deneyim ile cümle
deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, Apple kimlikleri kullanıcıların Apple Online Store deneyimlerini özelleştirebilmesine izn verir.وعلاوة عن ذلك ، تسمح معرفات Apple للمستخدمين بتخصيص تجارب Apple Online الخاصة بهم.
İlk sunuculuk deneyimini Kanal D'deki Çocuk ve Müzik programıyla yaşamıştır.و إستهلت أول تجربة تقديم برامج ببرنامج " الأطفال و الموسيقى " على قناة دي.
Bu görüntü ve müzik kombinasyonu, kitleyi etkileyen bir deneyim yaratmak için hazırlandı.هذا المزيج من الصور والموسيقى يسعى إلى خلق تجربة تحرك الجمهور."
Bakımları deneyim gerektirir.لكن التجربة في حد ذاتها مطلوبة.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.الهلوسة السمعية، خاصة تجارب سماع أصوات بشرية، هي أكثر السمات شيوعًا ووضوحاً في كثير من الأحيان لمرضى الذهان.
Mahallenin Muhtarları dizisiyle ilk kamera karşısında oyunculuk deneyimini yaşamıştır.كانت أول تجربة له أمام الكاميرا.
Lazarus refleksi Lazarus taksonu Ölüme yakın deneyimler ^ Hornby K, Hornby L, Shemie SD (May 2010).تجربة الاقتراب من الموت Hornby K, Hornby L, Shemie SD (2010).
Tabori'nin Britanya Gizli Servisi ile deneyimlerini konu almaktadır.تعمل ماتولا الآن لحسابها الخاص لدى إذاعة القوات البريطانية.
Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir.الوعي الذاتي هو إحساس حاد بوعي الذات.
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.لذلك علينا أن نكون سعداء أنه يبشّرنا بصورة غاية في الذكاء.
İlk teknik direktörlük deneyimini 1983-84 sezonundan Samsunspor'u çalıştırarak edindi.وهو الأمر الذي ساعده لاحقًا في تولي مهمة الإدارة الفنية في موسم 1983/1984.
Corbulo, Asya deneyimleri hakkında şimdi kayıp olan bir eser yazmıştı.أراد منه إيكو أن يشير إلى جمال الماضي الذي ضاع الآن.
Sovyet sosyalizmi bir proletarya diktatörlüğü deneyimi olarak ortaya çıkmıştır.تم إدانة النظام السوفيتي كدكتاتورية على الاحتياجات.
İlk mankenlik deneyimini ise 2009'da Burberry'nin Sonbahar/Kış sezonunda yaptı.وفي عام 2009، قامت واتسون بأول تجربة لها في مجال الدعاية لصالح شركة بوربيري لموسمي الخريف، والشتاء.
Bu deneyimler ona insani ilişkilerin değerlendirilmesinde geniş kapsamli ve derin bir öğreti olmuştur.وكانت هذه التجارب تعليم عويص و واسع النطاق لأيدين أيتين في تقييم العلاقات الإنسانية.
Fakat bu komutanların yeterli muharebe deneyimi yoktur.وعلى الرغم من هذا، لا يسمح كثير من القادة العسكريين بتلك التدريبات لطاقم الإسعاف.
Deneyimsiz bu sultanların döneminde devlet ileri gelenlerinin nüfuzu giderek artmıştır.مع تزايد التهديدات الخارجية، تزداد قدرات الدولة الاستخراجية.
Fakat sürekli deneyimliyoruz ve çalıştığımız stüdyoda ne kadar alet varsa kullanıyoruz.Mas sempre estamos experimentando e usando qualquer equipamento que tiver no estúdio em que trabalhamos.
Bu ilk deneyimden sonra, Anneke çeşitli gruplara katıldı.Após essa primeira experiência, Anneke integrou diversas bandas.
Maluma ayrıca Shakira için şöyle konuştu: "Bu inanılmaz bir deneyimdi.Maluma também comentou sobre Shakira, dizendo "Foi uma experiência incríve.
Martin Malia Rus eksepsiyonalizmi ile Savaş Deneyimini barbarlığın genel nedenleri olarak göstermiştir.Martin Malia associa o excepcionalismo russo e a experiência da I Guerra Mundial como as razões da barbárie.
Jon Bon Jovi ilk kayıt deneyimini 19 yaşındayken yaşadı.Aos treze anos, Jon Bon Jovi teve sua primeira experiência com gravação.
594'te Mauricius, Priscus'u görevden aldı ve yerine deneyimsiz kardeşi Petros'ı getirdi.Em 594, Maurício demitiu Prisco e o substituiu por seu inexperiente irmão, Pedro.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Geralmente, suas observações são baseadas em suas próprias experiências como testemunha ocular dos eventos.
Necatigil bu deneyimi hiç unutmadı.Ela nunca esqueceu a experiência.
Bilimsel keşif, deneyim, yorum ve analizin birçoğu bu düzeyde yapılır.Grande parte da exploração científica, experiência científica, interpretação e análise é feita a este nível.
XP adı eXPerience (Türkçe: deneyim) kelimesinden gelir.A sigla XP deriva da palavra eXPeriência (eXPerience).
