakteriyel bir enfeksiyona neden olabilir.Itching may cause skin breakdown and uncommonly result in a bacterial infection.
Öldürürseniz deri düşürür.Before they agree to it, they kill the Fallen One.
Penisilinin ilk olarak uygulanacağı şahıslara penisilin deri testi yapmakta fayda vardır.The technique is particularly useful when initial testing for enzyme activity is required.
Çürümüş renkteki derisi, sivilce ve sürekli kokuşmuş kan akan varisli damarlarla kaplıdır.Her bruise-coloured skin, covered in pimples and varicose veins, constantly seeped with foul blood.
Kökler derinlere gider.Watch as the scars become deeper.
Deri kanserlerini tedavi etme yetenekleri de araştırılmaktadır.Research is also being done into their ability to treat skin cancers.
Derin dondurmaya uygundur.It should be well iced.
Bunlar geleneksel olarak sertleştirilmiş ve bazen su geçirmez deri malzemeden yapılmıştır.They are traditionally made of hardened and sometimes waterproofed leather.
Bu yenilgi, Alman halkını derinden üzdü.Russians deeply distrusted the German population.
Normal EKG'de 12 ayrı derivasyonun kaydı yapılır.Studies of protocuneiform indicate twelve separate counting systems used in Uruk.
Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir.It’s a place that wears its history proudly.
Ve yemek yiyebilmeleri için, hep derin tabak gerekiyormuş.And they would have to eat out of bowls in order to eat.
Yalnız bu konuda daha derine inmeden kendimle ilgili bir "sorumluluk reddi"nde bulunayım.So here's a disclaimer about me, though, before we get too deep into this.
Bu gibi insanlara, anestezik mürekkep kullandım derim.To people like this, I point out we use anesthetic ink.
Tamamen yanlış olduğunu düşünürsek, " Bu komik değil. " deriz.If we think it's completely wrong, we say, "That's not funny."
Ve tamamen kabul edilebilir ise, ee tamam komik olan ne? deriz.And if it's completely okay, what's the joke? Okay?
Bu derine işleyen bir karikatür.That is a deeply profound cartoon.
Ben hemen burada yapalım derim.I say we do it here.
Senin derini, su mermerine çeviririm.I will turn your flesh to alabaster
Beynin derinlerinde bir yerlerdedir.And this is deep inside of the brain.
Buradaki benim derim.That's my skin right there.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.I'm going to pierce my skin and run this needle through to the other side.
Sonra da biraz derimin içinden ilerletiyorum, ve öbür taraftan böyle çıkarıyorum.OK, and then just through my skin a tiny bit, and then out the other side like this.
Bu gerçekten benim derim.That really is my skin.
Biz buna satsang nezlesi deriz.We call it satsang flu.