dere ile cümle
dere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Günümüzde, Yunan tarihinin son derece tartışmalı bir figür olmaya devam etmektedir.To this day Metaxas remains a highly controversial figure in Greek history.
Ayrıca bu derecesi tüm zamanların en hızlı ikinci derecesidir.This once again made Foster the second-fastest hurdler of all time.
Dünyadaki çoğu bungee jumping kulübünün son derece iyi güvenlik sicilleri vardır.Almost every island of Aegean has a sousta dance.
Erişim tarihi: 12 Haziran 2007. ^ "DEREK SHERINIAN: More Solo Album Details Revealed"."Vixen Vocalist Janet Gardner: More Solo Album Details Revealed".
Yarıiletkenlerde doping derecesi, iletkenlikte büyük bir fark yaratıyor.The degree of doping in semiconductors makes a large difference in conductivity.
Bunun üzerine kral, bütün gücünü derebeylerine karşı kullandı.At that point the warriors have given their everything to their master.
İyi derecede Arapça bilmektedir.He also had a knowledge of Arabic.
Bu sebeple son derece radyoaktiftir ve zararlıdır.However, it is still thermally hot, highly radioactive, and potentially harmful.
Hafif ve son derece sağlamdır.Extremely small and lightweight.
Aerobiğin ünü önemli derecede artmıştır.Aircraft efficiency increases with height.
Bir evim var dere kenarında, Ulu çınar ağacının yanında...They live in a semidetached house at the foot of a tree.
90 Derece Doğu Gölü ya da 90°D Gölü Antarktika'da buz altında bir göl.90 Degrees East, also known as 90°E Lake, is a lake in Antarctica.
Helsinki Üniversitesi'nde Sosyal Psikoloji alanında yüksek lisans derecesi almıştır.She has a Master's degree in Social psychology from the University of Helsinki.
Her paralel aralığı bir enlem derecesidir.Each equivalence class corresponds to a dimensionality.
Askerliği sırasında ikinci derece Üstün Hizmet Madalyası verilmiştir.He was twice awarded the Army Distinguished Service Medal during the war.
Karşılaşmanın ilk yarısı son derece gergin geçti.At his first fight, Price appeared very nervous.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.When the sauna is hot enough, the fire is allowed to die and the smoke is ventilated out.
Son derece akıcı İtalyanca ve Türkçesi olan Perihan toplamda beş dil bilmektedir.Fluent in Italian and Turkish, Romalı Perihan speaks five languages.
Manor Kabri Lisesi’nden dereceyle mezun oldu.He graduated with distinction from Manor Kabri High School.
Bunu yanında tüketicilerin hizmet kalitesi kriterleri ve önem dereceleri saptanmaya çalışılmıştır.Prices thus can be set by the buyers along with quality criteria.
2000 Yaz Olimpiyatları'nda kaydettiği kişisel en iyi derecesi 67,51 metreyle gümüş madalya kazandı.At the 2000 Summer Olympics she won the silver medal with a personal best of 67.51 m.
Çok iyi derecede İngilizce konuşabilmektedir.He is able to speak good English.
Bu derece güçlü bir imparator olmasına rağmen ölümden çok korktuğu bilinirdi.He was so strict that even Principal Storms was afraid of him.
Normal sezona 1-10'luk dereceyle başladıktan sonra baş antrenör PJ Carlesimo görevinden kovuldu.After starting the season 1–4, coach Brown was fired.
Günümüzde, çevresinde yoğun yerleşim bulunan derenin kenarları geçmişte geniş çayırlarla kaplıydı.Before this, the land on which the lake now sits went through several complex stages.
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.It relied on its immense thickness for strength.
Mavi Durum'un başlarında son derece hızlı bir ilerleme sağlanmıştı.All along the front rapid progress was being made.
Derelerde özellikle kaplumbağa sayısı çoktur.Three species of turtles are particularly notable.
Birinci derecede deride yüzeysel zarar bulunur.Varying first heart sound intensity.
