derhal ile cümle
derhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un derhal istifa etmesi gerekiyor.Tom needs to resign immediately.
Seni derhal görmeliyim.I must see you at once.
Ben derhal terk ettim.I left right away.
Onun hakkında derhal bir şey yapmanız gerekiyor.You need to do something about that right away.
Onu derhal yaptım.I did it right away.
Korkarım ki ben derhal karar veremem.I'm afraid I can't decide straight away.
Derhal gelmesi için ona yazdım.I wrote to him to come straight away.
Tom'dan derhal gelmesini istedim.I asked Tom to come immediately.
Derhal bir şey yapılmalı.Something must be done right away.
Onu derhal yapmanı istiyorum.I want you to do that right away.
O aradığı genç adamın sesini derhal tanıdı.She recognized immediately the voice of the young man that she had called.
Bana derhal gelmem gerektiğini yazdı.She wrote to me that I should come immediately.
Derhal ofisime gelmeni istiyorum.I want to see you in my office right away.
Tom bunu derhal yapmalı.Tom should do that right away.
Derhal bunu yapmayı kes.Stop doing that right now.
Tom, Mary'e bunu derhal yapmasını söyledi.Tom told Mary to do that right away.
Tom derhal Mary'den ayrılmasını istedi.Tom immediately asked Mary to leave.
Lütfen bunu derhal yap.Please do that right away.
Bunu derhal yapmalısın.You must do that at once.
Bunu derhal yapacağım.I'll do that right away.
Tom derhal bir ambulans çağırdı.Tom called an ambulance immediately.
Tom derhal kararını verdi.Tom made up his mind right away.
Derhal eve gitmeliyim.I need to get home right away.
Bunu derhal yapmanı istiyorum.I need you to do that immediately.
Tom derhal bunu yapmak zorundadır.Tom has to do that at once.
Onu derhal Tom'a yaptıracağım.I'll have Tom do that right away.
Onu derhal yapmaya başlamanı öneririm.I suggest that you begin doing that right away.
Tom bunu derhal düzelttirecek.Tom will have that fixed right away.
Bunu Tom'la derhâl konuşacağım.I'll speak to Tom about that immediately.
Derhal onlara haber salın.Notify them immediately.
Bunu derhal bulmamız gerekiyor.We need to find it in a hurry.
Derhal hastaneye gitmen gerek.You need to go to hospital immediately.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.But when he delivers them they transgress insolently through the earth in defiance of the truth.
Sovyet kuvvetlerinin başkomutanıyla birlikte derhal savaşmayı bırakmanızı emrediyorum.Together with the commander-in-chief of the Soviet forces I order you to stop fighting immediately.
Derhal hastaneye giderler.They leave immediately for the hospital.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Harold was immediately challenged by two powerful neighbouring rulers.
1 Ağustos 1996 tarihinde, Priebke'nin derhal serbest bırakılmasına karar verildi.On 1 August 1996, orders were given for the immediate release of Priebke.
Direnişin derhal kesilmesini emrediyorum.I order the immediate cessation of resistance.
23 Temmuz’da Bizanslılar derhal savunmasız başkenti ele geçirdi.On 23 July the Byzantines quickly captured the defenseless capital.
Manifesto'nun başarıları derhal ve kısa sürdü.Successes of the Manifesto were immediate and short-lived.
Sonuç olarak, Scholarioi ailesi derhal tepki verdi ve imparatoriçeye karşı ayaklandı.As a result, the Scholarioi family reacted immediately and revolted against the empress.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II quickly moved to recapture the Austrian Netherlands.
Derhal acil yardım çağrılmalı.Require immediate assistance.
Serseri derhal asılarak idam edilir.The killer will be hanged soon.
Bu hastalıkların derhal tedavi edilmemesi, maternal veya perinatal mortaliteye neden olabilir.Failure to treat these diseases promptly can lead to maternal or perinatal mortality.
The Point K Birliği tarafından ele geçirildi fakat Nagakawa derhal bir karşı saldırı düzenledi.K Company had captured The Point, but Nakagawa counterattacked.
Almanya, İtalya, Macaristan ve Bulgaristan derhal bazı sınır bölgelerini ilhak etti.Germany, Italy, Hungary, and Bulgaria annexed some border areas outright.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.On his return to Italy, he advanced at once to meet Hannibal.
1908'de Hitler kendisi ile olan dostluğu derhal kesip evsizliğe sürüklendi.In 1908, Hitler abruptly broke off the friendship and drifted into homelessness.
Kaplan derhal gözaltına alınır ve Çeka tarafından sorgulanır.Kaplan was taken into custody and interrogated by the Cheka.
Saldırgan kişi bölük kumandanı tarafından derhal cezalandırıldı.The assailant was immediately punished by the commander of the military base.
Kurt derhal gebe kaldı.The Wolves immediately waived him.
Bu görevlendirme Yüksek Sovyet için kabul edilemezdi ve derhal reddedildi.This appointment was unacceptable to the Supreme Soviet, which emphatically rejected it.
Annesi ve büyük annesi duruma derhâl el koydular.And he listed his mother and wife as dependents.
Bunun üzerine geri çekilme emri derhal geri alınmıştır.Now ceased, though a return is promised.
Rourke bu rolü derhal üstlendi ve oyunculuk yapmaktan çok etkilendi.Rourke got the part and immediately became enamored with acting.
Lenin derhal Kremlin'deki odasına götürüldü.Lenin was taken back to his living quarters at the Kremlin.
Hayvana derhal müdahale edilmelidir.The veterinarian should be contacted immediately.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.The tunnel was quickly sealed with concrete by Israeli police.
Ayrıca derhal erken seçimlere gidilmesini önerdi.The other possibility would have been to call for early elections immediately.