Bir de depremler var, yaklaşık her beş senede bir bu alanın tamamını silen yanardağ patlamaları var.Und dann gibt es Erdbeben und die Vulkanausbrüche etwa alle fünf Jahre, die das ganze Gebiet völlig zerstören.
Bir de depremler var, yaklaşık her beş senede bir bu alanın tamamını silen yanardağ patlamaları var.Và rồi động đất xảy ra sau đấy là sự phun trào núi lửa, trình tự mỗi 5 năm 1 lần hoàn toàn quét sạch vùng đó
Bir de depremler var, yaklaşık her beş senede bir bu alanın tamamını silen yanardağ patlamaları var.ואז יש רעידות אדמה, ואז התפרצות געשית בקצב של פעם בחמש שנים וזה מוחק את כל האזור.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Du är kapabel av att orsaka en sån stor smärta hos någons hjärta, då ksn du vara kapabel åt det.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Du er i stand til at forårsage så stor en sum smerte til et menneskes hjerte, så være i stand til det..
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Esti capabil sa cauzezi atata durere inimii cuiva, atat de capabil sa cauzezi asta.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Jij bent in staat om iemand veel hartzeer te bezorgen, je bent zo bekwaam daarin.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Jsi schopný způsobit takovou spoustu bolesti něčímu srdci, takže jsi schopný způsobit i tamto.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Kau mampu membuat seseorang merasakan sakit hati yang mendalam, sangatlah berkemampuan untuk melakukannya.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.사람 마음에 그래 상처를 주니까 짧기 지나갈 일도 이래 커지는거 아이가!
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Nawet do tego.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Sei in grado di causare un così grande dolore nel cuore di qualcuno, così capace di causare questo
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Sinä olet saanut aikaan niin suuren tuskan jonkun sydämeen, joten olet saanut aikaan sen.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Si schopný spôsobiť niekomu takú bolesť v srdci, tak prečo by si nemohol spôsobiť...
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Te képes vagy hatalmas szívfájdalmat okozni, így erre is képes lehetsz.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Είσαι ικανός να προκαλέσεις τόσο μεγάλο πόνο στη καρδιά αλλού, τόσο ικανός να προκαλέσεις αυτό
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Если ты способен причинять такую боль чужому сердцу, то способен и на это.
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.Ти си способен да дадеш толкова голяма болка в сърцето на някой, затова способен си и на зем...
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.אתה מסוגל לגרום לכזאת כמו גדולה של כאב בלבו של מישהו,ולכן אתה גם מסוגל לגרום לזה
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.أنت قادر على أن تسبب الكثير من الألم لقلب الشخص ,قادر جداً على القيام بذلك
Birisinin kalbine böylesine büyük bir acı verecek kabiliyettesin,yani bu depreme de neden olabilirsin.分かった! お金を出せばいいんだろ?
Bir yerde deprem oluyorsa genellikle ölçüm yapılan deprem merkezinde oturuyor olmuyorsun.Eli jos jossain on maanjäristys, mittauspiste ei ole aina täsmälleen episentrumissa.
Bir yerde deprem oluyorsa genellikle ölçüm yapılan deprem merkezinde oturuyor olmuyorsun.만약 당신이 지진을 경험하게 된다고 하더라도, 그것을 측정하는 장소가 언제나 진원의 바로 위에서는 아닐 것입니다
Bir yerde deprem oluyorsa genellikle ölçüm yapılan deprem merkezinde oturuyor olmuyorsun.فاذا كان هنالك هزة ارضية في مكان ما، فأنت لا تكون جالساً دائماً في البؤرة الزلزالية لكي تستطيع قياسه
Bir zamanlar 13 katlı minare olan kule, 1934'te depremde yıkılmıştı.Der Turm, vormals ein Minarett mit 13 Stockwerken, wurde im Jahr 1934 von einem Erdbeben zerstört.
Bir zamanlar 13 katlı minare olan kule, 1934'te depremde yıkılmıştı.La torre, una vez un minarete de 13 pisos, se vino abajo por un terremoto en 1934.
Bir zamanlar 13 katlı minare olan kule, 1934'te depremde yıkılmıştı.Původně třináctipodlažní minaret se stal obětí zemětřesení již v roce 1934.
Bir zamanlar 13 katlı minare olan kule, 1934'te depremde yıkılmıştı.Башня, бывшая когда-то 13-ярусным минаретом, была разрушена во время землетрясения в 1934 году.
Blogcu Daka'da Bayram günü gerçekleşen depremi anlatıyor.Le blogueur continue en décrivant comment il a survécu à un tremblement de terre à Dhaka le jour de l'Aid.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Asa ca in timp ce se producea cutremurul stirile erau transmise
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Assim, enquanto o sismo decorria a notícia estava a ser relatada.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.A tak, jak zemětřesení pokračovalo, bylo o něm informováno.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Dus terwijl de aardbeving plaatsvond... werd het nieuws gemeld.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Es wurde also während das Erdbeben stattfand darüber berichtet.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Et tout ceci alors même que le tremblement de terre avait lieu les informations étaient communiquées.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Így miközben még rengett a föld, már beszámoltak a hírekről.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.뉴스가 보도되게 되었죠. 게다가 사회적 인간관계 때문에,
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Maka sesaat gempa bumi terjadi berita pun telah dilaporkan.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Medtem, ko so se tla na Kitajskem še tresla, je novica že pricurljala v javnost.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.W momencie trzęsienia wiadomości przekazywano na żywo.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Y así mientras el terremoto transcurría las noticias eran transmitidas.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.Και συνεπώς καθώς συνέβαινε ο σεισμός μεταδίδονταν και τα νέα.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.И така, по време на земетресението имаше репортажи за новините.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.То есть непосредственно во время землетрясения, поступали новости о нем.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.וכך דיווחי החדשות התקבלו תוך כדי רעידת האדמה עצמה.
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.كانت الأخبار تبث وبسبب التواصل الأجتماعي
Böylece, deprem daha devam ederken haberi yayıldı.ニュースが伝えられたのです そして社会的なつながりがあります 例えば-
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.Dan zal de volgende aardbeving een ramp, maar geen tragedie zijn.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.그래서 다음 지진이 일어나도 그것은 재앙이지 비극은 아닐 것입니다.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.làm sao cho khi trận động đất tiếp theo ập đến, nó sẽ là tai ương nhưng không phải thảm kịch tàn khốc.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.כך שכשהרעידה הבאה תגיע, זה יהיה אסון, אבל לא טרגדיה.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.بحيث ما إن يضرب الزلزال التالي نعم سيكون كارثة، و لكن لن يصبح مأساة.
Böyle yapalım ki bir sonraki deprem için "bu bir afet, bir trajedi değil" diyebilelim.よりよい家を建てる 絶好の機会なのです (拍手)
Bu 2011 Doğu Sahili Depremi.이 지진은 2011년 동부 해안 지진이죠
Bu 2011 Doğu Sahili Depremi.Czyli jest to trzęsienie z 2011, wschodnie wybrzeże.
Bu 2011 Doğu Sahili Depremi.Tämä on siis 2011 USA:n itärannikon maanjäristys
Bu 2011 Doğu Sahili Depremi.هذا زلزال الساحل الشرقي في 2011
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.따라서 이 방법이 진도 7 이상의 지진의 측정에 있어 훨씬 우위를 갖고 있는 거죠
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Então isso nos dá uma maneira muito melhor de medida coisas que estão acima de uma magnitude 7.
Bu 7'den büyük depremleri ölçmek için çok daha uygun.Momenttimagnitudiasteikko on parempi isojen järistysten mittaamisessa.