2004 yılında 9:01.59'luk derecesiyle 3000 metre hendekli koşuda dünya rekoru kırdı.In July 2004 she ran 3000 metres steeplechase in a new world record of 9:01.59 minutes.
Buranın mikrokliması son derece lezzetli, kaliteli meyve ve sebze yetiştirmeye olanak sağlamaktadır.An example of this might be the subjective quality of fine food and wine.
Dış dünyaya karşı son derece sivri dilli ama göstermemeye çalışsa da ailesine çok düşkün.The film has an old world charm about it and will certainly appeal to the families.
Fenerbahçe forması giyen sporcu yapmış olduğu derecelerle bilinmektedir.There is some debate over when Torquay Athletic formed.
Fırlatma düzeneği 360 derece yanal ve (+)/(-) 20 derece dikey açılarda hareket edebilmekteydi.The launcher post can traverse through 360 degrees horizontally, and +/− 20 degrees in elevation.
1984'te yüksek şeref derecesiyle mezun oldu.He graduated with Honours in 1984.
Ve yine CI’daki gibi CC hesaplamarının da dereceleri vardır (CCSD, CCSDT gibi).This gives similar results to CCSD(T).
Androjenlerin cinsiyet kimliğini önemli derecede etkilediğine dair bir kanıt yoktur.The potential for androgen addiction remains to be determined.
1913'te, bir doktora derecesi aldı ve tam bir tıp doktoru olarak ruhsat almıştır.On 23 May 1913, he obtained a doctoral degree and was fully licensed as a medical doctor.
Örneğin, su 0 derecede donar.It is inclined at 10°.
Bu, şeytanları öldürmüyor ama yüksek derecede acı veriyor.Although this does not kill the prisoners, it is a very gruesome torture.
En düşük sıcaklık -45 derecedir.The most probable impact angle is 45 degrees.
Bu olay türün teşhis edilmesini son derece zorlaştırır.This makes the model identification more difficult.
Ayrıca dereler de kurumuştur.Thefts also increased.
2006'da, ÖSS'de il ve Türkiye genelinde birçok derece sahibi öğrenci mezun edilmiştir.By 2006 the student demographics became majority Latino and Hispanic.
Önce Kağıthane Deresinin akış yolu değiştirildi.The desktop wallpaper was changed.
Bu husus ,sonuçta, kumaşın tutum özellikleri bakımından son derece önemlidir.This is a very laborious process because of the sheer size of these pots.
Ilımlı yağışta derecik akışı kaya parçalarını eğim aşağı 9 cm çapı taşıyabilir.In a moderate rainfall, rill flow can carry rock fragments up to 9 cm in diameter downslope.
Bölge önemli derece özerk yetkilere sahiptir.The elders exercise a high level of authority.
Fakat bu görüşlerin hiçbiri kesinlik derecesine sahip değildir.But none of these definitional elements is one-dimensional.
Olayın bu derecede duyulması Japon Karşıtı Gönüllüler Ordusu'na katılımı da arttırdı.The publicity inspired more volunteers to enlist in the Anti-Japanese Volunteer Armies.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.They are found most often in infants and children.
Üsküp’te birkaç dere, Vardar’a karışır.In particular, the major movements are incoming into Varese.
Son derece hızlı hareket ederek ordunun başında Tebriz üzerine yürüdü.This act quickly pushed the Allied army into her grave.
1930'lu yıllar dünya tarihi açısından son derece önemliydi.The 1930s served as a very important decade to the society's history.
Irmaklar, dereler, çaylar yani akarsular bir anlığına durur, sonra tekrar akmaya başlarlar.I need layers, holes, I pile things up, then I begin to erase.
Eğitim durumu orta derecededir.Label of education is average here.
Bir tür derebeyliğin izleri eskilerden geriye kalan.The remains of a motte of an ancient castle.
Çinli oyuncular tek erkekler ve bayanlar kategorilerinde en üst dereceleri almışlardır.Men Women Canada has qualified a men's and's women's teams.
Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi.Yoshifusa was indeed a very capable leader.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.He appreciates people who work hard for others.