deneyim ile cümle
deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta single hakkında; "Bu benim için çok yeniydi ve gerçekten çok güzel bir deneyimdi" demiştir.Po dovršení této hranice uvedl: „Je úžasné dosáhnout trojciferného čísla.
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas a Giac jsou založeny na zkušenostech získaných z předchozího projektu Erable.
Bu deneyimler ilk romanı Cause Celeb için altyapı oluşturdu.Tyto zkušenosti se staly základem pro její první román, Cause Celeb.
Buna “ölüm deneyimi” de denilir.Je nazýván mimo jiné také death (smrt).
Onlara göre sanat gerçekleri değil, deneyimleri aktarıyordu.Předpokládali, že umění, nepřenáší skutečnost, ale zkušenost.
Ardıl kuşaklar sürekli olarak daha iyi sağlık şartlarını deneyimledi.Lidé začali déle žít díky lepším zdravotním podmínkám.
Paris'teki deneyimlerini iki kitap haline getirdi.Své zážitky zpracoval ve dvou knihách.
Ömrünün kalan kesimini eğitime ve deneyimlerini paylaşmaya adadı.Svůj čas museli rozdělit mezi výuku a výzkumy.
İkinci deneyimi 1940'ta gerçekleşir.Druhý pokus se uskutečnil v létě 1940.
Mitchell, deneyimli bir savaş pilotudur ve sık sık yakın dövüşlerde yer alır.Tom nic netuší, neboť je leteckým pilotem a často není doma.
Bu kısımda, Roger Komisyonundaki deneyimlerinden bahsetti.Zde Pála navázal na své zkušenosti z Německa.
Goethe’nin Faust çalışmaları, bilgiye ulaşma ve farklı deneyim yaşama arzusu üzerinde yoğunlaşmıştır.Jeho podání klade důraz na Faustovu touhu po znalostech a mnohosti zkušeností.
Bu, deneyimli kullanıcıların daha hızlı çalışmasına olanak sağlamaktadır.Pro zkušené uživatele to znamená výrazné zrychlení práce.
Konvoya komuta eden Yüzbaşı Troy King’in savaş deneyimi yoktur.Velitelem jednotky byl kapitán Troj King, který neměl dostatečný výcvik na velení v boji.
İlk beyazperde deneyimi ise Semih Kaplanoğlu'nun Yumurta filmiyle olmuştur.Šlo o první zkušenost s filmem dvojice Bláhová/Polívka.
Video oyunları, öncelikle oyuncunun oyundaki deneyimi için tasarlanır.Zabývejme se nejdříve strategiemi prvního hráče.
Dikkat odağında olan bir deneyim, dikkatin yönetilmediği bir deneyimden daha baskındır.Zajímá se mnohem více o chod vyšetřování než předešlý vedoucí.
Deneyimli bir askerdi ve evinde yenilen hanedanının şöhretini yeniden kazanma şansı vardı.Byl zkušeným vojákem a toto byla příležitost pro znovuzískání reputace.
XP adı eXPerience (deneyim) kelimesinden gelir.Zkratka „XP“ označuje zkušenost (anglicky eXPerience).
İlk profesyonel opera deneyimi 1987 yılında Arena di Verona'da oldu.Její profesionální debut se uskutečnil v roce 1987 ve Veronské aréně.
Sovyet sosyalizmi bir proletarya diktatörlüğü deneyimi olarak ortaya çıkmıştır.Jednalo se o komunistický stát s diktaturou proletariátu, který vznikl z Maďarské demokratické republiky.
Buyrultulu Kaptanlar, deneyimli denizcilerden seçilirdi.Veliteli posádek byli tankisté, ne však zkušení námořníci.
Burada ilk uçuş deneyimlerini anlatıyordu.Stávali se tak svědky zkušebních letů prvních letadel.
Bunlar, çoğu okuyucunun ve izleyicinin sahip olduğu bazı deneyimlerdir.Předkládá sobě i čtenáři mnoho otázek.
Bu nedenle deneyim çok önemlidir.Proto je výzkum nesmírně důležitý.
Bu deneyimden sonra aktris olmaya karar verdi.Díky tomu se rozhodla, že se chce stát herečkou.
Otobiyografisine Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü adını vermiştir.Vydal vlastní autobiografii Pokus o kus pravdy.
Orada elektrik mühendisliği alanında birçok pratik deneyim kazandı.Napsal také řadu odborných prací z oblasti elektrotechniky..
Fakat bu deneyimler Finlandiya'ya karşı gerçekleştirilen Kış Savaşı'nda pek işe yaramadı.O to otřesnějším překvapením bylo peklo, které tyto stroje čekalo v Zimní válce proti Finsku.
