Bu sayı, ülke nüfusunun %0,02'sine denk düşmektedir.Das entspricht 0,02 % der Fläche des Bundeslandes.
Bunun nedeni bilinmeyen sayısı ile denklem sayısını eşitlemektir.Wähle andernfalls die unbekannte Zahl.
Bu da 1885 'e denk düşmektedir.Das gleiche gilt noch für die Zeit um 1885.
Ağırlığı ise yılın hangi dönemine denk geldiğine ve cinsiyetine göre belirgin bir biçimde değişir.Das Gewicht variiert beträchtlich innerhalb eines Jahres und ist außerdem vom Geschlecht beeinflusst.
Denklemlerin 'mükemmel' bir burun şeklini tanımladığı unutulmamalıdır.Sie sollen nicht bestimmen, wie das „gute Leben“ aussieht.
Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir.Der Fundort wird dem Ende der Bronze- und der Eisenzeit zugerechnet.
Zaman denklemi görünür Güneş zamanı ile ortalama Güneş zamanı arasındaki farktır.Die wahre Sonnenzeit vergeht schneller als die mittlere Sonnenzeit.
Bu tahmin Young-Laplace denklemi olarak da bilinir.Dies wird mit der Young-Laplace-Gleichung beschreiben.
Maxwell denklemleri sonuç olarak önceden verilen durumları kullanmamıza olanak verir.Ich denke, unsere Alben reagierten auf das, was wir vorher gemacht haben.
Birleşik Devletler'de bu duruma ülkenin çoğu bölgesinde ender denk gelinir.Diese Rückschauperiode ist in den meisten Bundesstaaten begrenzt.
Bernoulli denklemleri özeldir.Ein bernisches Charakterbild.
Aziz Yorgi Günü geleneksel olarak 23 Nisan'da kutlanır (Gregoryen takvime göre 6 Mayıs'a denk gelmektedir).Es ist dem Heiligen Georg geweiht, dessen Votivfest am 23. April (Orthodoxer Kalender: 6. Mai) gefeiert wird.
Schrödinger denklemine bakınız.Eine Bilanz der Regierung Schröder.
Noel, bu yıl pazara denk geliyor.Noël tombe un dimanche cette année.
Anlamını bilmediğin bir kelimeye denk geldiğin zaman bir sözlüğe bakman daha iyi olacak.Tu ferais mieux de consulter un dictionnaire quand tu ne connais pas le sens d'un mot.
O, gelirini giderine denkleştirmeye çalışıyordu.Elle a essayé de joindre les deux bouts.
Her gün Tom'a denk gelirim.Je rencontre Tom chaque jour.
Hiçbir şey O'na denk değildir.Et nul n'est égal à Lui »,.
Payna ise Paktıgan’dan sonra Aralık gündönümüne denk gelir.En plus de Jour du Jugement, il est écrit Yawm al-Qiyāmah (arabe: يوم القيامة: "Jour de la résurrection").
Denklemlerde 0 {\displaystyle 0\!} çarpanı sadeleştirilmez.(Do You Believe in Magic) La cachette (Hide Away) On n’est pas aux pièces !
(Maxwell-Faraday denklemi nedeniyle).Iyo (壱与?)
Aşağıda, ikinci dereceden örnek bir denklem verilmiştir.Au-dessous figure une équation d’exemple du deuxième degré.
Bu düzenlemenin nedeni, Mart ekinoksunu 21 Mart tarihine mümkün olduğunca yakın denk getirmektir.Le calendrier grégorien a pour but de conserver l'équinoxe de mars le plus près possible du 21 mars.
Bu gibi daha basit bir evren Einstein'ın denklem basit çözümler ile tarif edilebilir.Une structure aussi simple de l'univers peut être donnée par une solution simple des équations d'Einstein.
Tişri ayının dokuzuncu gününe denk gelir.Elle est célébrée le neuvième jour du neuvième mois lunaire.
Wheeler–DeWitt denklemi bir alan denklemidir.L'équation de Wheeler-DeWitt est une équation de champ.
Hawking radyasyonu bir “kara cisim”in spektroskopisine denk düşmektedir.Le rayonnement de Hawking correspond en fait à un spectre de corps noir.
(İngilizce) John S. Denker.John S. Foster).
Yaşama tam denk düşüyor.La Vie rémoise.
Fizikteki birçok diferansiyel denklem laplasyen içerir.De nombreuses équations différentielles de la physique vérifient la propriété de linéarité.
