Ana içeriğe geç
Sözlük

denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dengelerini sağlamak ve kendi aralarında işaretlerle anlaşmak için kuyruk önemlidir.Baginya antara melukis dan berjuang sama pentingnya.
Bir denge tepkimesinde çoğu zaman ileri ve geri tepkime hızları birbirine eşittir ve sıfır değildir.Laju pada reaksi maju dan mundur umumnya tidak nol, tapi sama.
Hormon dengesizlikleri en sık karşılaşılan sebeptir.Penyebab hiperventilasi yang paling sering ditemukan adalah kecemasan.
Bale'in yönetmeni Nolan "Bizim tam olarak aradığımız şey karanlığın ve ışığın dengesiydi" dedi.Đạo diễn Nolan nói về Bale, "Anh chính là sự cân bằng giữa ánh sáng và bóng tối mà chúng tôi đang tìm kiếm".
Rus İç Savaşı sırasında önemli bir savaş alanı olan bölge daha sonra dengesiz kaldı.Một chiến trường lớn trong Nội chiến Nga, khu vực này sẽ không ổn định sau đó.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.Thị trường không luôn luôn tìm được điểm cân bằng.
Doğanın dengesini korurlar.Môi trường thiên nhiên được bảo vệ.
Bu daha dengeli çözüm günümüzde en çok kullanılandır.Giả thiết này vẫn là giải pháp được chấp nhận rộng rãi nhất hiện nay.
Maria Bello - Sophie, Rebecca ve Martin'in duygusal olarak dengesiz annesi.Maria Bello vai Sophie, mẹ của Rebecca và Martin.
Şimdi ruhsal dengeleri bozuk olduğu için Neville, büyükannesi Augusta Longbottom ile yaşamaktadır.Neville sống với bà nội là Augusta Longbottom.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Để có tiền làm việc này, ông đã nâng cao mức thuế.
Fakat ekonomik dengesizlikler daha da önem arz ediyor.Những trọng tâm về kinh tế cũng khác nhau.
Böylece, Rorty, her ikisini de dengelemeye çalışır.Tyreese cố giúp họ nhưng cả hai đều bị cắn.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Các lợi ích kéo dài của liệt hô hấp cần phải cân bằng với các biến chứng tiềm tàng.
Yarı iletken maddenin sahip olduğu ısı dengesi bozulduğunda da oyukların ve elektronların sayıları değişir.Bất cứ khi nào cân bằng nhiệt bị xáo trộn trong vật liệu bán dẫn, số lượng lỗ trống và điện tử sẽ thay đổi.
Ligand bağlanması bir denge sürecidir.Diễm Liên tên thật là Đinh Diễm Liên.
Buna sonradan Dehşet Dengesi dendi.Nhưng mưu kế này sau đó bị Hoàng Dung phát hiện.
Anomerler birbirleriyle dinamik bir denge içindedirler.祐とはお互い、呼び捨てで呼ぶ(やなぎともお互いに呼び捨て)。
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.地上における(厳密には海上も含める)降水の量は降水量で表される。
Vergi sisteminde bir denge vardı.税制上の特典がある。
C {\displaystyle C} 'nin denge bedeli karakteristiktir.C {\displaystyle C} の報酬は特性値である。
Son olarak dengelenmiş seçilim ise her iki uçtaki aşırı uç değerlerin ayıklandığı bir seçilim türüdür.選択した主人公によって難易度は大きく異なる。
Daha sonra ise bu denge bozulmuştur.その後荒廃してしまう。
Üretim süresi boyunca iş akışını dengelemek.製作過程から飛行まで紹介している。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”果たして、難波剛は無事に卒業することができるのか!? 難破 剛(なんば つよし) 本作の主人公。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.この事は部外者には判らぬものである これらはすべて厳重に守らなくてはならない。
Bebeklerin ve çocukların optimal gelişimi ve yetişkinlerde nitrojen (azot) dengesi için gerekli bir besindir.幼児では生長、成人では窒素平衡に必須である。
