Afrika'da da benzer denemelerde bulunulmuştur.Podobný příklad se dá najít opět v Africe.
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.Ve 20. století už biologické zbraně vyráběla celá řada států.
13 numara ise V12 motora ek olarak egzoz ve soğutma sistemlerini denemek için kullanıldı.Číslo 13 testovalo motor BMW V12 a výfukový a chladící systém.
Yeni şeyler denemeyi çok seviyor.Rád se učí nové věci.
Sporcuların 5 deneme atlayışı yapıp atlarını iyice tanımaları için yalnızca 20 dakikaları vardır.Před vlastní soutěžní jízdou má závodník 20 minut na seznámení s koněm a možnost pěti zkušebních skoků.
Bu denemelerden sadece bir tanesi bir süre başarı sağlayabildi.Zbývá jim již pouze jeden pokus, který jim naštěstí vyjde.
Orville birinci denemede 12 saniye uçtu ve sadece 37 metre mesafe kat etti.První letěl Orville, let byl dlouhý 39 metrů a trval 12 sekund.
Joseph Addison (1 Mayıs 1672 - 17 Haziran 1719), İngiliz deneme yazarı, şair ve siyasetçi.Joseph Addison (1. května 1672 – 17. června 1719) byl anglický politik a spisovatel.
Bu denemede hayvan organları kullanıldığı için, deneme başarısız oldu.Na základě neúspěchu při pokusech na zvířatech ale tuto cestu opustil.
İlk prototip olan PT1 türünün ilk deneme uçuşunu 18 Aralık 1995 gerçekleştirdi.První prototyp (PT1) vzlétl 18. prosince 1995.
Bazı deneme uçuşları yapmış olması muhtemeldir.Absolvovala pouze zkušební lety.
2008 yılında Britannia High adlı bir programın denemelerine katıldı.V roce 2008 se ucházel o roli v seriálu stanice ITV Britannia High.
Yapılan ikinci denemede başarılı oldular.Až na třetí pokus se povedlo.
Web sitesinden 30 günlük deneme sürümü temin edilerek kullanılabilir.Ze stránek projektu je možné si stáhnou 30 denní zkušební verzi.
Fakat bütçe nedeniyle bu deneme sonlandırılmıştır.Ta však byla kvůli rozpočtu vyškrtnuta.
Erken dönem öykü ve denemeleri 1992 – 1995 yılları arasında çeşitli edebi dergilerde yayınlanmıştır.Většina z úvah byla již dříve publikována v časopise In These Times mezi lety 2003 až 2005.
Yazılımın beta, demo, deneme veya test sürümleri.Beta, demo, trial, nebo testovací verze softwaru.
İlk doz denemesi başarısız oldu.První pokus se nezdařil.
Bu arada uyuşturucu ilaçlarla tanışıp, kendi üzerinde denemeler yapar.Během výstupů experimentoval s léky a drogami.
İlk yazı denemelerine lise yıllarında başladı.V deseti letech začal s prvními literárními pokusy.
İlk şiir ve şarkı sözü yazma denemelerine bu yaşlarında başlamıştı.Své první povídky a poezii začala psát již v raném věku.
İlk uzun metraj denemesi olan Kısa ve Acısız'ı 1998 yılında çekti.V roce 1990 následoval slavný, kontroverzní a zpochybňovaný první britský výstup na Čo Oju.
Ve gücünü insanlar üzerinde denemeye karar verdi.Rozhodl se, že předvede svou sílu ve městě.
Sadece beş kişi bu denemeleri izledi.Přežilo pouze pět z nich.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Musíme zkusit jinou myšlenku.
Bu savaş tankları denemek için iyi birer fırsat oldu.Byla to příprava na invazi tanků.
Falcon 9 roketi 2010 Hazirandaki ilk denemesinde başarılı bir şekilde yörüngeye ulaşmıştır.Větší raketa Falcon 9 vzlétla úspěšně hned napoprvé 4. června 2010.
Bunların bir kısmı teorik çalışmalar, bir kısmı ise bilim kurgu denemeleriydi.Pro některé šlo módní hobby a pro jiné o vážnější vědecký záměr.
Evet daha önce hiç denemediğim bir tarz.Nikdy předtím to nezkoušel.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.Air University Review, březen-duben 1984.
