Ana içeriğe geç
Sözlük

denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu dengeli görünüyor.To vypadá vyčísleně.
Bu dengeli görünüyor.To vyzerá dosť vyrovnane.
Bu dengeli görünüyor.To wygląda w porządku.
Bu dengeli görünüyor.Виглядає, наче рівняння урівняно.
Bu dengeli görünüyor.هذا يبدو متزنا لحد الان
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Chúng ta cần đưa sự cân bằng đó trở lại từ điều thích thú chứ không phải mối đe dọa.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Dobbiamo ristabilire quell'equilibrio da minaccia a piacere.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Il faut qu'on renverse cet équilibre de la menace vers le plaisir.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Kita perlu untuk mengembalikan keseimbangan dari ancaman ke kenyamanan.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.우리는 위협에서 즐거움으로 다시 균형을 잡을 필요가 있습니다.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Meidän täytyy siirtää paino takaisin uhasta nautintoon.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Musíme naklonit misky vah zpět od hrozby k potěšení.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Musimy kłaść większy nacisk na przyjemność, niż na zagrożenie.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Potrebujeme jej znovu prinavrátiť rovnováhu od hrozby k radosti.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Precisamos de retomar o equilíbrio da ameaça para prazer.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Tenemos que desplazar el equilibrio de la amenaza al placer.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Trebuie să reînclinăm balanța de la amenințare spre plăcere.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Vissza kell billentenünk az egyensúlyt a veszélytől az élvezet felé.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.We moeten het zwaartepunt verschuiven van bedreiging naar plezier.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Wir müssen dieses Ungleichgewicht rückgängig machen, von Bedrohung zu Vergnügen.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Χρειαζόμαστε την εκ νέου μετακίνηση της ισορροπίας από την απειλή στην απόλαυση.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Ми мусимо змістити рівновагу назад - від загрози до задоволення.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Нам нужно сместить баланс обратно от угрозы к удовольствию.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.Нужно е отново да обърнем везните в полза на удоволствието, а не заплахата.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.עלנו להטות חזרה את המאזן הזה מאיום - לתענוג.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.علينا اعادة التوازن من الخطر الى المتعة.
Bu dengenin değişmesine ihtiyacımız var. tehditten keyfe dönüşmeli.力関係を変えていく 必要があります 私はイギリスへ戻り お婆ちゃん役を募集しました
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Gleich sehen Sie die Folgen des Schwimmens.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Je gaat dadelijk de gevolgen van dat drijven zien.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.그렇게 떠다닌 결과를 이제 여러분은 보실 겁니다.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Zobaczycie zaraz, jakie to ma konsekwencje.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Сейчас вы увидите последствия такой подвижности.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.ואתם עומדים לראות את ההשלכות של הציפה הזו.
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.وأنتم على وشك أن تروا النتائج المترتبة على هذا التقلقل .
Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.この大きさですが
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,우리가 기후를 안정시키고 싶다면, 이런 불균형은
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,בגלל חוסר האיזון הזה, אם אנו רוצים לייצב את האקלים,
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,اختلال التوازن هذا، إن أردنا حفظ توازن المناخ،
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,現在の不均衡の状態は 二酸化炭素濃度が 391 ppm から350 ppm へと
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Bukan hanya lemah; tapi semakin lemah.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Het is niet alleen zwak geweest, het wordt steeds slechter.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.이미 약했던 것들이 더더욱 약해지고 있습니다.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Não tem sido apenas fraco; tem vindo a enfraquecer cada vez mais.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nejen že byla dosud slabá; ještě více oslabuje.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nem csak arról van szó hogy egyes oktatási területek gyengék, hanem, hogy tovább gyengülnek.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nicht nur war sie schwach; sie wird schwächer.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nielenže bola doposiaľ slabá; ešte viac sa oslabuje.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nie tylko jest niski, ale coraz niższy.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Non é stata soltanto scadente, ma sempre più scadente.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Non seulement elle est faible ; mais elle s'affaiblit davantage.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.No sólo que ha sido débil sino que se hace cada vez más débil.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Nu numai aceasta a fost slaba; devine si mai slaba.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Αυτό όχι μόνο ήταν αδύναμο αλλά γίνεται ακόμα πιο αδύναμο
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Не само, че е било слабо, но става все по-слабо.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.Оно не только слабое, оно становится еще слабее.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.לא די שהוא היה עלוב, הוא אף נעשה עלוב יותר.
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.فهو لا يعد ضعيفاً فقط؛ وإنما يزداد ضعفاً
Bu denge zayıf olmakla kalmıyor; daha da zayıflıyor.経済界を見ても、現在、成功のチャンスは
Bu, Dünya'nın uzaya ısı radyasyonunu azaltır böylece geçici bir enerji dengesizliği meydana gelir.Het beperkt de uitstraling van warmte naar de ruimte, dus er is een tijdelijk energie-onevenwicht.
Bu, Dünya'nın uzaya ısı radyasyonunu azaltır böylece geçici bir enerji dengesizliği meydana gelir.이것은 우주공간으로 방출되는 열 방사선을 감소시키게 됩니다. 그래서 일시적으로 에너지의 불균형을 초래합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod