1989'da AEGEE Doğu Avrupa'daki Demir Perde'nin ilerisine açılabilen ilk Avrupa kurumlarından biriydi.En 1989, l'AEGEE est parmi les premières organisations européennes à s'élargir au-delà du rideau de fer.
2 Ocak 1891'de Georges Nagelmackers, demiryolu hattı için 27,000 Sterlin ödedi.Le 2 janvier 1891, le belge Georges Nagelmackers achète la ligne pour 27 000 £.
Tel Aviv, Ayalon Otobanı boyunca uzanan dört adet demiryolu istasyonuna sahiptir.Tel Aviv a 4 gares ferroviaires le long de l'autoroute Ayalon reliées par une ligne de train.
Ancak demir bakımından zengindir.Il est riche en fer.
Demir Kapı.Les Portes de Fer.
Swansea Demiryolu İstasyonu.La gare de Swanage.
Bormann ve Stumpfegger, Stettiner istasyonuna doğru demiryolu yollarını izledi.Bormann et Stumpfegger partirent vers le nord-est en direction de la gare de Stettin.
10 Aralık 1933'te Romen Liberal Başbakanı Ion Duca Demir Muhafızlar'a yasak uyguladı.Le 10 décembre 1933, le Premier ministre libéral roumain Ion Duca interdit la Garde de fer.
Camille, Orleans Demiryolları Şirketi'nde işe başlar.Camille, de son côté, trouve un travail dans l'administration des chemins de fer d'Orléans.
19. yüzyıl ın sonlarında kent, ülkenin demiryolu hattıyla bağlandı.À la fin du XIXe siècle, la ville fut reliée au réseau des chemins de fer.
Plan Operation Ironclad (Demir Giysi Operasyonu) olarak bilinmekteydi.Le plan est connu sous le nom d'« opération Ironclad ».
Odunu sert ve dayanıklıdır bu yüzden demiryolu travesi yapımında kullanılır.Le bois est très dur et durable et utilisé dans les traverses de chemin de fer.
İzlanda’da demir yolu yoktur.L’Islande n’a pas de chemins de fer.
İstasyon, günümüzde Belçika'daki demiryolu mimarisinin en güzel örneği olarak kabul edilmektedir.La gare est largement considérée comme un des plus beaux exemples de l'architecture ferroviaire en Belgique.
Bu şekilde İsviçre, demiryolları konusundaki bilgi ve teknoloji eksiğini hızlı şekilde kapattı.La Suisse rattrapa ainsi très rapidement son retard technique sur l’étranger en matière de transports.
Bu cephede yaralandı ve 4. Piyade Alayı'nda görevde bulunduğu zaman bir Demir Haç aldı.Il fut blessé et reçut une croix de fer de 2° classe quand il était dans le 9°régiment d'infanterie.
Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor."Les Baburu-Babendja parlent aussi cette langue.
Modern şehir 1886'da Orta Asya Demiryolu'nun inşası sırasında kuruldu.La ville moderne a été édifiée en 1886 lors de la construction de la ligne de chemin de fer en Asie centrale.
Tudemsaş Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ^Les chemins de fer de la république turque pour Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları.
Ocak 2007'de demiryolu şirketinin yetkilileri Tama'yı resmi olarak istasyon şefi yapmaya karar verdiler.En janvier 2007, Tama a été officiellement élevée au rang de chef de gare.
İsviçre Federal Demiryolları tarafından işletilmektedir.Elle est opérée par les Chemins de fer fédéraux suisses.
Akınspor, Acar İdman Yurdu, Demirçelikspor, İstiklalspor ve Pınarspor birleşerek kurucu olmuşlardır.Les lieux-dits (ou climats) de Aux Barres, Aux Scellés, Au Bûcher, En Chantone et Les Mûres.
Bu, Yakutlar’da Demir-Kazık yıldızı, Uygurlar’da ise Altın-Kazık (Altun-Kazuk) yıldızı olarak adlandırılır.D'où le nom de Kikuseidai 掬星台 ( Un point élevé (台) où les étoiles (星) se cueillent (掬).
Sibirya'ya ulaşmanın en iyi yolu Trans Sibirya Demiryolu'dur.Le moyen le plus aisé de circuler en Sibérie est d'utiliser le train.
Calalzo, Cadore demir yolu hattının terminalidir (son durak).Calalzo est le terminus de la gare ferroviaire du Cadore.
Demircilerin araçları da kutludur.Les cars des tifosi sont détruits.
Fatih Demirci.Fascistoïde drek.
Hemen hemen bütün nüfus güneyde Trans Sibirya Demiryolu hattı boyunca yaşar.La plus grande partie de la population vit au sud de la Sibérie le long de la ligne du Transsibérien.
