Kitabın ilk yayımı Büyük Buhran zamanlarına denk gelmektedir.Het eerste deel van de Lang leve boeken.
Araçların kiraya verilmesinin bilinen en eski örnekleri 1904 yılına denk düşer.De oudste bekende vermelding van de stuiver als muntstuk dateert echter van 1404.
Bu bağıntının bir denklik bağıntısı olduğu kolaylıkla görülebilir.Het is niet moeilijk na te rekenen dat dit verband lineair is.
Matematiksel fonksiyonların listesi Homojen fonksiyon Doğrusal denklemZie de Matrix rechtsvormen - functierollen
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.Die laatste had de handen vol met de Tweede Marokkaanse Crisis over Agadir in 1911.
(Diğer şekillerdeki hücreler çok daha karmaşık denklemler gerektirir.)(Deze beitels zijn alleen geschikt voor zeer zachte formaties.)
Yaşama tam denk düşüyor.Zijn leven stort in.
Üç adım bulunmaktadır: 1: T0→0 limitinde denklem (4)teki integral sınırlıdır.Deze loopt van +4 (zeer aangenaam) via 0 (neutraal) tot -4 (zeer onaangenaam).
Çocukluğu savaş yıllarının yoksulluğuna denk geldi.Hij maakte als kind de oorlogsjaren mee.
Bu da Folketing'de (Danimarka Meclisi) 3 milletvekiline denk geliyordu.Hiermee kreeg de partij 9 zetels in de Folketing, het Deense parlement.
Farklı bir versiyon olan Maxwell-Faraday denklemi (aşağıda tartışılan), bütün koşullar için geçerlidir.Een andere versie, de Maxwell-Faradayvergelijking, is algemeen geldig.
Langevin dinamiği ve Langevin denklemlerini geliştirmiştir.Diana blaast zichzelf en de diepgevroren spermacellen op.
Meclis yönetim başkanlığını Rauf Denktaş yaptı.Het voorzitterschap van de Raad van Ministers verliep per roulatie.
(Maxwell-Faraday denklemi nedeniyle).Mundilfari (ang.).
Mısır'da Talmud okullarının açılması genelde bu döneme denk gelir.Założenie szkół talmudycznych w Egipcie zwykle datuje się na ten okres.
Hiçbir şey O'na denk değildir.Nikt Jemu nie jest równy»”.
Tanrının sadece sözler üzerinden varolmasına denk bir durumdur bu.Z perspektywy Boga można mówić wyłącznie o wypełnieniu obietnicy.
1979'dan bu yana, temmuz ayının üçüncü cuma gününe denk gelen haftasonu oynanmaktadır.Od 1979 The Open jest rozgrywany w trzeci weekend lipca.
Yaşama tam denk düşüyor.Pada bez życia.
Kanaldan limana katılım her gün için yaklaşık 1 gemi ortalamasına denk düşmektedir.Stocznię opuszcza średnio jeden statek na miesiąc.
Peer eş, denk demektir.Agnieszka Phila, właśc.
Bu denklemler sistemi ilk defa Jean le Rond d'Alembert'in 1752 yılındaki çalışmasında ortaya çıkmıştır.Układ tych równań pojawił się po raz pierwszy w pracy Jeana le Ronda d’Alemberta.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Poczucie sprawiedliwości jest, więc rezultatem równości obu stosunków.
Denklemin sağ tarafının sıfıra eşit olması durumunda zamandan bağımsız Schrödinger denklemi karşımıza çıkar.Wtedy zamiast ogólnego równania Schrödingera mamy równania bez czasu.
Buradaki x değerine ise denklemin bilinmeyeni denir.Symbol X oznaczać ma niewiadomą.
Klerides ve Denktaş Cenevre'ye geldi.O Tuorze i jego przybyciu do Gondolinu.
Seymour Martin Lipset ile ortak çalışmalar yapması da bu döneme denk gelir.W tym okresie podjął współpracę z Seymourem Martinem Lipsetem.
Bu, yaklaşık 160 yıl kadar önceye denk düşüyor.W 1990 ich wiek wynosił około 160 lat.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.W międzyczasie dyskutowane było, co się stanie jeśli śluza utraci szczelność.
Aslında, Gibbs’in kapsamlı olmayan entropi denklemine ek entropi tahmin edilebilir.W tym czasie usłyszenie dźwięków produkowanych przez braci Gibb było nieuniknione.
Denklemlerde eşitlik değişkenin belirli değerleri için sağlanır.Ważne, aby w przypadku układów równań zachowywać kolejność zmiennych.
Bu Süveyş Kanalı'nın açıldığı yıla denk geliyor.Otwarcie Suntago Wodnego Świata już w tym roku!
