derhal ile cümle
derhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü Atina'ya vardığımızda bizi derhal idam ederlerdi.Ateenassa Alkibiades tuomittiin poissa ollessaan kuolemaan.
Moskova derhal Irina'yı kaçırdı.Puolivälierissä hän hävisi Irina Falconille.
Derhal Donanma'nın geri çekilmesine karar verildi.Tämä johti pian myös laivueen vetäytymiseen.
Derhal savaş için hazırlıklara başlanmıştır.Sodan valmistelun hän aloitti kuitenkin saman tien.
Doğada bulunmayan XeF4, oldukça reaktiftir ve derhal bozunmak ister.RhF6 on erittäin reaktiivista sekä haihtuvaa.
Derhal tıbbi yardım sağlanır (112).Kiireellisessä hätätilanteessa soita 112 pelastustoimi.fi.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.Israelin poliisi muurasi käytävän nopeasti umpeen.
Derhal hastaneye giderler.Hänet kuljetettiin välittömästi sairaalaan.
Okul derhal kapatıldı.Akatemia lakkautettiin pian.
En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır.Vakava masennus tai mania alentavat toimintakykyä selvästi.
O derhal uyudu.Hän nukahti heti.
Almanya, İtalya, Macaristan ve Bulgaristan derhal bazı sınır bölgelerini ilhak etti.Η Γερμανία, η Ιταλία, η Ουγγαρία και η Βουλγαρία προσάρτησαν ξεκάθαρα ορισμένες παραμεθόριες περιοχές.
Karara göre Rusya I. Dünya Savaşından derhal çekilmektedir.Σκόπευε στην άμεση αποχώρηση της Ρωσίας από τον Α΄ Παγκόσμιο Πόλεμο.
Yerine derhal General Hans Krebs atandı.Τον διαδέχεται ο Στρατηγός Χανς Κρεμπς.
Derhal hastaneye giderler.Μεταφέρθηκε γρήγορα στο νοσοκομείο.
Tesla derhal istifa eder.Ο Τόμας Μορ παραιτήθηκε αμέσως.
Şubat Devriminden sonra sürgünde İsviçre’de bulunan Lenin derhal Rusya’ya dönmek ister.Μετά την Φεβρουαριανή Επανάσταση ο Λένιν επιδίωξε να επιστρέψει στην Ρωσία όσο το δυνατόν συντομότερα.
Adam gruptan silahlarını ve ayakkabılarını bırakıp orayı derhal terk etmelerini ister.Διέταξε να του αφαιρέσουν τα υποδήματα και τα πήρε πριν φύγει.
Bu amaçla 1990'lı yıllarda özelleştirilen büyük işletmelerin derhal kamulaştırılması gerekmektedir.Σχέδια για μία αρκετά ρεαλιστική διασκευή θα έπρεπε να περιμένουν μέχρι τα 1990s για να πραγματοποιηθούν.
Derhal savaş konseyini topladı ve durumu, derhal saldırıya geçilmesinin zorunlu olduğu şeklinde koydu.Τους συμβουλεύτηκε, αν έπρεπε να προχωρήσει και να αρχίσει αμέσως την επίθεση.
Cüce derhal kurbağa olur.Η αιγίδα καταλήγει σε φίδια.
Hadiseyi gören dalkavuklar derhal dağıldı.Τα επακόλουθα αυτής της συμμαχίας φάνηκαν αμέσως.
Hayvana derhal müdahale edilmelidir.Η επέμβαση πρέπει να είναι άμεση.
II. Meşrutiyetin ilânından sonra derhal seçimlere gidildi.Η Εφημερίδα έκλεισε αμέσως μετά τις Εκλογές.
Olaylar derhal pek çok ülkede tepkiyle karşılandı.Έτσι έγιναν αμέσως αντιπαθητικοί στον πολύ κόσμο!
Derhal eve gitmek zorundayım.Αμέσως πρέπει να πάω στο σπίτι.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Når de opholder sig på jorden (hvilket sjældent sker), så bevæger de sig ved at hoppe på bagbenene.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Harold blev imidlertid straks udfordret af to magtfulde regenter fra nabolande.
