deneyim ile cümle
deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nadia Jim'i ziyarete gelir ama hâlâ Jim'in sıkı bir cinsel deneyim için hazır olmadığını görür.Nadia komt Jim opzoeken, maar hij is bang dat hij seksueel gezien nog steeds niet helemaal klaar voor haar is.
Corbulo, Asya deneyimleri hakkında şimdi kayıp olan bir eser yazmıştı.Corbulo schreef een verslag van zijn belevenissen in Klein-Azië, dat verloren ging.
Ritchie, 1995 senesinde The Hard Case isimli 20 dakikalık kısa filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini yaşadı.Ritchie regisseerde een 20-minuten durende korte film in 1995, getiteld The Hard Case.
Sovyet sosyalizmi bir proletarya diktatörlüğü deneyimi olarak ortaya çıkmıştır.De communistische staten in Oost-Europa beschouwden zichzelf als dictaturen van het proletariaat.
New York'taki genç bir oyuncu olarak, Unscripted Dergisi için deneyimlerini yazan faal bir blog sahibidir.Ze houdt ook een blog bij over haar ervaringen als jonge actrice voor het blad Unscripted Magazine.
Burada kale yapımıyla ilgili ilk deneyimlerini toplamıştır.Hij leerde hier de eerste technieken van het houtsnijwerk.
Free-solo fazlasıyla deneyim gerektirir.Froese zelf experimenteerde meer.
Buna “ölüm deneyimi” de denilir.Dit noemen we 'moresprudentie'.
1978 yılında, ilk deneyim olarak Blok-I GPS uydusu fırlatıldı.In 1978 werd het eerste prototype van een gps-satelliet gelanceerd.
Ayrıca, televizyon dizisi olarak bu onun ilk deneyimi oldu.Dit was tevens hun eerste televisie-optreden.
Ömrünün kalan kesimini eğitime ve deneyimlerini paylaşmaya adadı.Hij bracht zijn leven door met het opdoen van kennis en het opleiden van studenten.
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Wij waren aldus tot het uiterste bereid...".
İlk sahne deneyimi, küçük yaşlarda Tel-Aviv'deki bir gey kulübünde çalmaya başlamıştır.Hij begon zijn optredens als goochelaar in nachtclubs in Tel Aviv.
Açıkça ifade ettiği eşcinsel eğilimleriyle tanınırdı ve sıklıkla uyuşturucularla ilgili deneyimlerini yazardı.Hij is vooral bekend door zijn tangofilms, die dikwijls seksueel getint waren.
Öğrenmeyi öğrenme - Önceki deneyimlerden yararlanır.Om inzicht te verkrijgen spelen eerdere ervaringen echter wel een rol.
Şirketleşme sürecinde temel iş deneyimini ve 250.000 dolar ile sermayeyi Mike Markkula sağladı.Korte tijd later investeerde Mike Markkula ruim 250 duizend dollar durfkapitaal in het bedrijf.
Ancak Goethe’nin deneyimleri modern doğa bilimi ile bağdaşmamaktadır.De boeddhistische kosmos is niet in tegenspraak met de moderne wetenschap.
Bu deneyimler metinlere yansıyordu.Dus bedachten ze de truc met de tranen.
Aynı zamanda çocukların öğrenme deneyimleri ile ilgili geniş bir arşivin oluşması da sağlanmış olur.Daarnaast worden er georganiseerde ervaringssituaties gecreëerd voor het kind.
Gammaknife denilen cihazla uzun yıllardır bir deneyim elde edilmiştir.In de techniek wordt al vele tientallen jaren gebruikgemaakt van het begrip "exposure time".
Örneğin, çobanlıkta 50 yıllık bir deneyime sahip kişi bu alanda uzman olarak kabul edilebilir.Iemand die 25 jaar in het theatertechnische vak zit kan worden voorgedragen voor een "Zilveren krommer".
Kurgusallığının yanı sıra büyük ölçüde kendisinin savaş sırasında edindiği deneyimlerle yazılmıştır.Veel van wat hij schreef is gebaseerd op zijn diensttijd tijdens de Vietnamoorlog.
O bilgiyi korudu ve deneyimsizlikle dengeledi.Hij gaf de feiten toe en zag af van een tegenexpertise.
Buyrultulu Kaptanlar, deneyimli denizcilerden seçilirdi.Kandidaten worden geselecteerd op basis van hun maritieme ervaring.
Bu deneyimleri kendisine liderlik konusunda çok sayıda şey öğretmiştir.Dit trok veel mensen naar zijn prediking.
Bu nedenle deneyim çok önemlidir.De directe ervaring staat dus centraal.
The Imitation Game ise ilk önemli oyunculuk deneyimi olmuştur."The game" blijkt nu een grote oplichtingspraktijk te zijn geweest.
