deneyim ile cümle
deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu deneyimlerde bazen üzüldüm bazen de ben üzdüm.Questi disordini spesso peggiorano nel tempo e a volte sono fatali.
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Fu la più difficile registrazione che facemmo."
Kurgusallığının yanı sıra büyük ölçüde kendisinin savaş sırasında edindiği deneyimlerle yazılmıştır.Fu sempre legato alle persone che aveva conosciuto durante l'esperienza della Resistenza.
Akbaş bu durumla ilgili olarak “Benim için inanılmaz bir deneyim oldu.Lavorare insieme su questa campagna e su questa collezione è stata un'esperienza incredibile.»
Para amacı gütmeyen bu projede, birçok sanatçı ilk sahne deneyimlerini yaşadı.In questa passione per l’arte viene incoraggiato da alcuni ufficiali che comperano i suoi primi quadri.
Bunu son zamanlardaki deneyimlerim ile de yaşadım.Io parlo qui solo della mia esperienza.
Her seviye atlamak için belirli bir deneyim puanı ister.Per ciascuna tappa è prevista l'assegnazione di punti in base ai piazzamenti in ogni specialità.
Küçük cephelerde son derece güçlü komutan oldu ama büyük bir çatışma için deneyimli bir stratejist değildi.Он был хорошим командиром на фронте, но неважным стратегом в большом конфликте.
Ancak, ikisi de önceden ne bir keşif hareketinde bulunmuş, ne de bir deneyimleri vardı.Раньше эти двое никогда не соревновались на одной трассе, хотя между ними и была длительная вражда.
Şu anda Milupa, 80 yılı aşkın bir süredir bebek maması üretiminde deneyim sahibidir.В настоящее время Milupa имеет опыт в производстве детского питания уже более 80 лет.
Gandini o zamanlar genç ve deneyimsizdir.В те годы Гандини был молодым и не очень опытным дизайнером.
Bizim için büyük bir deneyimdi." demiştir.Для меня это удивительное открытие».
Tacconi Spoleto kulübünde ilk futbol deneyimini yaşadı.Таккони получил свой первый значительный опыт в футбольном клубе «Сполето».
Corbulo, Asya deneyimleri hakkında şimdi kayıp olan bir eser yazmıştı.Корбулон написал отчёт о своей деятельности в Азии, который утерян.
Geçmişte uğranılan yenilgiler paha biçilmez deneyimler sağlamıştı.Каждый день дальнейших боев стоил нам бессмысленных жертв.
Fransa'daki deneyimleri Anne'i yeni Rönesans Hümanizmi geleneği ışığında dindar biri yaptı.Пребывание во Франции сделало Анну набожной христианкой в новой традиции гуманистических идей Возрождения.
Ama son iki yılda deneyimler kazandım.В последние годы жизни перенёс два инсульта.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет чаще всего описывает повседневную жизнь женщины, живущей в Японии.
Konvoya komuta eden Yüzbaşı Troy King’in savaş deneyimi yoktur.Конвоем командовал капитан Трой Кинг, не имевший опыта и соответствующей подготовки.
Glee oyuncu seçimlerinden önce Colfer'ın hiçbir profesyonel oyunculuk deneyimi yoktu.До того, как попасть в актёрский состав сериала «Хор», Крис Колфер не имел профессионального актёрского опыта.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.Первой актёрской работой были съемки в рекламе McDonalds в 1997 году.
Yomakçılar (destan okuyucuları) en az üç yıllık bir eğitim ve deneyim süreci yaşarlar.Квалифицированные рабочие — требуется образование и опыт работы не менее 2 лет.
Sonuç olarak deneyim puanlarınızı (EP) topluyorsunuz ve seviye seviye ilerliyorsunuz.Лишь так достигнешь ты просветления и избавления от бренности бытия».
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.О его боевых делах была выпущена листовка.
XP adı eXPerience (Türkçe: deneyim) kelimesinden gelir.Название XP происходит от англ. experience («опыт», «впечатления»).
Bu dönemde artık deneyimli bir konkistador sayılmaktaydı.В это время он уже преуспевающий коммерсант.
Orada ilk müzikal deneyimlerini sokak sanatçısı olarak kazandı.Первоначально он зарабатывал на жизнь как уличный музыкант.
Bazıları ise 1. Dünya Savaşı'nın deneyimli askerleriydi.Кроме того, большинство солдат были опытными ветеранами Первой мировой войны.
Sultan adlı dizide ilk deneyimini gerçekleştirdi ve oyunculuk eğitimi almaya başladı.Он посвятил всю свою жизнь изучению Голубой Башни и стал в этом деле экспертом.
İlk günlerden itibaren deneyimli bir subay olarak savaşa katılmıştır.С первых дней зарекомендовал себя смелым воином.