1832 yılında yayımlanan ikinci bölüm ise daha çok bir sahne oyunu formatında kültür eleştirel bir denemedir.Druhý díl Fausta, vydaný v roce 1832, už je považován spíše za kulturní a kritický esej než za divadelní hru.
Bu son deneme ekonomi üzerine denemesi olarak sayılır.Jednalo se o poslední zkušební misi.
Bunun yerine ilk aşama su üzerine yumuşak iniş denemesi yapmıştır.Začala nejdříve s pokusy o přistání na vodní hladinu.
3 ay boyunca ücretsiz deneme kullanıcılara verilecektir.Editor je možné vyzkoušet na 30 dní zdarma.
Motosiklet denemeleri ile birbirilerine benzemektedirler.Pohon bývá podobný jako u ostatních typů motocyklů.
Birkaç deneme yapar ve başarılı olur.Pokračuje v testování teorie a uspěje.
Son denemesinde 11 Mayıs günü kaçmaya çalışırken yakalanır.Po záběhových zkouškách byl do provozu poprvé nasazen 11. prosince.
'Belki de şunu denemeliyiz' veya 'Gerçekten bunu duymak istemiyorum' .«Poate ar trebui să încercăm și asta» sau «Chiar nu vreau să ascult asta».
Bu deneme bir daha tekrarlanmadı.Această încercare nu s-a mai repetat însă.
5 Kasım 2005, Lyme Regis) İngiliz roman ve deneme yazarı.5 noiembrie 2005, Lyme Regis, Regatul Unit) a fost un romancier și eseist englez.
Yönetmenliğini yapan Joseph Kosinski bu film ile ilk yönetmenlik denemesi yapmıştır.Joseph Kosinski debutează ca regizor cu acest film.
3 Eylül - Kuzey Kore başarılı bir hidrojen bombası denemesi gerçekleştirdi.3 septembrie: Coreea de Nord a anunțat că a testat cu succes o bombă cu hidrogen.
29 Ağustos - Sovyetler Birliği ilk başarılı nükleer bomba denemesini gerçekleştirdi.29 august: Uniunea Sovietică testează prima sa bombă atomică.
(Wa Prüf 6) Onun hazırladığı dizaynlar geliştirme ve deneme için ticari firmalara devredilmiştir.Proiectele sale au fost predate firmelor comerciale pentru a fi dezvoltate și testate.
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.De-a lungul secolului al XX-lea, cele mai multe națiuni care au dezvoltat arme nucleare le-au și testat.
Başka bir yol denemek zorundadırlar.Mai au parte de încă o luptă.
İki ülkede de çeşitli 'saflaştırma' denemeleri yapılmıştır.În două state membre există un motiv specific de discriminare.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Ne-am dus la studio și am început să lucrăm.
Denemeler için yedi genç Mullens'in evinin mutfağında toplandı.Șapte adolescenți au participat la primele repetiții din bucătăria lui Mullen.
Bir sonraki deneme daha başarılı oldu.Cea de-a treia încercare a reușit.
2008 yılında Britannia High adlı bir programın denemelerine katıldı.În 2008 a participat la audiții pentru seriile ITV Britannia High.
Yeni şeyler denemeyi çok seviyor.Lui Og îi place să aibă experiențe noi.
İlk denemesini 1800'de yapmıştır.Prima tentativă s-a făcut în 1880.
Bir çirkinlik denemesiydi.A fost o anchetă înfiorătoare.
İlk deneme uçuşları 9 Ocak 1941'de yapıldı.Primul test de zbor a avut loc în data de 13 iunie 1942.
Her bir halterci üç kaldırış denemesi ile skor elde etti.Sportivii beneficiază de trei încercări în fiecare stil de ridicare.
İlk doz denemesi başarısız oldu.Primele încercări de clonare au eșuat.
Bernoulli denemeleri terimi buradan gelmektedir.Acesta este un exemplu de Test Bernoulli.
1952 - ABD, ilk hidrojen bombası denemesini Marshall Adalarında yaptı.1952: SUA au detonat în Insulele Marshall prima bombă cu hidrogen.
İlk birkaç denemede tüm denekler doğru cevap vermekteydi.În prima versiune aprobată, numerele erau bine ordonate.