derhal ile cümle
derhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kamptaki SS derhal enterne edilir.SS」개시에 맞춰 활동을 재개.
Derhal Texas'a uçan Walt kardeşi Travis'i alarak Los Angeles'a kendi evine getirir.의사의 연락을 받고 트래비스의 형제 월트가 로스앤젤레스에서 찾아온다.
Çok hızlı yayılım göstermektedir ve saptandığında derhal tedavi edilmelidir.한편 액션 가면은 중상을 입었으나, 치료를 받았기 때문에 빠르게 완쾌된다.
Derhal Manchester City'ye kiralandı.그는 맨체스터 시티 2년차에 부진한 모습을 보였다.
Derhal hastaneye giderler.להגיע לבית חולים באופן מיידי.
Kazadan kurtulan Kaptan Hansson derhal hapse atılır ve mahkemeyi beklemeye başlar.קפטן ספורינג הנסון, שניצל מטביעה, הושלך מיד לכלא והמתין למשפט.
Okul derhal kapatıldı.בית ספר זה נסגר.
Serbest kaldıktan sonra Tupac derhal şarkıları kaydetmeye başladı.עם שחרורו מהכלא, שאקור מיד חזר להקליט שירים.
The Point K Birliği tarafından ele geçirildi fakat Nagakawa derhal bir karşı saldırı düzenledi.פלוגה K כבשה את "הנקודה" אבל נאקאגאווה שלח התקפות-נגד תכופות כדי לכבוש חזרה את השטח.
En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır.היה עוקץ מסוים שהכביד או העיב על ההחלטה להתחיל בעיסוק חדש.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.לאופולד פעל במהירות וכבש מחדש את ארצות השפלה האוסטריות.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.כל השוהים במדורים אלו מתו מיד.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.היא מתקשה להתמודד עם זה ועוזבת.
Düşük düzeydeki yardımcı programlar genellikle bu katmanı tamamen atlar ve dosyaları derhal siler.תוכניות רמה-נמוכה, על פי רוב עוקפות את פונקציית סל המיחזור ומוחקות את הקבצים מיד.
Mus'ab bunun üzerine sancağı derhal sol eline aldı.אהבה נמלטת (Fugit Amor ) על הדלת הימנית.
Arka aksın tekerlekleri kaymaya başlarsa akışkanlı kavrama derhal kilitlenir .לפני תחילת פעולת החישוב הגלגלים ננעלים זה לזה.
Bu güvenle derhal saldırı emri verdiler.מיד התארגנה התקפת נגד.
1908'de Hitler kendisi ile olan dostluğu derhal kesip evsizliğe sürüklendi.בראשית יולי 1908 עזב היטלר בפתאומיות את הדירה וניתק את הקשר עם ידידו לשעבר.
Direnişin derhal kesilmesini emrediyorum.Нареждам незабавното прекратяване на съпротивата.
Sovyet kuvvetlerinin başkomutanıyla birlikte derhal savaşmayı bırakmanızı emrediyorum.Заедно с главния командир на съветските сили, ви нареждам да прекратите огъня.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.При опасност могат да бягат бързо като се скриват под земята.
Çok hızlı yayılım göstermektedir ve saptandığında derhal tedavi edilmelidir.Външният отит лесно се разпознава и се лекува бързо.
Derhal acil yardım çağrılmalı.U isto vrijeme treba pozvati hitnu pomoć.
Yerine derhal General Hans Krebs atandı.Na dužnosti ga je zamijenio general Hans Krebs.
Cüce derhal kurbağa olur.Nadimak je žabice sa Save.
Bunlar derhal tutuklandı ve idam edildi.Odmah su uhićeni i odveli na policiju.
Derhal savaş için hazırlıklara başlanmıştır.Okamžite začala príprava k boju.
Derhal acil yardım çağrılmalı.Je potrebné okamžite vyhľadať lekársku pomoc.
Görevli subay olayı derhal rapor ederek Karl Dönitz'le görüştü.Seržant Kelly hráča ihneď informuje o situácií.
Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı.Uganda potom požiadala zvolať zasadnutie Bezpečnostnej rady OSN.
İniş modülü derhal uygun iniş doğrultusunu alır.Pripravte sa na núdzové pristátie, pripravte sa na núdzové pristátie!
Derhal hastaneye giderler.Potreben je takojšen prevoz v bolnišnico.
Serseri derhal asılarak idam edilir.Črtomira obsodijo na smrt z obešanjem.
Demirel derhal istifa etmelidir" dedi."Damijan nepreklicno odstopil".
İki taraflar da derhal çatışmalara son verecek ve barış için görüşmelere başlayacaklardır.Neprestano bojevanje je izčrpavalo obe strani in začeli sta se pogajati o miru.
Derhal acil yardım çağrılmalı.Takoj moramo poklicati zdravniško pomoč.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Ob nevarnosti se zvijejo v klobčič.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Subarahnoidna krvavitev je nujno stanje in zahteva takojšnje zdravljenje v bolnišnici.
Derhal kaçan Kate bir süre sonra endişelenir.Ud ostane če nekaj časa otrdel.
Eylemcilerin derhal yargılanmadan derhal sürgün cezasına çarptırılmalarını padişahtan istemiştir.Vrhovno sodišče mu je nemudoma odvzelo imuniteto.
Torpido Southland'in sancak baş omuzluğunda infilak etmiş, tekne derhal sancak tarafına yatmaya başlamıştır.Na južni steni se cikel začne v ladji desno spredaj.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Toda Avstrijci so Bratislavo ponovno zavzeli.
Derhal acil yardım çağrılmalı.Reikia skubiai kviesti medicininę pagalbą.
Şubat Devriminden sonra sürgünde İsviçre’de bulunan Lenin derhal Rusya’ya dönmek ister.Po Vasario revoliucijos Leninas norėjo kuo greičiau grįžti į Rusiją.
Bunun üzerine Müttefik kuvvetlerde bulunan Fransız ve İtalyan birlikleri derhal geri çekildi.Vokiečiai ir italai tuo metu jautėsi ramiai.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Kartenos valda buvo apie du kartu didesnė už kaimyninę Platelių valdą.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Pasitarimo dalyviai skubiai išsiskirstė.
Derhal acil yardım çağrılmalı."Meil on vaja kohest sõjalist abi.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II läks kiiresti Austria Madalmaid tagasi vallutama.
Kazadan kurtulan Kaptan Hansson derhal hapse atılır ve mahkemeyi beklemeye başlar.Kapten Söfring Hanson, kes oli laevahuku üle elanud, heideti kohe vangikongi kohut ootama.
Derhal Manchester City'ye kiralandı.Seejärel sai ta Manchesteri aukodanikuks.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Küla jäi peagi tühjaks, paljud algul ellu jäänud surid haavadesse ja nälga.
Derhal Macaristan Kralı ve Bohemya Kralı unvanlarını aldı.Ungari kuningas kandis sellest ajast Böömi kuninga tiitlit.
Tokmak titrerse düşmanın kazma faaliyetinde bulunduğu anlaşılır ve derhal karşı önlem alınırdı.Kardeti, et vaenlasel on vanad positsioonid täpselt teada ja sisse lastud.
Derhal Sankt-Peterburg’a dönerek siyasetin içine katıldı.Hilissuvel asus ta taas Peterburisse.
En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır.Kui vehkleja kõhkleb või viivitab, kaotab ta prioriteedi.
Schuschnigg derhal cevap vererek bu haberlerin yalan olduğunu—ki öyleydi, açıkladı.Schuschnigg teatas selle peale viivitamatult, et teated rahutustest on väärad.
Ayrıca derhal erken seçimlere gidilmesini önerdi.Ka oli ta kindel, et läbirääkimisi vähemalt prooviti alustada.
Okul derhal kapatıldı.Nüüdseks on kool suletud.
Acil servis derhal tedavi gerektiren durumlar içindir.Este servicio de guardia está previsto para aquellos casos que requieran atención médica inmediata.