Geçmiş deneyimlerimiz, genel olarak problem çözme becerimizi arttırır.Я думаю, что-то более сильное, чем мы сами, решает наши судьбы.
Genellikle; her iki grup da aynı mekanda birbirleriyle etkileşerek deneyim paylaşımında bulunurlar.Оба вида почти что никогда не встречаются вместе в пределах области распространения.
Bunlardan çok daha önemlisi öçümü yapan kişinin deneyimidir.Следовательно мы являемся виновниками в большей степени, нежели они.
Bunu son zamanlardaki deneyimlerim ile de yaşadım.Это мы почувствовали на собственном опыт.
Yeni deneyimler için buradayım” dedi.Я хочу показать это через новые лица».
Deneyim gerçekleşir.У нас появился опыт.
Bu deneyimden sonra yardımcı antrenörlük yapmaya devam etti.Продолжая практиковаться, тренировал сослуживцев.
Orada elektrik mühendisliği alanında birçok pratik deneyim kazandı.Занимался различными опытами в области электротехники.
Gammaknife denilen cihazla uzun yıllardır bir deneyim elde edilmiştir.Биометрические устройства знакомы человеку уже длительный период времени.
Ancak Chazelle onlara karşı çok cana yakındı, deneyim eksikliklerini anlıyor ve hatalarına aldırmıyordu.Тем не менее, Шазелл сочувствовал актёрам, понимая их неопытность в танцах и не обращая внимания на ошибки.
Bu metot: "Bir deneyimi onu yaşayan kişiden başkası gözlemleyemez." varsayımına dayanmaktadır.Это знамения, которых не видит только слепой, но сумеет расшифровать лишь один человек.
İkinci deneyimi 1940'ta gerçekleşir.Второе издание вышло в 1940 году.
Deneyimlerini kullanarak yaptığı seyahatlerden sonra gezi kitapları yazdı.О почти каждом из своих путешествий она написала книги.
Ayrıca şu an ImprovOlympic adlı komedi tiyatrosunun deneyimli kadrosundadır.Позже представлял импровизационное комедийное шоу Impromptu.
Kazanılan deneyimle açılabilen olan son karakter olan Woodie, 1.600 deneyim gerektirir.Вуди — шестой персонаж, открываемый при помощи опыта.
Nokia'ya göre, bunun nedeni, zaman kısıtlamaları ve Compal'ın yonga setiyle deneyimi olmasıydı.Согласно Nokia, это было связано с временными ограничениями и их опытом в работе с данным чипсетом.
Devlet adamlığı, askeri deneyimi ve önderlik kabiliyeti ileri seviyededir.Он был известен качествами государственного деятеля, военным опытом и лидерскими способностями.
Bu deneyim yoluyla bilgeliğe ulaşılır.Познание духа достигается посредством опыта.
Bu kötü deneyimden sonra Cooper, tam anlamı ile alkolü bıraktı.Не выдержав этой страшной вести, Гаврилина стала выпивать, превратившись в алкоголичку.
Necatigil bu deneyimi hiç unutmadı.Это был опыт, который я никогда не забуду.
Çocuklarda kullanılması yeterli deneyim olmaması nedeniyle önerilmemektedir.Нет достаточного опыта применения его у детей.
Hatta single hakkında; "Bu benim için çok yeniydi ve gerçekten çok güzel bir deneyimdi" demiştir.И тогда Пророк трижды воскликнул: «О Аллах, призываю Тебя засвидетельствовать это!»
Paris'teki deneyimlerini iki kitap haline getirdi.В Великобритании вышли две книги с её рассказами.
Ama son iki yılda deneyimler kazandım.ولكنني اكتسبت الخبرات في أخر عامين.
Bu deneyimlerde bazen üzüldüm bazen de ben üzdüm.أحياناً في هذه الخبرات أأسف وأحياناًاخرى أحزن.
1848 ile 1849 yıllarındaki devrimler Marx ve Engels için büyük birer deneyim olmuştu.سنوات الثورة من 1848 إلى 1849 كانت تجربة عظمى لكل من ماركس وإنجلز.
"Muhtemelen şimdiye kadar yaşadığım en şok edici deneyimlerden biriydi."ربما كانت واحدة من أكثر التجارب المروعة التي مررت بها على الإطلاق.
Beckett'a göre, yaşadığı bu deneyim James Joyce ile olan ilişkisinden kaynaklanmıştı.وفقا لكلام بيكيت, بأن تجربته الأدبيه كانت مستوحاه من علاقته مع جيمس جويس.
Deneyim sonuçlara uygun olmalıdır.التعلم يقترن بالنتائج.
Örneğin, çobanlıkta 50 yıllık bir deneyime sahip kişi bu alanda uzman olarak kabul edilebilir.وكمثال علي ذلك فلو أن شخصا لديه خبرة حوالي 10 سنوات في مجال كالتجارة مثلاً يكون قد اكتسب عملياً خبرة.