Bunu deneyeceğiz.We'll try it.
Onlar tekrar deneyecekler.They'll try again.
Herkes deneyebilir.Anybody can try.
Deneyerek öleceğim.I'll die trying.
Biraz deneyeceğim.I'll try some.
Almancam şimdiye kadar korkunçtu ama iyi Almanca öğrenmeyi deneyeceğim.So far my German is terrible, but I'll try to learn German well.
Bu bir deney.It's an experiment.
Yeni bir şey deneyin.Try something new.
Onu deneyin.Try that on.
Bunları deneyin.Try these on.
Bunu deneyin.Try this on.
Ne tuhaf deneyim ama!What an experience!
Herhangi bir satış deneyimin var mı?Do you have any sales experience?
Tom'u tekrar deneyelim.Let's try Tom again.
Önce Tom'u deneyelim.Let's try Tom first.
Çok kötü bir deneyim!What a terrible experience!
Gerçekçi olalım ve imkansızı deneyelim.Let's be realistic and try the impossible.
O benden daha deneyimli.She's more experienced than me.
Onu deneyebilirim.I can give it a shot.
Kişisel deneyimlerimden konuşabilirim.I can speak from personal experience.
Yarın sabah tekrar aramayı deneyebilirim.I can try calling again tomorrow morning.
Tom'u ikna etmeyi deneyebilirim.I can try reasoning with Tom.
Unutmayı deneyebilirim ama unutabileceğimi sanmıyorum.I can try to forget, but I don't think I'll be able to.
Sana bir bilet almayı deneyebilirim.I could try to get you a ticket.
Başka ne deneyeceğimi bilmiyorum.I don't know what else to try.
Farklı deneyimler farklı seçeneklere öncülük eder.Different experiences lead to different choices.
Sanırım deneyebilirim.I guess I could give it a shot.
Benzer bir deneyimim vardı.I had a similar experience.
Dün gece garip bir deneyimim oldu.I had a strange experience last night.
Deney devasa bir başarıydı.The experiment was a huge success.
Tom'dan çok daha fazla deneyimim var.I've got a lot more experience than Tom.
Tom'dan daha fazla deneyime sahibim.I've got more experience than Tom.
Bununla ilgili biran deneyimim var.I have some experience with this.
Ben sadece daha çok deneyime sahip olmayı diliyorum.I just wish I had more experience.
Deneyeceğime söz veriyorum.I promise I'll try.
Deneyim Tom'a büyük acıya sebep oldu.The experience caused Tom great pain.
Halen bu konuda herhangi bir deneysel araştırma yapılmamıştır.As of yet there has been no empirical research done on this subject.
Sanırım tekrar deneyeceğim.I think I'm going to try again.
O gerçekten harika bir deneyimdi.That was truly a wonderful experience!
Pekala, bunu yapmayı deneyelim.Alright, let's try to do this.
Tom iş deneyimi konusunda yalan söyledi.Tom lied about his job experience.
Tom deneyimi hakkında yazdı.Tom wrote about his experience.
Yeni bir şey deneyeceğim.I'm going to try something new.
Ben deneyimlerinden konuşuyorum.I'm speaking from experience.
Deneyinceye kadar bilmeyeceğiz.We won't know until we try.
Bir şey deneyeceğim.I'm going to try something.
Her şeyi bir kez deneyeceğim.I'll try anything once.
Tom deneyeceğini söyledi.Tom said he would try.
Şansımı deneyeceğim.I'll take the chance.
O, deneyimi eğlenceli buldu.He found the experience enjoyable.
O deneyimi eğlenceli buldu.She found the experience enjoyable.
Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin.Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again.
Dün yaşadığım deneyimi asla unutmayacağım.I'll never forget the experience I had yesterday.
Deneyin sonuçlarını görmek isterdik.We'd like to see the results of the experiment.
Tom'la tanışmak benim için oldukça büyük bir deneyimdi.Meeting Tom was quite an experience for me.
Bu alanda ne kadar deneyimin var?What experience do you have in this field?
Onlar yeni bir arabayla deney yapıyorlar.They're experimenting with a new car.
Öyleyse ben de dosya biçimini değiştirmeyi deneyeceğim.I'll try to change the file format then.
Tom deneyimli biri, ben değil.Tom is the one with experience, not me.
Tom deneyimi neşelendirici buldu.Tom found the experience exhilarating.