Tom deneyimi sinir bozucu buldu.Tom found the experience frustrating.
Tom deneyimi korkunç buldu.Tom found the experience terrifying.
Tom deneyimi eğlenceli buldu.Tom found the experience enjoyable.
O benim deneyimim değildi.That wasn't my experience.
En azından deneyebilirdin.You could at least try.
En azından deneyebilirdiniz.You could at least try.
Bunun boyutunu deneyin.Try this on for size.
Tüm hayat bir deneydir.All life is an experiment.
Sonunda deney başarılı oldu.Eventually the experiment succeeded.
Bu sinir bozucu deneyimdi.It was a nerve-wracking experience.
Tom genç ve deneyimsiz.Tom is young and inexperienced.
Her gün biraz yapmayı deneyeceğim.I try to do a little every day.
Deney bir başarısızlıktı.The experiment was a failure.
Deney başarılı oldu.The experiment was a success.
O bana bu alanda deneyimimin olup olmadığını sordu ve ben hayır dedim.He asked me if I had experience in this area, and I said no.
Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.I have to think about it. I'll try to find another wording.
Bilgisayar konusunda çok deneyimim var.I have a lot of experience in computers.
Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi?You have a lot of experience in computers, don't you?
Onun bilgisayar konusunda çok deneyimi vardır.He has a lot of experience in computers.
O, bilgisayarlarda çok deneyime sahip.She has a lot of experience in computers.
Mary'nin bilgisayarda çok deneyimi var.Mary has a lot of experience in computers.
Bilgisayarlarda bir sürü deneyimimiz var.We have a lot of experience in computers.
Onların bilgisayarlarla çok deneyimi var.They have a lot of experience in computers.
Tom'un yeterli deneyimi yok.Tom doesn't have enough experience.
Bu Prof. Oak, deneyin başkanı.This is Professor Oak, the director of this experiment.
Neden o bu deneyi sabote etmeye cesaret etti?Why did he dare sabotage the experiment?
Deneyin sonuçları bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.The results of the experiment have disappointed us very much.
Erkek kardeşim deneyimli bir denizcidir.My brother is a seasoned sailor.
Bu Tom için yeni bir deneyim.This is a new experience for Tom.
Biz bugünkü bilim deneyinde osmozu gözledik.We observed osmosis in today's science experiment.
Seninki kadar çok deneyimim yok.I don't have as much experience as you.
Tom'un ölüme yakın bir deneyimi oldu.Tom had a near-death experience.
Tom ölüme yakın bir deneyim yaşadı.Tom had a near-death experience.
O, deneye devam etti.He continued the experiment.
Deneyinceye kadar asla bilmeyeceksin.You'll never know until you try.
Onlar yeni bir kimya deneyi gerçekleştirdiler.They carried out a new chemistry experiment.
Bunu deneyeceğim.I will try it.
Bunu deneyeceksin, değil mi?You will try it, won't you?
O onu deneyecek.He will try it.
Tom bunu deneyecek.Tom will try it.
O bunu deneyecek.She will try it.
Bununla birlikte deneyin başarılı olduğunu düşünüyorum.Nevertheless I think the experiment was successful.
Şansımızı deneyelim.Let's take a chance.
Ne kadar gerçek deneyimin var?How much actual experience do you have?
Ne kadar saha deneyimin var?How much field experience do you have?
Bilim adamları deneyin işe yarayacağından emin değildi.The scientists weren't sure if the experiment was going to work.
Bir taksiyi durdurmayı deneyerek kolunu kaldırdı.He raised his arm intending to stop a taxi.
Tom deneyimli bir satıcıdır.Tom is an experienced salesman.
Hiç yakın bir ölüm deneyimi yaşadın mı?Have you ever had a near death experience?
Hiç ölüme yakın bir deneyim yaşadınız mı?Have you ever had a near death experience?
Ben de o bölgede bazı deneyimlere sahibim.I have some experience in that area as well.
Tom'un yaptığını yapmayı deneyebilirsin.You could try doing what Tom did.
Deneyinceye kadar onu yapıp yapamayacağını gerçekten bilmiyorsun.You never really know whether you can do it or not until you try.
Tom geçen yaz yakın bir ölüm deneyimi yaşadı.Tom had a near death experience last summer.
Tom geçen yaz ölüme yakın bir deneyim yaşadı.Tom had a near death experience last summer.
Tom benden çok daha deneyimli.Tom is far more experienced than I am.
Tom benden daha deneyimli.Tom is more experienced than I am.
Laboratuvar şimdi yeni bir bilimsel deneyle meşgul.The laboratory is busy now on a new scientific experiment.
Tom deneyeceğini söylüyor.Tom says he'll give it a try.
Biraz daha deneyimli birini işe almalıyız.We need to hire someone with a little more experience.