Aaron çocukluđunda ani ruh hali deđiţimi, depresif nöbetler gibi ađýr depresyon sayýlabilecek ţeyler yaţamadý.لم يسبق في طفولة آرون أن عانى من تقلبات مزاجية عادة أو نوبات اكتئاب .أو أي شيء يمكن أن أصفه أنه اكتئاب حاد
Aaron çocukluđunda ani ruh hali deđiţimi, depresif nöbetler gibi ađýr depresyon sayýlabilecek ţeyler yaţamadý.うつ病エピソード、「重度の抑うつ」と いったものに見舞われたことはないですね、 でも彼はうつ状態になったのでしょう。 人は誰でもうつ状態になります。
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Aber so sehr ich ein Künstler bin, bin ich auch als bipolar diagnostiziert.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Ale kromě toho mi zjistili, že jsem maniodepresivní.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Amellett, hogy előadóművész vagyok, bipolárisként diagnosztizáltak.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Dincolo de faptul că sunt artist, am fost, de asemenea, diagnosticat cu tulburare bipolară.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Jednak oprócz bycia performerem mam również zdiagnozowane zaburzenia afektywne dwubiegunowe.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.하지만 연기자인 것 말고도, 저는 또한 조울증으로 진단받았습니다.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mais en plus d'être un acteur, j'ai aussi été diagnostiqué bipolaire.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Ma pur essendo un artista mi hanno diagnosticato una forma di bipolarismo.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mas muito além de ser um artista, fui diagnosticado como sendo bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Men jag uppträder inte bara, utan är också diagnostiserad som bipolär.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mientras me desempeñaba como artista fui diagnosticado con trastorno bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Mutta sen lisäksi että olen esiintyjä, minun on myös diagnosoitu sairastavan kaksisuuntaista mielialahäiriötä.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Naast performer, ben ik ook gediagnosticeerd met bipolaire stoornis.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Okrem toho, že som umelec, som taktiež diagnostikovaný bipolárnou poruchou.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Selain menjadi seorang pemain sandiwara, saya juga didiagnosa menderita bipolar.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Thế nhưng cùng với việc là một nghệ sĩ biểu diễn, tôi cũng là một người bị chẩn đoán rối loạn lưỡng cực.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Αλλά άλλο τόσο όσο είμαι ερμηνευτής, έχω επίσης διαγνωστεί διπολικός.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Але, окрім того, що я актор, у мене також діагноз біполярного розладу.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Но моей артистичности сопутствует диагноз биполярного расстройства.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.Но освен изпълнител, аз съм човек, на когото е поставена диагноза биполярно афективно разстройство.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.אבל בנוסף ללהיות מבצע, אני גם מאובחן כביפולארי.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.لكن بقدر ما أنا فنان إستعراضي، تم تشخيصي كمريض بالاضطراب ثنائي القطب.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.それ以前に二重人格だと 診断されています
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.A további oldalon az ágyneműt nyomottak voltak, mintha valaki a közelmúltban ott ült.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Auf der andern Seite das Bettzeug waren deprimiert, als ob jemand vor kurzem hatte da sitzen.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.De l'autre côté de la literie étaient déprimés, comme si quelqu'un avait été récemment assis là.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Di sisi lebih lanjut seprai mengalami depresi seperti jika seseorang baru saja duduk di sana.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.En el lado más la ropa de cama estaban deprimidos, como si alguien había sido recientemente sentado allí.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.누군가가 최근에 있었다면 같이 추가로 측면에 침구는 우울했다 거기 앉아서.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Na ďalšej strane sú lôžkoviny depresívne, ako by niekto v poslednej dobe sedí.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Na další straně jsou lůžkoviny depresivní, jako by někdo v poslední době sedí.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Na drugim brzegu pościeli uległy jakby ktoś niedawno siedzi tam.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Na nadaljnje strani so bili posteljnina depresivni, kot če bi nekdo pred kratkim sedel tam.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.No lado mais as roupas de cama estavam deprimidos como se alguém tivesse sido recentemente sentado lá.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Op de verdere kant de dekens waren gedrukt, alsof iemand had onlangs zitten.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.På ytterligare sidan sängkläderna var deprimerade som om någon hade nyligen blivit sitter där.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Pe partea de lenjerii de pat în continuare au fost deprimat ca şi cum cineva ar fi fost recent Şedinţa acolo.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Sen lisäksi puolella vuodevaatteet olivat masentuneita kuin joku oli hiljattain istuu siellä.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Sul lato ulteriormente le lenzuola erano depressi come se qualcuno avesse di recente seduto lì.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Về phía tiếp các bedclothes bị trầm cảm như nếu một người nào đó đã được gần đây ngồi ở đó.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.Από την πλευρά περαιτέρω τα κλινοσκεπάσματα ήταν κατάθλιψη σαν κάποιος να είχε πρόσφατα κάθεται εκεί.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.На по-нататъшното страна на спално бельо са били депресирани, ако някой е бил наскоро седи там.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.На той стороне постельное белье были подавлены, как будто кто-то в последнее время сидит.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.На тому боці постільна білизна були пригнічені, наче хтось останнім часом сидить.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.على الجانب مزيد من الاكتئاب ووسائد كما لو أن أحدهم قد تم مؤخرا يجلس هناك.
Birisi son zamanlarda sanki daha fazla yan yatak örtüleri depresif orada oturuyor.そこに座って。 それから彼は彼が低い声で"、グッド天を言うのを聞いたていた奇妙な印象を持っていた! -
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."afogar" , porque um pirata depressivo pode se afogar.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."annegare", perchè un pirata depresso potrebbe decidere di annegarsi
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian dice 'Ahogarse' porque un pirata deprimido podría ahogarse él mismo.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian dit 'noyé' car un pirate dépressif pourrait se noyer.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Damian siger: "drukne"... ... for en deprimeret pirat kunne godt drukne sig selv.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."drunkna", eftersom en deprimerad pirat skulle dränka sig.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."hukkua", koska masentunut merirosvo saattaa hukuttaa itsensä.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.Omdat een depressieve piraat zichzelf zou kunnen verdrinken
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."tenggelam", karena seorang bajak laut yang depresi kemungkinan akan menenggelamkan dirinya.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."tonąć", ponieważ pirat z depresją mógłby się utopić.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir."утопиться", потому что пират в депрессии мог бы утопить себя.
"boğulmak" diyor, çünkü depresif bir korsan kendini boğabilir.ティムは「ロックコンサートのスタッフ」と言いました、だってロックコンサートのスタッフってみな海賊みたいでしょ