Ama son iki yılda deneyimler kazandım.V následujících letech již jen vítězila.
Bu deneyim onu, mesleğinin dil incelemesi konusunda olacağına inandırdı.Zkušenosti jí utvrdily v tom, že má sledovat politickou kariéru.
Daha sonra ilk film oyunculuk deneyimi olarak 2004 yılında Drake & Josh adlı TV dizisinde oynadı.První role přišla se seriálem stanice Disney Channel Drake & Josh v roce 2004.
Gammaknife denilen cihazla uzun yıllardır bir deneyim elde edilmiştir.Testovací program munice probíhal několik let.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Takoví vojáci samozřejmě postrádali veškerý výcvik.
Director (Yönetmen): Deneyimli film yapımcıları için ayarlanmıştır.Prolog: Ve filmových ateliérech se připravuje natáčení.
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Însă foarte străduitor".
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas și Giac se bazează pe experiența acumulată de la proiectul anterior Erable.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Adeseori, observațiile sale s-au baza pe propria experiență ca martor ocular al evenimentelor.
Yardımcı oyuncuların Yaşayan Ölülerin Gecesi'ne kadar sinema sektöründe hiç deneyimi yoktu.Actorii secundari nu avuseseră experiență în lumea filmului până la Noaptea morților vii.
İlk mankenlik deneyimini ise 2009'da Burberry'nin Sonbahar/Kış sezonunda yaptı.Debutul de model a avut loc în 2009 participând la prezentarea colecției toamnă/iarnă a companiei Burberry.
Otobiyografisine Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü adını vermiştir.Și-a intitulat autobiografia „Povestea experimentelor mele cu adevărul”.
Yaşadıkları her acı deneyim onları biraz daha olgunlaştırır.Încercările prin care au trecut i-au făcut mai puternici.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Mike Markula furniza afaceri finanțare și de expertiză de 250.000$ în timpul încorporării Apple.
XP adı eXPerience (deneyim) kelimesinden gelir.Literele "XP" provin de la cuvântul englez experience (experiență).
Buna “ölüm deneyimi” de denilir.Este denumită și “hrana morților”.
Maluma ayrıca Shakira için şöyle konuştu: "Bu inanılmaz bir deneyimdi.Qadijo a adăugat: „e o veste tristă...
Belirti hasta tarafından bildirilen daha basit bir deneyim olarak tanımlanabilir .Un simptom poate fi definit mai simplu ca fiind orice aparență care este observată de către pacient.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.Cântecul a fost folosit în reclamele McDonald's.
Bu deneyim Murphy'nin temel kanununu oluşturmasını sağladı.Aceasta este premisa pe care se bazează Legea lui Murphy.
"Muhtemelen şimdiye kadar yaşadığım en şok edici deneyimlerden biriydi.A fost cea mai intensă experiență pe care mi-aș fi putut-o imagina.
Toplum düzeni asırların deneyimlerinin süzülerek gelen bir evrimleşme sonucu oluşmalıdır.Sistemul de orașe al Europei este rezultatul unor transformări succesive.
Üst seviyedeki ilk deneyimini 1998 Copa Libertadores'de yaşadı.Și-a făcut debutul ca profesionist în timpul Copa Libertadores în anul 1998.
Hem deneyime hem de bilgiye sahiptir.El are atât experiență cât și cunoștințe.
Deneyim bilgelik getirir.Experiența aduce înțelepciune.
Bilimsel keşif, deneyim, yorum ve analizin birçoğu bu düzeyde yapılır.A legtöbb tudományos felfedezés, kísérletezés, értelmezés és analizálás ezen a szinten történik.
George R. R. Martin en derin etkilerin çocukluk dönemindeki deneyimlerin olduğuna inanır.George R. R. Martin nagy hatást gyakoroltak a gyerekkorában olvasott könyvek.
2011 yılında ilk reklam deneyimini edinerek bir banka reklamının yüzü olmuştur.2011-ben az Erste Bank reklámfilmjében egy pizzafutárt alakított.
Ritchie, 1995 senesinde The Hard Case isimli 20 dakikalık kısa filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini yaşadı.Ritchie 1995-ben egy 20 perces rövidfilmet rendezett "The Hard Case" (A nehéz eset) címmel.
1988 yılında ilk sinema deneyimi Mystic Pizza’nın (Mystic Pizza filminde tek satırlık bir konuşması vardı.Első áttörése 1988-ban volt a Mystic Pizza és a Satisfaction című filmmel.
Burada kale yapımıyla ilgili ilk deneyimlerini toplamıştır.Itt szerezte első tapasztalatait az erődítmények építésében.