Deneyim en iyi öğretmendir.Ervaring is de beste leermeester.
Deneyim en iyi öğretmendir.Ondervinding is de beste leermeester.
Ne de olsa bizden deneyimlidir.Hij heeft hoe dan ook meer ervaring dan wij.
Başvurmak istediğiniz alanla bağlantılı olan iş deneyiminizi açıklayınız.Beschrijf uw werkervaringen die te maken hebben met uw voorgenomen branche.
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas i Giac bazują na doświadczeniach zdobytych w poprzednim projekcie Erable.
İlk yönetmenlik deneyimini 2006 filmi Mission: Impossible III ile yaptı.W 2005 wyreżyserował swój pierwszy pełnometrażowy film Mission: Impossible III.
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.Napisał książkę o swoich wojennych doświadczeniach.
MSRE, değerli uzun vadeli bir işletme deneyimi sağlamıştır.Reaktor MSRE dostarczył jednak cennej wiedzy z długiego okresu eksploatacji.
Deneyim gerçekleşir.Zbieramy doświadczenie.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.Zagrała w reklamie McDonald's.
Burada kale yapımıyla ilgili ilk deneyimlerini toplamıştır.W swoich pierwszych pracach zajmował się doświadczeniami okresu łagrowego.
Beşi gazetecilik deneyimlerini aktardigi altı kitabı vardır.Na dowód tego pokazali zagranicznym dziennikarzom 15 ciał.
İlk deneyimi 1989 yılında Living Dolls dizisinde Jenna rolü olmuştur.Najpierw pracowała jako modelka, a już w 1989 wystąpiła w serialu Living Dolls.
Yaşantılardan, deneyimlerden doğar.Jest o moim dorastaniu, moich życiowych doświadczeniach.
Genç subaylar savaş içinde giderek deneyim kazandılar.Oficerowie młodsi i starsi aktywnie wykorzystywali zgromadzone doświadczenie bojowe.
Ayrıca oyunculuk deneyimleri de bulunmaktadır.Ma za sobą również doświadczenia aktorskie.
Kısa bir gazetecilik deneyiminin ardından yazı hayatına başladı.Po krótkotrwałej pracy jako dziennikarz zaczął karierę pisarską.
Öğrencileri birçok konuda söylevler vererek deneyim kazanıyorlardı.Uczeni stosowali wiele wariantów zapisu danego słowa.
Moda sektöründe ilk deneyimlerini ise Armani ve Abercrombie & Fitch markalarına modellik yaparak kazanmıştır.Doświadczenie w branży mody rozpoczął jako model Armani'ego i Abercrombie & Fitch.
Kariyerimde birçok deneyime sahip oldum.W ciągu swojej kariery podejmował się wielu zajęć.
Ancak sıradan Sovyet askeri deneyimsizdi ve bunun sonucunda fazlasıyla zayiat verildi.Jednakże okazał się niezdyscyplinowanym żołnierzem, co było powodem częstych aresztowań.
Kullanıcıların internet deneyimleri böylece ağ ve trafik analizine karşı korunmuş olmaktadır.Tor chroni tożsamość użytkowników oraz ich działalność w sieci przed analizą ruchu.
Troçki daha sonra deneyim Lenin'in haklı olduğunu gösterdi diyecekti.Jakże lepiej ode mnie zrozumiał Pruszyński wtedy, co się z nami stanie.
Lezbiyendir fakat yakın bir erkek arkadaşıyla biseksüelliği de deneyimlemiştir.Dokonała aborcji, krótko eksperymentowała z lesbijską przyjaciółką Eddie.
Ama iş hayatı için az deneyime sahipti.Ich badania nie miały wiele wspólnego z pracą zawodową.
Geçmiş deneyimlerimiz, genel olarak problem çözme becerimizi arttırır.Rozwiązanie ostatniego z rozpatrywanych podproblemów jest na ogół wartością rozwiązania zadanego zagadnienia.
Bu grupla sahne deneyimi kazandı ve müzik yaşmının ilk adımlarını attı.Tam dorastał i stawiał pierwsze kroki w świecie muzyki.
Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı.Mimo to Jakubowska ulepszała stale organizację i warunki nauczania.
Gandini o zamanlar genç ve deneyimsizdir.Synowie Möngkego byli młodzi i niedoświadczeni.
Yaşadığı bir deneyim sebebi ile yogaya başlar.Tak zaczęła się jej przygoda z jogą.
İlk televizyon deneyimi olan Aksanat Çocuk Oyunları ile tanındı.Pierwsze występy w telewizji dotyczyły tematyki dziecięcej.
Bu çalışma ilk seslendirme deneyimi olmuştur.Była to pierwsza tego typu próba.
Oyuncu burada EuroCup deneyimi yaşadı.Zespół występował w rozgrywkach Eurocup.