29 Ağustos'ta, Pope bitmemiş demiryolu hattı boyunca Jackson'ın hatlarına karşı bir dizi saldırı başlattı.Le 29 août, il lance une série d'attaques contre les positions de Jackson le long du talus de chemin de fer.
Bronz ve demir'in bu dönem içinde aynı anda kullanılmaya başlandığı görülmektedir.Des objets en bronze et en fer apparaissent simultanément.
Demiryollarının yapılmasıyla tarım üretimi arttırılacak ve dolayısıyla vergilerin gelirleri de artacaktı.Le territoire de Rome augmente et de ce fait ses revenus fiscaux également.
Demir Muhafızlar 29 Aralık 1933'te Sinaia garında Duca'yı öldürerek yanıt verdiler.Ses membres se vengent en assassinant Duca le 29 décembre 1933 dans la gare de Sinaia.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.Le ravitaillement de l'île se faisait dans des conditions terribles.
Bu demiryolu hattı da onarım gerektirmekteydi.La construction de cette ligne de chemin de fer représentait par ailleurs un défi technique.
Demiryolu modelciliginin nasıl başladığı pek acik degildir.Le proto, courant de modélisme ferroviaire.
SCP-173: SCP-173, inşaat demiri, beton ve Krylon sprey boyasından oluşan insansı bir heykeldir.SCP-173 : SCP-173 est une statue de béton recouverte de peinture en spray.
Diğer bir ulaşım seçeneği ise Demiryolu ulaşımıdır.L'option choisie est celle du tunnel ferroviaire.
I. Dünya Savaşı'nda demir haç madalyası aldı.Il obtient la croix de fer pendant la Première Guerre mondiale.
Merakli kişi (Hobbyist) ise demiryolu modelleyicisi olarak adlandırilir.Le pratiquant du modélisme ferroviaire est appelé modéliste ferroviaire.
Sonuncusu da demiryolu istasyonu yakınlarında vuruldu.»Il était situé face à la gare ferroviaire.
Anadolu’da Demir Çağı Kentleri.Die Eisenzeit in Auraflussgebiet.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Le transport de marchandises est principalement assuré par le transport ferroviaire.
İkisi de çok önemli miktarda demir muhafaza eder.Elle contient également du fer en quantité importante.
En yakın istasyon Assen demiryolu istasyonu'dur.La gare la plus proche est la gare de Corte.
Bu hastalarda demir alımının kısıtlanması gerekir.Une chélation du fer est indispensable chez ces patients.
Çıkan bu su ayrıca Demir Çelik fabrikasının ihtiyacınıda karşılamaktadır.Mais l'acier doit lui-même faire face à la concurrence du béton.
Demirci ve kalaycılar bu işleri yapmak için körükçü çırakları kullanırlardı.Les pirates et corsaires en auraient utilisé.
Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü (American Iron and Steel Institute) (AISI).440C est une appellation américaine de l'American Institute for Steel and Iron (AISI).
Aynı günde Almanlar Demiryolu İstasyonunun 11 km yakınına kadar yaklaştılar.Mais ce même jour, la 101e division d'infanterie allemande se rapproche à près de 11 km de la gare de triage.
1863 yılında "Metropolitan Railway" (Türkçe: Metropolitan Demiryolu) ismiyle açılmıştır.1993: Les trains sont classés comme "treni metropolitani".
Simya unvanını, kanındaki demiri çeşitli silahlara dönüştürmesinden almıştır.Son sang a la propriété de transformer n'importe quoi en arme.
Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler.Je l'ai vu arriver à travers les barreaux de fer de ma fenêtre.
Haziran 2014. ^ "Adana Demirspor'lu Selâmi futbola veda ediyor".Le 20 avril ont lieu les « Adieux de Fontainebleau ».
Öğrencilik yıllarından itibaren sanata büyük ilgi duyan Demirhindi, özellikle sinema ve karikatüre bağlandı.Depuis sa jeunesse, Néstor fait preuve d'un grand intérêt pour les arts, mais surtout pour le cinéma.
Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir.Il vit sur l'eau, et ne va sur la terre ferme que pour la nidification et le repos.
Burada demir atıp filonun geri kalan büyük kısmını bekledi.Il s'établit là avec le reste de son expédition.
Saat 22:00 dolaylarında karanlık çökünce Sovyet gemiler mayınlı sularda demirlediler.La nuit tomba à 22h00 et l'armada soviétique stoppa et s’ancra à minuit dans les eaux minées.
Demiryolunun mahalleden geçmesi mahallesin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.L’arrivée du chemin de fer contribue au développement important de la localité.
Süpernova patlaması sırasında demirden uranyuma kadar elementlerin oluşumu, saniyeler içinde gerçekleşir.La production des éléments du fer à l'uranium se produit en quelques secondes dans une explosion de supernova.
Ülkede iki adet demiryolu hattı bulunmaktadır.La région possède deux lignes de chemins de fer.