‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa , bỏ rớt cho nàng lượm lấy , và chớ trách_móc nàng chút nào .
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Cũng hãy rút vài gié trong bó lúa, bỏ rớt cho nàng lượm lấy, và chớ trách móc nàng chút nào.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››또 그를 위하여 줌에서 조금씩 뽑아 버려서 그로 줍게 하고 꾸짖지 말라 하니라
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Más bien, sacad para ella de los manojos y dejad que las recoja, y no la reprendáis
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Nýbrž naschvál jí upouštějte z snopů a nechávejte, ať sbírá, a nedomlouvejte jí.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Owszem umyślnie upuszczajcie jej z snopów, a zostawiajcie, aby zbierała, a nie fukajcie na nią.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››şi chiar voi să -i scoateţi din snopi cîteva spice; s'o lăsaţi să culeagă spice, şi să n'o înfruntaţi.``
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Sõt húzogassatok ki néki a kévékbõl is, és hagyogassatok el, hogy szedje fel, és meg ne dorgáljátok õt.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Também, tirai dos molhos algumas espigas e deixai-as ficar, para que as colha, e não a repreendais.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››Tudi nalašč potegujte zanjo klasje iz snopkov in pustite na tleh, da pobira, in nihče je zato ne svari.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››και μαλιστα αφινετε να πιπτη τι απο των χειροβολων δια αυτην και αφινετε να συλλεγη και μη ελεγχετε αυτην.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››да и от снопов откидывайте ей и оставляйте, пусть она подбирает, и не браните ее.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››и даже изваждайте нещо за нея от ръкойките и оставяйте го, и нека го събира без да й забранявате.
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››וגם של תשלו לה מן הצבתים ועזבתם ולקטה ולא תגערו בה׃
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››وأنسلوا ايضا لها من الشمائل ودعوها تلتقط ولا تنتهروها
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並 要 從 捆 裡 抽 出 些 來 、 留 在 地 下 任 他 拾 取 、 不 可 叱 嚇 他
‹‹Hatta onun için demetlerden başak ayırıp yere bırakın da devşirsin. Sakın onu azarlamayın.››並要從捆裡 抽出 些來 、 留在 地下 任他 拾取 、 不 可 叱嚇他
- He also said hello to you, Demetciğim.(?) - Aleykum selam.Szóval , mesélj Trabzonról
- He also said hello to you, Demetciğim.(?) - Aleykum selam.Λοιπόν, για πες μας για την Τραμπζόν.
- He also said hello to you, Demetciğim.(?) - Aleykum selam.Айде, сега, разкажи за Трабзон.
Her problemde olduğu gibi,merceğe objeden iki ışık demeti göndererek görüntüyü oluşturuyoruz. -בהם ציירנו קרניים מקבילות וקרניים העוברות דרך המוקד, כדי למצוא איזו דמות נוצרת.
Her zaman yaptığımız gibi, objeyi temsil eden yeşil okun ucundan, paralel bir ışık demeti gönderiyorum.עשיתי מה שרגיל: ציירתי קרן מקבילה מראש החץ לעדשה,
- I called Demet.Felhívtam Demet.
- I called Demet. - Why are you doing that, my child?Δεν μπόρεσες ν' αντέξεις και πήρες, έτσι δεν είναι;
I like Demet very much. I don't know how that's even possible.Azt hittem,nem érezhetem ezt az érzést újra ... ...
I like Demet very much. I don't know how that's even possible.J'ai pensé que je ne pouvais pas sentir ce sentiment nouveau... ...
I like Demet very much. I don't know how that's even possible.Νόμιζα πως δεν θα ξανανιώσω ποτέ έτσι...
I like Demet very much. I don't know how that's even possible.Мислех си, че не бих могъл да изпитам пак такова чувство.
Işık demeti havadan suya geçtiği için ortam değişikliğinden dolayı normalle yaptığı açı değişir. -Та лъчът малко ще се пречупи, и ще се извие навътре.
