Ana içeriğe geç
Sözlük

denli ile cümle

denli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu denli kültürel değil mi?Is dat niet volledig cultureel bepaald?
Bu denli kültürel değil mi?Ist das nicht weitestgehend kulturell?
Bu denli kültürel değil mi?그건 정말 문화적이지 않습니까?
Bu denli kültürel değil mi?Não, não me parece que seja.
Bu denli kültürel değil mi?Není to vyčerpávajícně kulturní?
Bu denli kültürel değil mi?Nie je tá jednoznačne kultúrna?
Bu denli kültürel değil mi?¿No es exhaustivamente cultural?
Bu denli kültürel değil mi?Nó không bao gồm hết các khía cạnh của văn hóa?
Bu denli kültürel değil mi?Non è esaustivamente culturale?
Bu denli kültürel değil mi?Nu este aceasta un domeniu strict cultural?
Bu denli kültürel değil mi?Δεν είναι πέρα για πέρα πολιτιστική;
Bu denli kültürel değil mi?Не е ли тя изключително свързана с културата?
Bu denli kültürel değil mi?Разве ее восприятие не обусловлено исключительно культурой?
Bu denli kültürel değil mi?Хіба вона не спричинена суто культурою?
Bu denli kültürel değil mi?האם הוא לא תלוי-תרבות לחלוטין?
Bu denli kültürel değil mi?أليست هذه ثقافية شاملة؟
Bu denli kültürel değil mi?私はそうは思いません
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Asta vă dă o idee despre cât de aspre sunt lucrurile în apropierea vârfului.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Các bạn đã thấy sự khắc nghiệt ở khu vực gần đỉnh như thế nào rồi đó.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Cela vous donne une idée de la rigueur des conditions prés du sommet.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Daje to wyobrażenie o tym, jak surowe są warunki pod szczytem.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Das vermittelt Ihnen eine Vorstellung davon, wie übel es nah am Gipfel zugeht.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Dit geeft enig idee hoe ernstig de zaken zijn gesteld aan de top.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Ebből el lehet képzelni, mennyire rideg a környezet a csúcs közelében.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Eso les puede dar una idea de cuán severas pueden ser las cosas en el pico.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.에베레스트 정상 근처가 얼마나 극한의 환경인지 어느 정도 감이 잡히시죠?
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Questo vi da' l'idea di quanto severe siano le condizioni nei pressi della cima.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.To vám dáva predstavu o tom, aké nemilosrdné podmienky sú v blízkosti vrcholu.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Това ви дава представа колко сурови са нещата близо до върха.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Це щоб дати вам уявлення, наскільки суворі умови в районі вершини.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.Это может дать вам представление о том, насколько всё серьёзно вблизи вершины.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.זה נותן לכם מושג עד כמה חמורים הדברים ליד הפסגה.
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.وهذا يجب أن يعطيكم فكرة عن كيفية صعوبة الأُمور بالقرب من القمة
Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.エピソードです これがエベレスト登山のルートです
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Așadar noțiunea de a colabora -- cred că asta întărește dovada cât de importantă este.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Así que la noción de colaboración -- Pienso que ésto refuerza cuan importante es.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Die Idee der Zusammenarbeit — sie untermauert, wie wichtig das ist.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Donc la notion de collaboration est essentielle je pense.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.이런 협동에 대한 관념은 - 제생각에 얼마나 이일이 중요했는지를 느끼게끔 해주었어요.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Myślę, że poczucie współpracy zwiększa powagę tego przedsięwzięcia.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Per cui, principio di collaborazione... penso che questo sottolinei quanto importante fosse l'opera.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Sehingga keinginan untuk berkolaborasi -- saya kira, menandakan betapa pentingnya hal ini.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.И это еще раз доказало нам насколько важна поддержка окружающих.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.Така че понятието за сътрудничество... мисля, че това подчертава колко е важно това.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.כך שהרעיון של שיתוף פעולה -- לדעתי תומך בכמה שזה חשוב.
Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.إذا مفهوم التعاون... أعتقد أن هذا يعزز أهمية الأمر
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Begitu lazimnya hingga menyentuh inti dari kedokteran berbasis bukti.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.De fapt e atât de acută, încât alterează miezul medicinei validate ştiinţific.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.De hecho es tan frecuente que corta el núcleo de la medicina basada en evidencia.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Det er faktisk så fremherskende at det går til kernen af evidensbaseret medicin.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Di fatto è così diffuso che va dritto al nocciolo della medicina basata sulle prove
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.이젠 증거 기반 의학(EBM)의 핵심이 되었습니다.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.En fait il prévaut tellement qu'il touche au coeur de la médecine factuelle.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Es ist sogar so verbreitet, dass es auch die Grundlagen der evidenzbasierten Medizin betrifft.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.É tão predominante que vai até ao âmago da medicina baseada em provas.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.In feite zozeer dat het de op bewijsmateriaal gebaseerde geneeskunde in het gedrang brengt.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Je dokonca taký častý, že siaha až do jadra medicíny založenej na dôkazoch.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Je tak rozšířený, že proniká do jádra medicíny založené na důkazech.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.Se on niin ajankohtainen, että se leikkaa koko näyttöön perustuvan lääketieteen ytimeen.
Hatta o denli yaygın ki, kanıta dayalı tıp uygulamalarına ciddi zarar veriyor.To reboxetyna, lek antydepresyjny, który sam przepisywałem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
denli ile cümle - Sayfa 4 - denli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App