Yeni sistem bir öncekine denktir.To bilans poprzedniego systemu.
Bu 6 seri toplamda 726 bölüm veya 30 televizyon sezonuna denk gelmektedir.W sumie 6 zamkniętych seriali obejmuje 726 pojedynczych epizodów podzielonych w 30 seriach.
Zamanlaması ABD yayımcılığı için zor zamanlara denk gelmişti.Wybrał bardzo trudny okres w amerykańskiej działalności wydawniczej.
Hükûmetin başkanlığını 3 Temmuz 1976 tarihine kadar Rauf Denktaş yapmaktaydı.Funkcję rektora kościoła sprawował do lipca 1976.
3. derece denklemleri 25 farklı sınıfa ayırmıştır. ^Z dorobkiem trzech punktów uplasował się na 25 pozycji w klasyfikacji generalnej.
Bazı durumlarda, bu bir aylık eğitim zamanına denk gelebilmektedir.Jeżeli tak się nie stanie, to zrobią sobie tygodniową przerwę na studia.
Kore'de kökenleri Naklang hanedanlığı dönemine denk gelmektedir.W Gwatemali taniec przywołuje wydarzenia z początków kolonizacji.
Dış açılarının hesaplanması 360÷7=51.4285714286 gibi tam sayı olmayan bir açıya denk gelir.Drugi cykl łączy pozostałe typy w kolejności, którą przedstawia ułamek 1:7 = 0,142857142857...
Bu da yıllık %38'lik bir büyümeye denk geliyor.W następnym roku zanotowano 38% wzrost.
Bu değiştirme etkinliği praksisin kendisine denk gelmektedir.Odkrycie to sprawia, że zmienia się jego stosunek do niej.
Diğer bölümlerle ilgili denklik görüşmeleri halen sürmektedir.Obecnie trwają prace nad kolejnymi częściami.
Navier-Stokes denklemleri daha sonra Euler denklemleri içine basitleştirmek.Navier-Stokes ekvationer förenklas därmed till Eulers ekvationer.
Çin Yeni Yılı, 21 Ocak ile 20 Şubat tarihleri arasındaki yeni aya denk gelmektedir.Det kinesiska nyåret infaller vid en nymåne mellan 20 januari och 19 februari.
Ürünlenim (İndüksiyon) denklemi için yukarıya bakınız.För släkten, se Hermelin (släkt).
Microsoft Windows, Apple macOS ve Linux / Unix Xcas denklemleri çözebilir ve grafik çizebilir.Microsoft Windows, Apple macOS och Linux / Unix Xcas kan bland annat lösa ekvationer och rita grafer.
Yukarıdaki atmosfer denklemnindeki her τ x {\displaystyle \tau _{x}} için bu hesaplanır.Hänsyn har tagits till detta i varje τ x {\displaystyle \tau _{x}} i atmosfärekvationen ovan.
Kentteki en büyük etnik grup 338.358 kişiyle Üsküp'ün %66.75'ine denk gelen Makedonlardır.Makedonierna utgör den största etniska gruppen med 338 358 invånare, eller 66,75% av befolkningen.
Hükûmetin başkanlığını 3 Temmuz 1976 tarihine kadar Rauf Denktaş yapmaktaydı.Riksdagen prövade talmannens förslag torsdagen den 6 oktober.
Bu oranlar genellikle yıldız yüzeylerinde gözlemlenen element bolluklarına denktir.Det erhålls vanligen genom observationer av bakomliggande stjärnor.
Zaman denklemi görünür Güneş zamanı ile ortalama Güneş zamanı arasındaki farktır.Tidsekvationen är skillnaden mellan medelsoltiden och den sanna soltiden.
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.Att bevara Trolldalen vara många respondenters önskan.
Navier-Stokes denklemleri adı, onun ve George Gabriel Stokes'un adına ithafen verilmiştir.De har fått sitt namn från Claude-Louis Navier och George Gabriel Stokes.
Peer eş, denk demektir.För andra betydelser, se Pasir Maung.
Navier-Stokes denklemleri çözmesi çok zor olan akışkan akımını kapsayan denklemlerdir.Under vilka omständigheter har Navier-Stokes ekvationer lösningar?
Bu denklem onun adını taşımakta.Fortifikationslinjen bär hans namn.
Denklem, iki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.Som fotbollstränare har jag förmånen att få kombinera dessa två intressen!
Bu denklem bazen ilk yapı denklemi olarak adlandırlır.Den här berättelsen betraktas ibland som den första serieromanen.
Bu fikirler Schrödinger denkleminin keşfine yol açmıştır."Om ambivalensen i Schellings tänkande").