denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.Vì vậy, nó có thể cân bằng tại một điểm
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.Μπορεί να ισορροπεί σε ένα σημείο
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.Она может балансировать на месте.
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.Той може да балансира върху една точка.
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.אז, אני יכול לאזן על נקודה.
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.لذلك، يمكن أن يحقق التوازن فى نقطة ماً
Böylece, bir nokta üzerinde dengede durabilir.これはブロンズの玉、
Böylece kuzey ve güneyin orduları arasında bir dengesizlik ortaya çıkmaya başladı. .Więc zaczynamy mieć do czynienia z brakiem równowagi pomiędzy wojskami północy a południa.
Böylece kuzey ve güneyin orduları arasında bir dengesizlik ortaya çıkmaya başladı. .Така че започва да се получава дисбаланс между войската на север и на юг.
Böylece kuzey ve güneyin orduları arasında bir dengesizlik ortaya çıkmaya başladı. .هنا يبدأ الاختلال في التوازن بين الجيشين الكوريين الشمالي والجنوبي
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Atunci vom genera ceva ce ne-ar plăcea tuturor să avem - un echilibru între foame şi starea de îndestulare.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Damit würden wir etwas erzeugen, dass wir alle gerne hätten: Ein Gleichgewicht zwischen Hunger und Sättigung.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Då skulle vi kunna skapa något som alla skulle vilja ha -- en balans mellan hunger och mättnad.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Então geraríamos uma coisa que todos nós gostaríamos de ter -- um equilíbrio entre a fome e a saciedade.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Generovali by sme niečo, čo by každý z nás rád mal - rovnováhu medzi hladom a nasýtením.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.In quel caso produrremmo qualcosa che tutti noi vorremmo avere: un equilibrio tra fame e sazietà.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Khi đó chúng ta sẽ tạo ra -- một thứ mà ai cũng muốn -- sự cân bằng giữa đói bụng -- và thỏa mãn.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Kita akan menghasilkan sesuatu kita semua ingin memiliki -- keseimbangan antara rasa lapar dan rasa kenyang.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.우리는 무엇이라도 만들어 냅니다 여러분 모두는 배고픔과 포만감 사이에서 균형을
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Luego generaríamos algo, que a todos nos gustaría tener, un equilibrio entre el hambre y la saciedad.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Moglibyśmy stworzyć coś, co każdy z nas chciałby mieć -- balans pomiędzy głodem a sytością.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Έτσι θα κατορθώναμε κάτι που όλοι μας επιθυμούμε -- μια ισορροπία μεταξύ πείνας και κορεσμού.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тогава ще създадем нещо, което всички от нас биха искали да имат - баланс между глада и насищането.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тогда мы бы получили то, что каждый из нас хотел бы иметь -- баланс между голодом и насыщением.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.Тоді ми б отримали те, що кожен з нас хотів би мати -- баланс між голодом і насиченням.
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.שעלינו לדבר בה עם המוח שבקרביים כדי שאותותיו יהיו כה חזקים שהמוח הגדול לא יוכל להתעלם מהם?
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.مما يدفعنا لنولد شيئاً جميعناً يعرف ذلك التوازن بين الجوع
Böyle olursa, hepimizin hoşuna gidecek bir denge durumu oluşacak -- açlıkla tokluk araasındaki denge.ある状態を生み出します 空腹と飽食の 均衡状態です
Bu ABD'nin Çin'le olan ödemeler dengesiEsto de por aquí es el balance de EUA de pagos relativos a China.
Bu açıyla zemini görsel olarak dengeliyor.E ainda que o brilho esteja relacionado à visão, este está justamente cobrindo os olhos dela.
Bu açıyla zemini görsel olarak dengeliyor.Het gaat om haar keuze.
Bu bir denge meselesidir.Din cauza nesiguranţei.
Bu bir denge meselesidir.Egyensúly kérdése.
Bu bir denge meselesidir.Eine Frage des Gleichgewichts.
Bu bir denge meselesidir.Het komt neer op balans.
Bu bir denge meselesidir.To je otázka rovnováhy.
Bu bir denge meselesidir.Μερικές τις "χάνω".
Bu bir denge meselesidir.Въпрос на баланс.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Cały balans, wszystko, to jest już w tobie, ten potencjał.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Es tan... Todo el balance, todo, ya está en ti, el potencial.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Este atat de... Tot echilibrul, totul, se afla deja in tine - potentialul lor.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Ma soprattutto riconoscete che assolutamente tutto l'equilibrio, ogni cosa, è già in voi, come potenziale.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Minden egyensúly, minden már benned van lehetőségként.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Tout l'équilibre, tout, est déjà en toi, le potentiel.
Bu böyle... bütün denge, her şey zaten senin içinde, bütün potansiyel.Это так... весь баланс, все, уже есть в тебе, в виде потенциала.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -Esta é a nossa densidade normal Se nós gravamos a densidade, ele pode ficar. Aqui, temos uma alta densidade.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -Това е нормална плътност. Начертаната плътност ще изглежда по този начин. Тук плътността е висока.
Bu çizgi ortada ses dalgası yokken yani moleküllerin denge konumunda olduğu zamanki yoğunluk olsun. -הדחיסות הזה, נגיד שהקו הזה מייצג את מצב המנוחה, לפני שגל הקול "פוגע", זאת הצפיפות הנורמלית.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Asta înseamnă că gheţarul plutește şi e instabil, și sunteți pe cale să vedeți consecinţele acelei plutiri.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.To znamená, že ledovec pluje a je nestabilní a uvidíte důsledky jeho plutí.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Това означава, че глетчерът плава и е нестабилен, и скоро ще видите последствията от това плаване.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Asta înseamnă că robotul posedă o instabilitate inerentă.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Cela signifie que le robot est en soi instable.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Ciò implica che il robot è inerentemente instabile.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Das bedeutet, der Roboter ist inhärent instabil.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Dat betekent dat de robot wezenlijk onstabiel is.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Det betyder at robotten grundlæggende er ustabil.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Điều đó có nghĩa là robot này vốn khó giữ thăng bằng.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Esto significa que el robot es intrínsecamente inestable.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy a robot természeténél fogva instabil.

İlgili Sayfalar