derhal ile cümle
derhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yeşil kartsız yakalanan yabancılar derhal tutuklanıyor ve sınır dışı edilmeyi bekliyor.Immigrants found without a green card are immediately arrested and await deportation.
Fakat Anayasa Mahkemesi derhal buna bir yasa tasarısı önerebileceği şeklinde yanıt verdi.But the Constitutional Court immediately responded the government could only propose a draft law.
Hırvatistan Turizm Bakanlığı Corkoviç'in yazısına bir basın bildirisiyle derhal tepki gösterdi.Croatia's Ministry of Tourism reacted swiftly to Corkovic's article in a press release.
Perşembe günkü bombalı saldırı hakkında derhal soruşturma açıldı.An investigation into Thursday's bombing attack was launched immediately.
2004 sonunda beklenen yeni işsizlik dalgasıyla, Yunanistan'ın sorunu derhal ele alması gerekiyor.With a new surge of unemployment predicted after 2004, Greece must deal with the problem swiftly.
Türkiye İsrail büyükelçisini derhal geri çekti ve üç askeri tatbikatı iptal etti.Turkey immediately withdrew its envoy to Israel and called off three military drills.
Bosnalı Sırp Milletvekillerinden Karadziç'e Derhal Teslim Ol ÇağrısıBosnian Serb Lawmakers Urge Karadzic to Surrender Immediately
SETimes'a konuşan Kar, "Türk firmalarını derhal eğitmemiz ve teşvik etmemiz gerekiyor." dedi."We should focus on educating and encouraging Tuorkish companies right away," he told SETimes.
Polis ve jandarma derhal seferber edilerek düzen yeniden sağlandı.Police and gendarmes were quickly mobilised to maintain peace.
Sırbistan durumdan memnuniyetsizliğini derhal dile getirerek büyükelçilerini geri çağırdı.Serbia immediately expressed its displeasure and recalled its ambassadors.
"Gençler ülkeyi terk ediyor, derhal harekete geçmeliyiz.""The young are leaving the country and we must act immediately."
Uluslararası Toplumdan Kosova'daki Şiddeti Derhal Durdurma ÇağrısıInternational Community Urges Immediate End to Violence in Kosovo
Türk lider Erdoğan'dan Kaddafiye 'derhal istifa et' çağrısıTurkey's Erdogan urges Gaddafi to quit immediately
Ankara'nın Bulgar makamlarını barajları derhal kapatmaya çağırdığı bildiriliyor.Ankara has reportedly urged Bulgarian authorities close the dams immediately.
Ancak yetkililer, savaş suçu zanlılarının yakalanması için derhal harekete geçilmesini söyledi.But they also called for quick action to capture wanted war crimes suspects.
Polisin derhal ablukaya aldığı bölgeye itfaiye ekipleri gönderildi.Firefighters rushed to the area, which police immediately closed off.
Bunu derhal bir dizi tutuklama izledi.A series of arrests immediately followed.
Gerek SC hükümeti gerekse muhalefet derhal belgenin iptalini talep ettiler.Both the RS government and the opposition immediately demanded the document's annulment.
İtiraz geri çevrildiği takdirde, Salı günü alınan karar derhal yürürlüğe girecek.If the appeal is rejected, Tuesday's judgment will enter into force immediately.
Haradinay derhal istifa ederek gönüllü olarak Lahey'e gitti.Haradinaj resigned immediately and travelled voluntarily to The Hague.
Türkiye, herhangi bir şekilde 'özel statü' fikrini derhal reddetti.Turkey immediately rejected the idea of any kind of "special status".
Yunanistan Maliye Bakanlığı derhal söylentileri yalanladı.The Greek Finance Ministry immediately denied the speculations.
Çalışanlar, ülkeden giriş çıkış işlemlerinin aksamaması için derhal değiştirildiler.The workers were immediately replaced so entry into and exit from the country continued, unhampered.
Yerel Sırplar derhal kaygılarını dile getirdiler.Local Serbs immediately expressed concern.
Ancak Rusya belgeyi derhal reddederek veto yetkisini kullanabileceğini ileri sürdü.But Russia immediately rejected the document and suggested it might exercise its veto power.
Haradinay görevinden derhal istifa etmiş ve kendi isteğiyle Lahey'e teslim olmuştu.He resigned immediately and surrendered voluntarily to The Hague.
Yapılan çağrıya bir Puma helikopteri, bir firkateyn ve iki destroyer derhal cevap verdi.A Puma helicopter, a frigate and two destroyer ships responded to the call immediately.
Her iki grup da derhal ABD'nin terör listesine alındı.Both successor groups were placed immediately on the US terror list.
Arkadaşları dalıcıyı tekneye çıkararak derhal en yakın doktora götürdüler.Friends pulled him into a boat and rushed him to the nearest doctor.
Polis derhal Zagreb'in dört bir yanında yollara barikat kurdu.Police immediately set up roadblocks throughout Zagreb.
Ancak Kosovalı Arnavut tarafı bu fikri uygunsuz bularak derhal reddetti.But the Kosovo Albanian side immediately rejected the idea, calling it inappropriate.
Ancak Kosovalı etnik Arnavut liderler fikri uygunsuz bularak derhal reddettiler.Kosovo's ethnic Albanian leaders, however, immediately dismissed the idea as inappropriate.
Yerleşim birimi derhal karantinaya alındı.The locality was put under quarantine immediately.
Bu hastalıkların derhal tedavi edilmemesi, maternal veya perinatal mortaliteye neden olabilir.Failure to treat these diseases promptly can lead to maternal or perinatal mortality.
Kaçmaya çalışan savaş esirleri derhal vurulur.Prisoners of war attempting escape are to be fired on without previous challenge.
Dillon derhal Capt. West Los Angeles Karakolundan LE Christensen'e bildirdi.Dillon immediately notified Capt. L. E. Christensen of West Los Angeles Police Station.
Ancak, Letonya devletinin derhal ilan edilmesi akıllıca değildir.However, the immediate proclaiming of Latvian state is unwise.
Aile derhal Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşti ve Pennsylvania Eyalet Koleji'ne yerleşti.The family promptly relocated to the United States, settling in State College, Pennsylvania.
Derhal idama mahkum edildi ve diğer dört suikastçi ile birlikte asıldı.He was promptly condemned to death, and was hanged along with four other conspirators.
Depremden sonra Bükreş'in derhal yeniden inşa emrini veren Prens Konstantin Ypsilantis .Prince Constantine Ypsilantis, who ordered Bucharest's immediate restoration after the earthquake.
Depremden sonra Konstantin Ypsilantis, Bükreş'in derhal yeniden inşasını emretti.After the earthquake, Constantine Ypsilantis ordered the immediate restoration of Bucharest.
Yetkililer derhal 14 gün boyunca gemideki tüm yolcuları izole etmeye karar verdiler.[1]The authorities immediately decided to isolate all passengers on board for 14 days.[1]
[Şarkının sözleri] derhal gelecek zamanda, sürekli bekleyen bir isyan durumunda geçiyor".[3]It's set in the immediate future tense, a condition of permanently impending insurrection".[3]
El-Muntasir'in ölümü, askeri harekatın derhal sona ermesiyle sonuçlanmadı.The death of al-Muntasir did not immediately result in the termination of the military campaign.
Minnesota Yasama Meclisi yanıt olarak derhal harekete geçti.The Minnesota Legislature moved immediately in response.
Kaptan Khowyter'in uçağı neden derhal tahliye edemediği bilinmiyor.Why Captain Khowyter failed to evacuate the aircraft promptly is not known.
Bunlardan herhangi biri meydana gelirse, derhal veterinerinize başvurun.Should any of these occur, contact your veterinarian immediately.
Onlarla işbirliği yapmalı ve devrim sırasında veya sonrasında derhal tasfiye etmeliyiz.We should collaborate with them and liquidate immediately during, or after, the revolution.
Nasır, Amir'e derhal Şam'a dönmesini emretti.Nasser ordered Amir to return to Damascus immediately.
Fransızlar bölgedeki yerel Arap hükümetlerini derhal feshetti.The French immediately dissolved the local Arab governments in the region.
Kuvvetli, 1920'de Suriye'yi kontrol altına alan Fransızlar tarafından derhal ölüme mahkum edildi.Quwatli was immediately sentenced to death by the French who took control over Syria in 1920.
Halife olarak El-Mu'tasım, Me'mun'un Tyana'daki askeri üssünün derhal dağıtılmasını emretti.As Caliph, Al-Mu'tasim promptly ordered the dismantling of al-Ma'mun's military base at Tyana.
Uluslararası Af Örgütü derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.[2][3]Amnesty International has called for his immediate liberation.[51][52]
İkincisinin Şiraz'a gitmesi, İzzüddevle'nin itaatini derhal geri çekmesine neden oldu.The latter's departure for Shiraz prompted Izz al-Dawla to immediately revoke his subservience.
Yerinde olsam derhal eve giderim.Wenn ich du wäre, würde ich sofort heimgehen.
Onu derhal unut.Vergiss das sofort!
O ve ben birbirimizi anlamak zorundayız ve bu derhal olmalı.Sie und ich müssen einander verstehen, und das unverzüglich.
Hepsi derhal taksiye bindi.Sie stiegen alle sofort ins Taxi.
Derhal döneceğini söyledi.Sie sagte, sie werde umgehend zurückkehren.
Bu derhal durdurulmalı.Dies muss sofort gestoppt werden.