İlk tiyatro deneyimini 1998 yılında Kenter Tiyatrosu'nda oynadığı Martı oyunu ile yaşadı.O seu primeiro papel foi em 1998 com a personagem Martı numa obra no Teatro Kenter.
Öğrenmeyi öğrenme - Önceki deneyimlerden yararlanır.O conhecimento consiste em lembrar-se destas experiências anteriores.
Bunların her biri, insanî deneyimlerimizin farklı uçlarını temsil eder.Conheço esse sujeito? - essas são perguntas corriqueiras de nossa vida.
Corbulo, Asya deneyimleri hakkında şimdi kayıp olan bir eser yazmıştı.Córbulo escreveu um relato de suas experiências na Ásia, mas ele se perdeu.
Bu deneyimden sonra aktris olmaya karar verdi.Diante dessa nova experiência, decidiu se tornar ator.
Bu deneyim onun üzerinde Hıristiyanlıktan çok ateizmin etkili olmasına neden oldu.Esta experiência teve o efeito de aproximá-la mais do ateísmo do que do Cristianismo.
Kurucusu tarafından ABD'deki deneyiminden sonra kurulmuştur.Grupo formado após a prisão do Capitão América.
Pilotun 11.000 saat uçuş deneyimi vardı.Ele tinha 3.500 horas de experiência de voo.
"Muhtemelen şimdiye kadar yaşadığım en şok edici deneyimlerden biriydi."Essa foi provavelmente a maior mágoa que já tive em minha vida.
XP adı eXPerience (deneyim) kelimesinden gelir.O nome "XP" deriva de eXPerience.
Deneyim ve izlenimlerimi betimleyen kişisel mektuplar yazabilirim.Eu tendem a confiar em minhas experiências passadas e pessoais para me inspirar.
Earl Cole, Görev üzerinde "benzersiz" bir perspektifle, deneyimli bir Sky Devils Kaptanı.Shea Whigham como Earl Cole, um capitão experiente do Sky Devils com uma perspectiva "única" sobre a missão.
Yaşadığı deneyimleri kitaplarında okuyuculara aktardı.As sua experiências foram registradas em livros de sua autoria.
Deneyim çeşitlerinin birçoğunun tinsel farz edildiği form, gerçekliğin bu düzeyinde bulunur.Muitas das experiências consideradas espirituais ocorrem neste nível da realidade.
Şamanın transında, kendi başına yaptığı bir şuur deneyimi söz konusudur.Buemba!, mais um quadro de humor satírico feito por ele.
Her seviye atlamak için belirli bir deneyim puanı ister.Para cada extremidade, de testar todos os pontos a serem prestados.
Bu deneyim yoluyla bilgeliğe ulaşılır.Aplicar o conhecimento com sabedoria.
Proje deneyimine sahip olmak.Você vem pela experiência.
Deneyime açık olan insanlar, entelektüel olarak meraklı, sanatı takdir eden ve estetiğe duyarlı kişilerdir.As pessoas com elevada abertura são intelectualmente curiosas, apreciadoras da arte, e sensíveis à beleza.
Kimi zaman, bazı hayvan türlerinin insanlar gibi zihinsel imgeleri deneyimleyebildikleri varsayılmıştır .Porém, pesquisas indicam que pelo menos alguns animais dispõem da capacidade de autoconsciência.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.É o primeiro disco com a participação de Michael McDonald.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Os novos recrutas não tinham a mesma qualidade ou perícia.
Günümüze gelindiğinde Brian, psikiyatristine bu deneyiminden bahsetmektedir.De volta ao presente, o cão conta ao seu psiquiatra sobre tal experiência.
Her büyücü için farklı bir deneyimdir, çünkü kişiye özgüdür.Eles possuem poderes especiais, divergindo para cada bruxo.
Bu, deneyimli kullanıcıların daha hızlı çalışmasına olanak sağlamaktadır.Isto irá permitir que os usuários recebam novos recursos mais rapidamente.
Ama son iki yılda deneyimler kazandım.Nos últimos dois anos, tenho passado por uma série de provações.
Ancak yine de 5.0 megapiksel kamerayla harika deneyimler sunuyor.Além disso possui também uma câmera digital de 5.0 megapixels.
Çocuklarda kullanılması yeterli deneyim olmaması nedeniyle önerilmemektedir.O uso para crianças não é recomendado devido ao fato de não haver experiência clínica com crianças.
Bu dönemde artık deneyimli bir konkistador sayılmaktaydı.Acabou tornando-se um treinador de relativo sucesso.
Bu fenomen, şimşekle birlikte insanlığın elektrikle kayıtlara geçmiş ilk deneyimiydi.Junto com o raio, este fenômeno é uma das primeiras observações registradas com a eletricidade.
AS ve OSB’li birçok kişide başka sıradışı duyumsal ve algısal beceri ve deneyimler bulunur.Muitos deles relatam outras habilidades sensoriais, experiências e percepções incomuns.
Layla'nın ereklerle deneyimi hiç yoktu.Layla não tinha nenhuma experiência com os homens.
Biz onun tüm deneyiminden istifade edebiliriz.Todos nós podemos nos beneficiar da experiência dele.