denizaltı ile cümle
denizaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Nautilus, dünyadaki ilk kullanılabilir denizaltı.Il Nautilus fu il primo sommergibile funzionante.
Denizaltı, 28 Haziran'da üsse döndü.Il sommergibile rientrò alla base il 28 giugno.
Denizaltı, üç gün sonra battı.La nave affondò quattro ore dopo.
1916'da Denizaltı Kuvvetleri'ne geçti.Nel 1916 fu trasferito alla II Squadriglia Sommergibili.
TCG Çanakkale (S-358) - Gür sınıfı denizaltı.Classe Han Classe Xia (sottomarino) Classe 095
Turquoise (denizaltı)Chariot (sommergibile)
Bununla beraber, İstanbul'da iki adet denizaltı yapılmakta idi.Alla sua memoria furono dedicati due sommergibili.
Denizaltı kanyonlarının nasıl meydana geldikleri hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.Proprio tale azione incisiva genera i canyon sottomarini.
Marko Ramius - Red October adlı hayalî Sovyet denizaltısının hayalî kaptanı.In quest'opera Marko era il capitano del sottomarino Ottobre Rosso.
Denizaltı 15 Ağustos sabahı limana girmiştir.Lo squadrone giunse nel porto il 5 ottobre.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.Lo USS Nautilus (SSN-571) fu il primo sottomarino militare a propulsione nucleare varato al mondo.
Denizaltının kötü ve zayıf durumuna rağmen son iki torpido da ateşlenerek gemi batırıldı.Sebbene mancati dal fuoco contraereo della nave, entrambi deviarono dalla loro rotta.
Büyük Japon İmparatorluk Donanması denizaltıları Hint Okyanusu'nda serbestçe dolaşmaktaydı.La Marina imperiale giapponese operò massicciamente fuori da Taiwan.
Yeniden hasar gören denizaltı, bunun üzerine bulunduğu yerde bırakıldı.Un sottomarino nucleare è scomparso, ma viene in seguito ritrovato distrutto.
Japon denizaltılar bazı durumlarda 10,000 mil menzil yapabiliyorlardı.In certi casi furono percorsi più di 1.000 miglia marittime.
Birleşik Devletler, ilk nükleer denizaltı USS Nautilus (SSN-571)'u 1954 yılında denize indirmiştir.Il primo sottomarino nucleare, USS Nautilus (SSN-571), solcò i mari nel 1955.
Mi-26NEF-M Denizaltı karşı harbi için geliştirilen versiyonu.Mi-26NEF-M - Versione anti sommergibile.
İngiliz Kraliyet Donanması bir takım cep denizaltıları kullanmıştır.Anche la Royal Navy li utilizzò come imbarcazioni di supporto.
Oradan, Ekim 1916 yılında denizaltı kuvvetlerine transferini istedi.Nel marzo del 1916, fece domanda per il suo trasferimento agli aerei della marina.
Bunların içerisinde denizaltı volkanları da bulunur.Inoltre sono presenti due vulcani attivi sottomarini.
Denizaltı daldı.Подводная лодка погрузилась.
Denizaltı 300 metreye kadar dalabilir.Подводная лодка может погружаться на глубину до трёхсот метров.
Brugge küçük savaş gemileri ve denizaltılar için bir üs olarak kullanılmıştı.Брюгге использовался в качестве базы малых военных кораблей и подводных лодок.
İngiliz Kraliyet Donanması bir takım cep denizaltıları kullanmıştır.Королевский военно-морской флот Великобритании использовал несколько типов мини-субмарин.
Yolda iken kruvazörler, İngiliz denizaltısı E9 ile karşılaştı ve Prinz Adalbert torpillendi.На своём пути крейсера повстречали британскую подлодку Е9, которая подбила «принц Адальберт».
Japon denizaltıları I-10, I-16 ve I-20 3 hafta sonra 29 Mayıs'ta geldi.29 мая 1942 три японские лодки I-10, I-16 и I-20 подошли к Мадагаскару.
Jack, John Locke'ın (Terry O'Quinn) kendisini eve götürecek olan denizaltıyı patlattığını açıklar.Джек продолжает объяснять, что Джон Локк взорвал подводную лодку, которая должна была отвезти его домой.
Denizaltı 15 Ağustos sabahı limana girmiştir.Платформа прибыла в порт утром 12 апреля.
Denizaltı, 3 Eylül'de üsse döndü.Вернулся отряд 3 сентября.
Aynı gece, saat 20:30'a doğru, denizaltının battı şamandırası bulundu.И, наконец, около 20:30 их обнаружила английская подводная лодка.
Daha geniş torpidolar nükleer denizaltılarında kullanılır.Один из разработчиков торпед для атомных подводных лодок.
USS Nautilus (SSN-571), nükleer enerjiyle çalışan ilk denizaltı gemisi.SSN-571) — первая в мире атомная подводная лодка.
Sahildekilerin birleşmesi esnasında Charles Widmore'un (Alan Dale) bir denizaltı ile adaya vardığı gösterilir.Во время встречи к Острову на подводной лодке подплывает Чарльз Уидмор.
Bu gemiler U-botlara (denizaltı) destek oluyordu.Вот так мы и появились у “подводников”.
Aynı gün, Avustralyalı denizaltı HMAS AE2 taarruz etti.На буксире транспорта шла австралийская подводная лодка AE2.
Denizaltının su üstü gemisi veya deniz mayınıyla çarpıştığı düşünülmektedir.До сих пор не выяснено, был ли пароход торпедирован подводной лодкой или налетел на мину.
1916'da Denizaltı Kuvvetleri'ne geçti.В августе 1916 года перешел в подводный флот.
Alman 420 sınıfı denizaltı avcı gemileri.478-я береговая база бригады подводных лодок.
1 Ağustos 1973'te denizaltı ABD Donanma Kütüğü'nden ayrılarak tamamıyle Türkiye'ye satılmıştır.7 августа 2011 года подлодка была передана Военно-морским силам США.
Babası denizaltı donanmada görevlidir ve annnesinden ise hiç bahsedilmememiştir.Отцом ребёнка был офицер Звёздного флота, который никогда не знал о дочери.
Nautilus, dünyadaki ilk kullanılabilir denizaltı.Наутилус был первой в мире атомной подводной лодкой.
Denizaltına benzer.Похож на морскую раковину.
Bunların içerisinde denizaltı volkanları da bulunur.Склоны подводных вулканов.
Daimler denizaltılar için yedek parça yapar.Самка прикрепляет их к подводным предметам.
Denizaltıdaki evraklarda E20 denizaltısının yeri gösterilmekte idi, bu bilgiler doğrultusunda E20 batırıldı.وتبين موقع الغواصة E20 في الوثائق التي في الغواصة ووفقا لهذه المعلومات أغرقت E20 .
Norveç Ordusunda bugüne kadar en az bir tane denizaltı komutanı kadın subay bulunmaktadır.وحتي يومنا هذا، يوجد في الجيش النرويجي أقل عدد من الضباط النسائية قائدات الغواصة.
1995 yılında Norveç, denizaltılarda kadın askerlere izin veren ilk ülke olur.في عام 1995، كانت النرويج الدولة الأولي التي تسمح للنساء الجنديات في العمل في الغواصات.
Mesudiye'yi batıran HMS B11 denizaltısı, bu mayın engellerini atlatan denizaltılardan biri idi.وكانت غواصة HMS B11 التي أغرقت المسعودية واحدة من الغواصات التي اجتازت حواجز الألغام .
Yeni nesil nükleer denizaltılar 25 yıllık ömrü boyunca asla yeniden doldurulma ihtiyacı duymaz.الغواصات النووية الحديثة لا تحتاج لإعادة تزويدها بالوقود النووي طوال فترة عمرها المقدر بنحو 25 سنة .
30 Ekim'de Fransız denizaltısı Turguoise boğazı geçti ancak karaya oturdu.وفي الثلاثين من أكتوبر عبرت الغواصة الفرنسية ترجيوس المضيق لكن بقت على الشاطئ .
Özellikle sığ sularda mayın araştırması yapmak ve denizaltı saptamak zordur.وأما في المياه الضحلة، فيصعب الكشف عن الغواصات والألغام.
Bundan itibaren Osmanlı donanması, denizaltı saldırılarına karşı önlemler almaya başladı.واعتبارا من هذا الحدث بدأ الأسطول العثماني بأخذ التدابير ضد هجمات الغواصات .
Ka-27PL "Helix-A" : Denizaltı savunma helikopteri.كا-27بي إل (هيلكس-أ) مروحية حربية مضادة للغواصات.
Yolculuk esnasında Rus denizaltısı Tyulen konvoya saldırarak kömür gemilerinde birini batırdı.وأثناء الرحلة، هاجمت الغواصة الروسية تيولين (Tyulen) واحدة من تلك الناقلات وأغرقتها.
Daha önceki denizaltı faaliyetleri, daha çok deneme niteliğinde ve psikolojik etkiye yönelen girişimlerdi.كانت محاوله التوجه نحو العمليات البحريه السابقه لها قابليه وتأثير نفسي أكبر.
Müstecip Onbaşı'nın topçu ateşi isabetli oldu ve denizaltı İstanbul'a götürüldü.وأصيبت المدفعية النارية مستجيب أون بشى , وأحضرت الغواصة إلى اسطنبول .
Diğer yandan çeşitli noktalarda denizaltı gözetleme postaları oluşturulmuştu.ومن جانب اخر أنشأت مراكز مراقبه بحريه في نقاط مختلفه.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Osmanlı tarafında ise olay üzerine denizaltı önleme tedbirleri geliştirildi.أما في الجانب العثماني فقد وضعت تدابير الوقايه علي حادث الغواصة .
Ertesi gün Tyulen ve başka bir denizaltı Yavuz'a saldırmayı denedi, ancak atış pozisyonu almayı başaramadılar.وفي اليوم التالي، هاجمت تيولان وغواصة روسية أخرى ياووز، لكنها لم تنجح في إصابتها.