deneyim ile cümle
deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bu okyanus gömlekleri bir deucedly rıhtıma kadar getir deneyimlerinden biliyordu dinsiz saat.I knew from experience that these ocean liners fetch up at the dock at a deucedly ungodly hour.
Deneyimlerini başkalarıyla paylaşır.She shares her experience with others.
Haklarında deneyimsiz anarşistler olduklarına dair güçlü söylentiler varThere's a strong whiff of half-baked anarchism about them.
Böyle bir ağrı uyarıcı olmadığı için, bu herkes için farklı bir deneyim olmaktadır.As such pain is not a stimulus it is an experience that is different for everybody.
Daha önce, kiţileri yetenekler ve deneyimler listesi olarak görürdük.Initially we saw people as just kind of a list of skills and experiences.
Son derece derin bir deneyim.It's an extremely profound experience.
Beyniniz size neyin doğru neyin yanlış olduğunu... ...söyleyemez, bunu yapan deneyimlerinizdir.The brain can't tell you what is relevant or less relevant except experience.
Yani penguenler de önceki deneyimlerden öğreniyorlar.So penguins learn from previous experience, too.
Peki bu unutulmaz ve yoğun deneyimden ne mi öğrendim?So what did I learn from this intense and unforgettable experience?
Artık sizde kendinizi kendi deneyimlerinizle tanımlayabilirsiniz.. .Now you can define you own local experience too.
Bu insanların kendi deneyimlerinden yola çıkarak tasarım yapması.This is people designing their own experiences.
Diğer deneyimleri de öyle-- bir nesen alır ve onu diğerine aktarırız.We co-opt other experiences -- we take one item and transfer it to another.
Sezgi deneyimlerden gelir.Intuition is from experience.
Ve Hollywood'un bana sunamayacağı bir deneyimdi.And it was an experience that Hollywood couldn't give me.
Yani bu kesinlikle olağanüstü bir deneyimdi.So, it was this absolutely remarkable experience.
Bu gerçek anlamda, cidden çok derin bir deneyimdi.It was really, really quite profound.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.As an example, I'd like to introduce my own experience.
Yepyeni bir deneyime bir adım öteye geçmeye hazır olunTime to make your getaway... ...from the ordinary And hold something sharper...
Bilirsiniz, deneyimin bataklığında basit sözcükler kayboluyor.You know, simple words lost in the quicksand of experience.
Bu, bir öğrencinin oyunlar konusundaki deneyimlerinin neler olduğu hakkındaki fikirleri.So this is a student's opinion on what his experience of games are.
Daha deneyimli hale geldikçe fiziksel kontrol bilinci eriyip gider.As one becomes more experienced the awareness of physical control melts away.
Ve kendime Emma'nın bilgisayar oyunu dünyasında ne gibi deneyimler yaşayacağını soruyorum.And I've been asking myself, what is Emma going to experience in the video game world?
Şimdi, benim de bu konuda kişisel deneyimlerim var.Now I have some personal experience of this.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.But you know what? I was getting work experience.
Bu konuda az çok deneyimimiz var.Well, we have a little bit of experience doing this.
Uçaktan indi ve deneyimli biriymişcesine basınla konuştu.She walked out of the plane and spoke to the whole press as if she was a veteran.
İşte canlı bir konserin asıl deneyimi budur.This is the true experience of a live concert.
İki milyar yıllık aktif deneyime dayanan model bu.That's the one that relies on two billion years of on-the-job experience.
Hatta, herhangi bir ana okulu öğretmenine de değil, deneyimli bir ana okulu öğretmenine sorun.In fact, don't ask just any kindergarten teacher, ask an experienced one.
Bu deneyimi bir de Kindle'da yaşamayı deneyin.Try experiencing that on a Kindle.
Fakir çocukların bu deneyime ihtiyaçları var.Poor kids need that experience.
Ve bunu onun deneyimlerinden söylüyorum.And I say that out of his experiences.
Bir çok acıya ve adaletsizliğe katlanmış olanların deneyimlerinden.Those that have undergone a lot of injustice and suffering.
Ve bu kısa deneyimimi tıp alanında büyük bir atılım olarak kullanabiliriz.And we can now use this as what I think will be a major medical breakthrough.
Biri tüketicinin bakış açısından -- benim bir tasarımı deneyimlerken mutlu olduğum durumlar.There's one from a consumer's point of view -- where I was happy while experiencing design.
Bunu deneyimlemek için, bu araçları edinmek için paraya muhtacız.Well we need money to experiment with that, to get those tools in there.
Bizi beğeniyorsanız geleceğin deneyimleri için biraz sabırsızsınız.If you are like us, you are a little impatient to experience the future.
Bu fikir beyinin kendini bir şekilde inşa ettiğini... öğrenme deneyimlerinden.There is this idea that somehow the brain built itself from experience by learning.
Bu benim için çok heyecan verici bir deneyimdi.Now this was a really exciting experience for me.
Ben deneyimlii bir adamım, deneyimli islami liderler sokaktaki insanlara örnek olmalı.I am a practical man, and to be practical, religious leaders must take their message to the streets.
Herhangi bir deneyimin tadına bakan kim?Who is the taster of any experience?
Bu deneyimlere düşmek, veya bu deneyimlerden mahrum kalmak seni yalnız yapar.I fell the experiences, or lack of experiences that makes you lonely.
MRI makinalı deneyimizi burada gerçekleştirdik.That's where we put our people in the MRI machine.
Ve sizlerin pek çoğunun da buna benzer bir deneyimi yaşadığını sanıyorumAnd I think many of you have the same sort of personal experience.
Biz insan deneyimlerimizle her şeyin durduğunu gözlemledik.We've never seen, at least in our human experience, it looks like everything will eventually stop
Gördünüz değil mi? Olmayan bir şeyden deneyim elde edemezsiniz. Doğa hiçlikten nefret eder.You see, you can't have an experience of nothing; nature abhors a vacuum.
Ve onların hepsi sizsiniz. Siz sadece, bu deneyimi her seferde bir defa yaşayabilirsiniz.And they're all you, only you can only experience it one at a time.
Avrupa'nın buzunun altını keşfetme görevi eşsiz bir robotik deneyim olacak.A mission to explore under the ice of Europa would be the ultimate robotic challenge.
Sanırım doğru kelime bir ürünün etrafinda dönen bütünsel bir deneyim.I think the word is the holistic experience revolving around a product.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.And I was showing them my experiences and trying to, again, raise awareness.
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?I've been thinking, who knows, perhaps we could have another experience in the flesh?
Aynı Yeni maddi deneyimleri olan farklı bir beden.The same, but in a different body, to have new material experiences.
Ve birden ortak bir deneyime dönüştü, ve şimdi artık gülebileceği komik bir olay oldu.And then once it became a shared experience, it was funny and something that she could laugh at.
Evet, kendi deneyimimden. (Gülüşmeler)So I'm -- (Laughter)
Deneyimlenemezler de.They can not be experienced also.
Bu Amerikan deneyimi.That's the American experience.
Çok daha hızlı bir deneyim için kaydırma tekerleğini kullanarak yeniden gezinmeyi deneyin.Practice navigating again using the scroll wheel for a much faster experience.
Deneklerimizin duygusal deneyimlemelerinin yaşlandıkça nasıl değiştiğini gözlemledik.And we studied whether and how their emotional experiences changed as they grew older.
Sony'nin en iyi özelliklerini tek bir akıllı telefonda deneyimleyinExperience the best of Sony, in a smartphone
Sony'nin uzmanlığını arkasına alan Xperia Z size sıradan olanın ötesinde deneyimler sunarBuilt upon the expertise of Sony, Xperia Z brings you experiences beyond the ordinary.