1908'de Hitler kendisi ile olan dostluğu derhal kesip evsizliğe sürüklendi.I 1908 sluttede Hitler brat venskabet og blev hjemløs.
Derhal hastaneye giderler.De blev umiddelbart sendt til sygebarakken.
Bunlar derhal tutuklandı ve idam edildi.Han blev straks pågrebet og henrettet.
Derhal kaçan Kate bir süre sonra endişelenir.Når Sora kommer i farer bliber han spilbar for et øjeblik.
Ciddi anafilaktik reaksiyonlarda epinefrin ile derhal acil tedaviye başlanılması gerekir.Ved livstruende anafylaktisk shock iværksættes hurtigst muligt behandling med adrenalin.
Gümrük Motoru derhal şamandıranın yanına geldi.Motortrafikvejen ender i Oddenvej ved Lumsås.
Derhal geriye dönerek sazlıkların arasına saklanırlar.De stikker hurtigt af tilbage til Beserkø.
Manifesto'nun başarıları derhal ve kısa sürdü.Perioden i Vejle blev kort og spektakulær.
Derhal geliyorum.Jeg kommer straks.
Yerinde olsam derhal eve giderim.Hvis jeg var dig så ville jeg straks gå hjem.
Ancak Harold'un iktidarı derhal güçlü iki komşu ülke tarafından sorgulanır.Imidlertid ble Harald Godwinson øyeblikkelig utfordret av to mektige naboherskere.
Derhal hastaneye giderler.Han blir fort sendt til sykehus.
Derhal acil yardım çağrılmalı.De vil trenge øyeblikkelig medisinsk behandling.
Bunlar derhal tutuklandı ve idam edildi.Han ble umiddelbart fanget og henrettet.
Derhal Manchester City'ye kiralandı.Dette er senere blitt avvist av Manchester City.
Okul derhal kapatıldı.Skolen er nå nedlagt.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.Da han kom tilbake til Italia rykket han umiddelbart frem for å møte Hannibal.
Kaplan derhal gözaltına alınır ve Çeka tarafından sorgulanır.Kaplan ble fakket og forhørt av tsjekaen, antagelig under tortur.
1 Ağustos 1996 tarihinde, Priebke'nin derhal serbest bırakılmasına karar verildi.Priebke ble derfor frifunnet på alle punkter den 1. august 1996.
Hanno'nun beklediği rüzgar 10 Mart sabahı görüldü ve Kartaca Filosu derhal yelken açtı.Om morgenen 10. mars blåste vinden i favør Karthago, og Hanno heiste umiddelbart seil.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.Han tar den og skynder seg derifra.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold segera mencoba merebut kembali Belanda Austria.
Almanya, İtalya, Macaristan ve Bulgaristan derhal bazı sınır bölgelerini ilhak etti.Jerman, Italia, Hongaria, dan Bulgaria menganeksasi beberapa daerah perbatasan di luar.
Cüce derhal kurbağa olur.Dari telur langsung menetas menjadi katak.
Derhal hastaneye giderler.Dia kemudian diangkut secepatnya ke rumah sakit.
Bunun üzerine derhal alarm verildi.Ia dilantik dengan segera.
O da derhal oluverir."Lakukanlah hal itu dengan segera!".
Bunun üzerine geri çekilme emri derhal geri alınmıştır.Maka dari itu mereka kemudian memutuskan untuk mundur.
Bunlar derhal tutuklandı ve idam edildi.Dia dipenjara dan dieksekusi dengan cepat.
Hayvana derhal müdahale edilmelidir.Otoritas Palestina segera berdiri.
Derhal hastaneye giderler.Anh vội đến ngay bệnh viện.
Kartaca, en az 55 ağır savaş gemisini İtalya ve Sicilya'da yapılacak harekâtlar için derhal seferber etmiştir.Carthage huy động ít nhất 55 tàu quinquereme cho cuộc tập kích vào Ý và Sicilia.