Işık demetleri birbirlerinin içinden geçer.두 줄기의 빛은 서로 통과해 버리고,
Işık demetleri birbirlerinin içinden geçer.קרני האור עוברות אחת דרך השניה
Işık demetleri birbirlerinin içinden geçer.فالحزمة الضوئية من الطرف الأيمن تمر بسلاسة عبر الحزمة الضوئية من الطرف الأيسر
Işık demetleri birbirlerinin içinden geçer.これはレーザポインターと チョークの粉で簡単に実験できます
Işın demetleri her yöne doğru gidecektir,Vad apple överväger, men att rött ljus som huvudsakligen röda
Işın demetleri her yöne doğru gidecektir,חלק מהאור מוחזר בצורה מפוזרת. חלק הולך ככה, חלק הולך ככה,
Işın demetleri her yöne doğru gidecektir,وسيكون بكل الاتجاهات وسيكون كهكذا ..وبعضا منه
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.In on majaj snop pred GOSPODOM, da bo milo sprejet za vas; zjutraj po soboti naj ga maja duhovnik.
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.제사장은 너희를 위하여 그 단을 여호와 앞에 열납되도록 흔들되 안식일 이튿날에 흔들 것이며
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.והניף את העמר לפני יהוה לרצנכם ממחרת השבת יניפנו הכהן׃
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.فيردد الحزمة امام الرب للرضا عنكم. في غد السبت يرددها الكاهن.
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.他 要 把 這 一 捆 在 耶 和 華 面 前 搖 一 搖 、 使 你 們 得 蒙 悅 納 . 祭 司 要 在 安 息 日 的 次 日 、 把 這 捆 搖 一 搖
Kabul edilmeniz için, kâhin demeti RABbin huzurunda sallayacak. Demet Şabattan sonraki gün sallanacak.他 要 把 這 一 捆在 耶和華 面前 搖 一 搖 、 使 你 們得 蒙悅納 . 祭司 要 在 安息日 的 次日 、 把這捆搖一搖
Kovanın içindeki ince ışın demetini görebilirsiniz, akıma girdiğinde biraz genişliyor.Anda bisa lihat di sini sinar sempit dalam ember yang memperluas sedikit ketika memasuki sungai
Kovanın içindeki ince ışın demetini görebilirsiniz, akıma girdiğinde biraz genişliyor.Här kan vi se en tunn laserstråle i hinken, som vidgas när den träffar vätskestrålen.
Kovanın içindeki ince ışın demetini görebilirsiniz, akıma girdiğinde biraz genişliyor.Potete vedere qui un raggio stretto nel secchio, che si allarga un poco quando entra nel flusso.
Kovanın içindeki ince ışın demetini görebilirsiniz, akıma girdiğinde biraz genişliyor.Sie können hier ein schmalen Strahl im Eimer sehen, der etwas breiter wird wenn er den Strom betritt.
Kovanın içindeki ince ışın demetini görebilirsiniz, akıma girdiğinde biraz genişliyor.Вы можете видеть тонкий луч в ведре, который немного расширяется при входе в поток.
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.이것이 단지 DNA와 DNA가 약간 감싸고 있는 단백질의 묶음으로 약간의 단백질을 DNA의 주변이 묶여져 있는 곳에서
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.DNAは、多少包みこまれてる タンパク質も、ここにある
Kromatin formundayken sadece DNA ve DNA proteinlerinin etrafına . sarındığı demettir.هى مجرد مجموعة من الحمض النووى و البروتينات الملتفة قليلا حول الحمض النووي , اذا فيمكن ان يكون هناك بعض
Küçük adanın üzerindeki eve pembe tonlarında bir ışık demeti vurmuş,Д-р Гарріс:
Last night Demet told me about Ali's mom.-Pauvre femme. -Oui.
Last night Demet told me about Ali's mom.Szegény asszony . - Igen .
Last night Demet told me about Ali's mom.- Καημένη γυναίκα... - Ναι.
Last night Demet told me about Ali's mom.- Горката жена. - Да.
Mesela ışık kaynağı bizim üzerimizde olsun. Yani ışık demetleri aşşağıya doğru geliyorСветлината слиза направо от нашия източник, като отскача тук, вместо да идва точно в окото ни.
Oh, also... ... don't meddle too much in Demet's business, ok?Miért tenném , anya? - Csak hadd döntsenek saját maguk.
Oh, also... ... don't meddle too much in Demet's business, ok?-Pourquoi je ferais cela, maman ? -Il suffit de lui laisser décider de sa propre initiative.
Oh, also... ... don't meddle too much in Demet's business, ok?- Защо да правя такова нещо, мамо? - Остави я сама да си реши.
Önceki videolarda olduğu gibi ışığın hızlı ilerlediği bir ortamdan çıkan bir ışık demetimiz var.Z předchozích několika videí víme, že když máme světlo opouštějící pomalejší prostředí...