derhal ile cümle

derhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şubat Devriminden sonra sürgünde İsviçre’de bulunan Lenin derhal Rusya’ya dönmek ister.After the February Revolution, Lenin sought to return to Russia as soon as possible.
Tupac derhal hastaneye kaldırıldı.Yakobson was immediately sent to hospital.
Tüm subaylar derhal infaz edilirken askerlere Desimasyon uygulanır.Any commands you type will execute immediately.
Çünkü Atina'ya vardığımızda bizi derhal idam ederlerdi.Once they arrived in Athens they were promptly killed without a trial.
Kocasından frengi kaptıktan sonra derhal onu terk eder.When he learns of her pregnancy, he immediately leaves her.
Mus'ab bunun üzerine sancağı derhal sol eline aldı.Knot is now secure when pulled toward the left.
Alex Kidd derhal yola koyuldu.Alex Trebek Came Back Too Soon.
Derhal yerlilerin yanına dönerek onlara pusulasını geri vermelerini rica eder.So he asks Srija to collect it from him.
Demirel derhal istifa etmelidir" dedi."Loux not going to resign right away".
Onları gözetlemekte olan Xander derhal Willow'un yanına gider.Xander is immediately attracted to Willow.
Derhal kovuldu ve orijinal başrol oyuncusu yeniden işe alındı.She was immediately fired, and the original leading lady rehired.
Yoldaşlarının kaderine tanık olan diğer birimler derhal kaçmaya başladı.Upon seeing their comrades' fate, the next units immediately ran away.
Okul derhal kapatıldı.The school is now closed.
Düşük düzeydeki yardımcı programlar genellikle bu katmanı tamamen atlar ve dosyaları derhal siler.Low-level utilities usually bypass this layer entirely and delete files immediately.
Tasarı, hükümetin tüm kölelerin kurtuluşu için derhal harekete geçmesini de sağladı.The bill also empowered the government to take immediate action for emancipation of all slaves.
Çapraz ateş açacak şekilde konuşlanmış olan Sovyet topçusu derhal karşılık vermiştir.Escaping Soviet POWs would be shot immediately.
Eğer, bir insan tarafından ısırılınırsa, derhal doktora müracaat edilmelidir.If swallowed, call a physician immediately.
İniş modülü derhal uygun iniş doğrultusunu alır.Unloading landing craft according to priority.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.He apologizes and leaves immediately.
Derhal Manchester City'ye kiralandı.He later moved to Manchester City.
Derhal kaçan Kate bir süre sonra endişelenir.Looking troubled, Wesley leaves for a little while.
Eğer lafı kısa kesmemi isterseniz, bence derhal bu duruma son verin.They'd probably be like, "Oh what? No, that's absurd!" It's the same thing!
Buralar derhal korumamız gereken yerler arasında geliyor.These become forthright in places we need to protect.
Eveet derhal bakın.Well, look immediately.
Tabi ki derhal onu aradım.I would love to, but why? So I immediately called her up, of course.
Onun gülümseyen haline derhal geri döndüreceğim.I'll make her return to a smiling face at once...
O vurdu ve derhal girmiş.She rapped and entered promptly.
Konu, elbette derhal ilgimi çekti.And of course, I was immediately intrigued.
Strand. " Üçüncü sağ, dördüncü sol "yanıtladı yardımcısı derhal, kapı kapanır.Strand." "Third right, fourth left," answered the assistant promptly, closing the door.
Derhal alarmı sustur !Turn off the alarm, go!
İşimi bitirir bitirmez derhal ayrılacaktımI planned to leave as soon as I finished.
Tseng Chien, bekle bu çok ciddi bir durum derhal burdan kaçmalısınTseng Chien, wait This is an entangled situation Same words.
*derhal polisle bağlantıya geçin*Please contact the police immediately...
Tseng Chien derhal geri dönmeliTseng Chien has to hurry back
Derhal onu bulun peki hadi...Let's go, bring him with us Yes Go...
Avukatımla karşılaşmak istemiyorsan, benden derhal özür dile!If you don't want to meet my lawyer, you better apologize...
Bu nedenle sen derhal bunu gruplandırmaya başlamalısın.So you might want to immediately start grouping this.
Derhal okul müdürünün odasına yollandım,I was sent straight away to my school principal, and my school principal, a sweet nun,
Derhal. Başka bir seçeneği yok.Instantly, it has no choice.
Sizin gibi yiğitler en iyisini hak eder ! derhalHeroes like you deserve the best! it is coming !
Hazırlarnın derhal ! Saldırın !be ready quick ! attack !
Yahudi multeciler derhal Israil veya diger ulkeler tarafindan kabul edildi ve benimsendi.The Jewish refugees were immediately welcomed and absorbed by Israel or by other nations.
O halde derhal gidip tanýţmalýsýnýz! Komţuluk görevinizi yerine getirmelisiniz!And you must go meet him at once, welcome him to the neighborhood!
Görevi biliyorsunuz ! derhal iş başına !You know the task! per job immediately!
Derhal gemiye koşuşturdum ve sıcak bir duşa girdim.I immediately got rushed onto the ship and into a hot shower.
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler. "Ben buradayım!" Ne yapılabilir ki?Because they look immidiately "But this is nonsens." " I am here ! "
Bana "Yapma.Yavaşlamak için derhal alçal" dedi.And he told me, "Don't do that. Go down immediately in order to slow down."
Sudhir ise derhal konut bölgesine geri döndü.(Laughter)
Burada kalamazsınız... derhal gidin ! hadi!You shouldn't stay here, leave... Go!
Derhal kaçmalısın!Go! Hurry!
Gidip, dünyadaki en çirkin adamı bulup, onunla evlendirin derhal !Come, find her the worst man, and marry her off.
Ben dürüst ve ahlaklı bir adamım, Derhal konuyu kapatalım lütfenI'm a straight forward man, please cut to the point.
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Oh, by the way. You'll want to change those wet rags immediately.
İyi, derhal kovulman anlamına geliyor anladıysan.Well, you understand that this would mean your immediate expulsion.
Derhal Roma'ya gitmek zorundayým.Me pediu uma esmola.
Derhal, Efendimiz.At once, my lord.
Haksızlıklarından dolayı derhal onları yıldırım gürültüsü yakalamıştı.They were struck by lightning then as punishment for their wickedness.
Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.
Derhal büyücüler secdeye kapandılar:Then the magicians fell prostrating in adoration,
Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar.You can make none hear except those who believe in Our signs and have come to peace and submission.

İlgili Sayfalar