En hafifleri tipik olarak dengelidir.摩擦はその典型である。
(Aklî dengesi yerinde olmayan birinin evlenmesi gibi.)(この時点では未だ明智と結婚していない)。
Smith'e göre fiyatlar denge unsurudur.これは矛盾であるため、λ は固有値でなければならない。
Dengelerini sağlamak ve kendi aralarında işaretlerle anlaşmak için kuyruk önemlidir.線引きをして、自分の中で折り合いをつけていくことが大切だ。
PvP(Player vs. Player) sistemi dengelidir.PvP プレイヤーVSプレイヤーのこと。
Bu durum, bir elektronik devrenin denge durumunu içeren önemli bir unsura neden olmaktadır.このことは、次の電子回路の平衡状態に関する重要な事実を与える。
Bu yüzden çok dengeli bir enstrüman değildir.したがって、それほど重い呼び出しではない。
Gürcistan-Japonya ticari dengesinde Japonya'nın tartışılmaz bir üstünlüğü vardır.雷切 - 日本のプロレスラー政宗の得意技。
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.彼らは何とかしてその税を逃れる方法を探していた。
Sonra yine uzun bir süre inişler ve çıkışlar dengelenir.またしばらくして、今度は手代が起きだしてくる。
Azot dioksit ile bir denge karışımı oluşturur.これは窒素原子の混成の差によるものである。
Dengenin bozulmasına karşılık olarak dengeyi tekrar korumaya yatkın olan kuvvetler ortaya çıkar.また警備を固めるよう主張する主簿の何無忌や功曹の栄建固の意見を退けた。
Dengeli Rastgele modunda 5 oyuncuya da kısmen rastgele kahraman verilir.5番打者のため度々英雄敬遠で勝負される。
1778'de Amerikalılar Fransa ile asker ve donanma gücünü dengeleyen bir ittifak kurdular.1778年にはアメリカとフランスの同盟が成立し、陸軍も海軍も同等な兵力となった。
İlki, yüksek saat sıklığının kaybı dengelemesidir.高精度の時計を一番に必要としているのは長さの計測である。
Vücudun iç dengesinin düzenlenmesinde görev yaparlar.体の各機能を調節するもの。
Davranışları dengeli ve kararlı idi.一度決心したことは断固かつ毅然として行うこと。
Finlandiya, AB ülkeleri arasında en dengeli bütçelerden (mali açıdan sorumlu) birine sahiptir.フィンランドはEUの中でも財政的に大きな責任をもつ国の一つである。
Yapımda esas sorun güvenilirliği ve maliyeti arasındaki dengeydi.開発する上での重要な問題は信頼性と経済性であった。
Ağır kapıların kaldırılıp indirilmesinde bir dengeleyici baskül mekanizması çoğu zaman bulunurdu.りさに(冗談で)頭髪の薄さを指摘されて以来、抜け毛の多さに悩んでいる。
Dengelenmiş seçilim, çoğu popülasyonda çoğu zaman gerçekleşir.最も効果的なプロパガンダはしばしば全体を通して真実である。
Görevi süresince sert mali reformlar gerçekleştirerek ekonomiyi dengelemeye çalıştı.この厳しい状況から脱却を図るため、政府は経済・財政改革措置を実施し始めた。
Axe4? oynayarak taş dengesini sağlamalıdır.プレイヤーは碇シンジとなってプレイするゲーム。
Buna dengeli beslenme denir.これを栄養要求と言う。
Bazen bu sonuç bir dengedir.有時這結果是一個均衡。
Bu nedenle genel denge teorisi geleneksel olarak mikroekonominin bir parçası olarak sınıflandırılır.因此,传统上一般均衡理论被归为微观经济学的一部分。
Alman birleşmesi (ve İtalya'nın birleşmesi) 1815'te ortaya konan denge unsurlarını boşa çıkarıyordu.德意志(或意大利)的统一将会破坏1815年维也纳会议建立的势力范围体系。
Örnek olarak dengeli bir avcı-av ilişkisini en büyük akvaryumlarda bile sağlamak mümkün değildir.舉例,如一個平衡的捕食關係即使於最大的水族箱中亦不可能維持。
Bu durum, dengeli ikili arama ağaçlarının icadına yol açmıştır.这被用来优化二叉搜索树。
18. yüzyılın sonuna doğru Salado nehri iki uygarlık arasında sınır olmuş ve belirgin bir dengeye erişilmişti.到了18世纪末,萨拉多河成为了这两个文明间的界线。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.則天下不知其所從,而上亦將眊亂而喪其所守。
1930'lar ve 1990'larda uygulanan çeşitli dengeleme yöntemleri ile kule düzleştirildi.在20世纪30年代和90年代采用多种方法来拉直该塔。
Yoksa günah da sevap da kâinatın negatif-pozitif dengesi içindeki adaletinin bir unsuru mu?”《惡狼難馴!?》(日語:オオカミは懐かない!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod