denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.In v vsakem primeru je zašlo vedno bolj proti stališču leve poloble.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Każdorazowo równowaga przechylała się na stronę punktu widzenia lewej półkuli.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.하지만 각사례에서 왼쪽뇌의 견지는 멀어졌다.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Nhưng trong trương hợp nó lệch xa hơn đến bán cầu trái điểm nhìn.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.Y en cada caso se movió hacia el punto de vista del hemisferio izquierdo.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.אבל בכל מקרה זה נסחפו יותר מנקודת המבט ההמיספרות הימנית.
Ancak her iki seferinde de, bu denge, sol lobun görüşüne doğru kaymıştır.近年我々は矛盾した世の中にある。
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.A když je angiogeneze vyvedena z rovnováhy, má to za následek vznik nespočtu nemocí.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.A kiedy angiogeneza nie jest w równowadze powoduje mnóstwo chorób.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Če angiogeneza ni uravnotežena, se pojavijo številne bolezni.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.E da uno squilibrio dell'angiogenesi può derivare una miriade di malattie.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.En als dat het geval is kunnen allerlei ziekten daarvan het gevolg zijn.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.És mikor az angiogenezis egyensúlya felborul, az számtalan betegséget eredményezhet.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Et quand l'angiogenèse n'est plus à l'équilibre, une myriade de maladies peut s'ensuivre.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Iar când angiogeneza e dezechilibrată, apar o mulţime de boli.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.혈관신생이 균형을 잃었을 때, 많은 질병들이 발생합니다.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Lopputulos on lukematon määrä sairauksia.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Quando a angiogénese está desregulada, pode dar origem a inúmeras doenças
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Und wenn die Angiogenese aus dem Gleichgewicht gerät. resultiert dies in einer Vielzahl von Krankheiten.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Và hậu quả của tạo mạch mất cân bằng là hàng loạt các loại bệnh khác nhau.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Y cuando la angiogénesis se desbalancea, el resultado es una miríada de enfermedades.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.Όταν συμβαίνει αυτό, μπορούν να προκύψουν μυριάδες παθήσεις.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.А когато ангиогенезата излезе от равновесие, следват много болести.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.А когда он нарушен, возникает множество болезней.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.І коли він втрачає баланс, це приводить до купи захворювань.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.וכאשר האנגיוגנזה יוצא מאיזון, מגוון מחלות יכול להופיע.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.وعندما يخرج تَولُد الأوعية عن الإتزان, ينتج عدد لا يحصى من الأمراض.
Anjiogenez dengesi bozulduğunda, bir çok hastalık ortaya çıkıyor.数々の病気が現れます 血管新生が不十分なとき
Ardından da bu enerji kütleçekim kuvvetini dengelemeye başlar.그리고 그 에너지는 중력의 힘을 상쇄합니다
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.All das bleibt dennoch bestehen.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.El poder militar es importante. Mantener el equilibrio es importante.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Il potere militare è importante. Mantenere gli equilibri è importante.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Kekuatan militer itu penting. Menjaga keseimbangan itu penting.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.군사력은 중요합니다. 균형을 유지하는 것이 중요합니다.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Le pouvoir persiste. La puissance militaire est importante. Préserver les équilibres est important.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Militaire macht is belangrijk. Evenwicht handhaven is belangrijk.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Pode militar é importante. Manter o equilíbrio é importante.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Potga militarna jest istotna. Równowaga sił też ma znaczenie.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Puterea militară este importantă. Păstrarea echilibrului este importantă.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Quyền lực quân sự thì quan trọng. Giữ cân bằng cũng quan trọng.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Vojenská moc je důležitá. Udržování rovnováhy je důležité.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Η στρατιωτική ισχύς είναι σημαντική. Η διατήρηση της ισορροπίας ισχύος είναι σημαντική.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Военната сила е важна. Поддържането на баланса е важно.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.Военная мощь имеет значение. Сохранять баланс необходимо.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.כח צבאי הוא חשוב. שמירה על איזון היא חשובה.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.القوة العسكرية مهمة. والحفاظ على التوازن مهم.
Askeri güç önemlidir. dengeleri tutmak önemlidir.均衡を保つことも重要です これらは全て存続します
Aşk mükemmel bir denge ister.Como si el amor requiera de un balance perfecto.
Aşk mükemmel bir denge ister.Dragostea necesită un echilibru perfect.
Aşk mükemmel bir denge ister.Liefde heeft een perfecte balans nodig.
Aşk mükemmel bir denge ister.Sabes? O amor requer um equilíbrio muito perfeito.
Aşk mükemmel bir denge ister.Tudod, a szerelem tökéletes egyensúlyt kíván.
Aşk mükemmel bir denge ister.Tu vois, parce que... L'amour exige un équilibre absolument parfait.
Aşk mükemmel bir denge ister.تعرفين ؟ كأن الحب يتطلب توازناً مثالياً
Aslında bu durumu da "topçu birliğinin dengelenmesi" başlığı altında ele alabiliriz.Cela s'explique également par l'équilibre de l'artillerie en général.
Aslında bu durumu da "topçu birliğinin dengelenmesi" başlığı altında ele alabiliriz.Das fällt unter den gleichen Punkt wie bei der "allgemeinen Ausbalancierung der Artillerie".
Aslında bu durumu da "topçu birliğinin dengelenmesi" başlığı altında ele alabiliriz.To dotyczy tej samej kwestii, co ogólne zrównoważenie artylerii.
Aslında bu durumu da "topçu birliğinin dengelenmesi" başlığı altında ele alabiliriz.Tohle spadá do stejné kategorie jako "obecná vyváženost dělostřelectva".
Aslında sorun sistem ile alakalı, geminin nasıl doldurulduğu, denge ve diğer birçok şeyle alakalı.Az valóban rendszerfüggő dolog, hogy a hajót hogyan pakolták meg, hol volt a ballaszt, stb.
Aslında sorun sistem ile alakalı, geminin nasıl doldurulduğu, denge ve diğer birçok şeyle alakalı.C'est en réalité une question systémique, comment le navire est chargé, le lest et beaucoup d'autres choses.

İlgili Sayfalar