D'Alembert-Gauss teoremine göre denklemin en aşağı bir tane çözümünün bulunması gerekir.Le théorème de d'Alembert-Gauss précise qu'il existe toujours au moins une solution à l'équation.
Çocukluk ve gençlik zamanları savaş dönemlerine denk gelmiştir.Leur enfance et leur jeunesse a été marquée par la guerre civile.
Diferansiyel eşitlikler, fark denklemleri kullanılarak yaklaşık olarak bulunmuştur.Il serait plus correct de parler d'univers divergents.
Sinüzoidal düzlem dalgası bu denklemlerin özel bir çözümüdür.Une onde plane est une solution particulière cette équation.
KKTC başkanı Rauf Denktaş ile aynı gün vefat etmiştir.Ligoté avec le commissaire Harang le jour de l'exécution.
Hiçbir yapılanlar onların bizi alçaltmalarına ve aşağılamalarına denk değildir.Cependant, nous ne leur faisons nullement confiance !
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Ce décalage est conforme au délai observé entre le début de la crise apicole aux États-Unis et en Europe.
2000 yılında üretilen konut miktarı 1999 yılında üretilen konutun % 82 sine denk düşmektedir.En témoigne, le nombre d'exploitations qui a diminué de moitié sur une période de 22 ans.
En önemli işlerinden birisi Diyofantus Denklemi'dir.L'une de ses créations les plus controversées est Daïkatana.
Eleman sayıları eşit olan kümelere denk kümeler denir.Tout dépend de ce qu'on appelle proportion égale.
Keklik terimi belirli bir taksonomik gruba denk gelmez.Le chauffeur de taxi ne notera rien de particulier dans son attitude.
Zaman denklemi görünür Güneş zamanı ile ortalama Güneş zamanı arasındaki farktır.On distingue le temps solaire moyen et le temps solaire vrai.
Noktayı da bir doğru demeti denklemiyle elde eder.Place qu'il obtient grâce à son bon contre-la-montre.
1757 de, Leonard Euler ilk genel Euler denklemlerini ortaya koydu.Vers 1750, Leonhard Euler émit la première théorie des poutres.
Bu ancak Goldman-Hodgkin-Katz denklemi çözülerek bulunabilir.Son potentiel membranaire est régi par la loi de Goldman-Hodgkin-Katz.
İki denklik sınıfı tanım itibarıyla ya eştir ya da kesişimleri boş kümedir.Ils sont classés en deux catégories suivant qu'ils sont avec ou sans fiscalité propre.
Birim çemberin denklemi x2+y2=1 şeklindedir.Un tel cercle est implicitement défini par l'équation x2 + y2 = 1.
Tanrının sadece sözler üzerinden varolmasına denk bir durumdur bu.Cela consiste à écouter Dieu nous parler.
Bu politika bugün yaşayan Fransızların üçte biri oranına denk geldi.Un Francilien sur trois habite aujourd’hui un pavillon.
Öklit geometrisine ters olarak, doğruların koordinatları ve noktaların denklemleri bulunuyor.En géométrie plane, les concepts de base sont les points et les droites.
Peer eş, denk demektir.Alexandre Mare, Sexe !
"Serdar Denktaş, acaba hangi dinden ve hangi kavimden?".Vous nous demandez dans votre épître: "De quel peuple, de quelle famille et de quel tribu vous êtes?"
Bu sayı ülke nüfusunun yaklaşık %0.05'ine denk gelmektedir.Ce peuple représente environ 0.5 % de la population du pays .
Kore'de kökenleri Naklang hanedanlığı dönemine denk gelmektedir.L'arrivée du yuja en Corée remonte à la période Silla.
Comune (IPA: ]]; çoğul: comuni, IPA: ]]) İtalya'da kabaca belediyeye denk bir idari birim.Par Me R****** Avocat au Parlement de Paris.
Bu, denklem (8)’i ihlal eder."Ça plane pour moi" 8.
Bitki örtüsü kısa otlar ve meşe ağaçlarıyla kaplı alana denk gelmektedir.Le sous-étage est localement assez ouvert avec de petits arbres et arbustes.
Bu da MÖ 335 senesine denk gelir.C'est ainsi que les 354 voient le jour.
Sık sık çıkartılan genel aflardan birine denk gelirse belki de hiç yatmıyacaktır.Un cheval couché qui reste couché trop souvent peut éventuellement être malade.
LibreOffice Math, matematiksel denklemlerle çalışanlar için tasarlanmış bir yazılımdır.LibreOffice Math est le module de composition de formules mathématiques.