Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Anggap saja kita memiliki lingkungan luar yang memiliki sekelompok air.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Diciamo che abbiamo un ambiente esterno con un mucchio di acqua.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.그냥 밖에 있는 환경에 많은물이 있다고 할게요.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Låt oss bara säga vi har en yttre miljö som har en massa vatten.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Povedzme len, že tu je neajké prostredie a nachádza sa v ňom určité množstvo vody.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Powiedzmy, że w środowisku zewnętrznym znajduje się woda.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Řekněme, že tady je vnější prostředí s určitým množstvím vody.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.Supongamos que tenemos un entorno exterior que tiene un hay un montón de agua.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.We nemen een niet besloten omgeving waarin we wat water hebben.
Diyelim ki sadece bir dış çevreye sahip demet su.考えてみよう。 これがその環境で、そこには
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.7枚のスクリーン、全長60メートル
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.Bây giờ, nó là một bộ phim đã từng rất khó khăn để được xem tại Mỹ.
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.Eames Demetrios : 이 영화는 미국에서는 보기 드문 영화였습니다.
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.Teraz film, którego właściwie nikt w Stanach Zjednoczonych nie widział.
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.איימס דמיטריוס: עכשיו, זהו סרטון שבקושי נראה אי-פעם בארה"ב.
Eames Demetrios: Bu Amerika'da neredeyse hiç gösterilmemiş bir film.ايمز ديميتريوس: الآن، هذا فيلم كان من النادر مشاهدته في الولايات المتحدة.
Eames Demetrios:Demetrios Eames:
Eames Demetrios:Eames Demetrios:
Eames Demetrios:Eames Demetrios:
Eames Demetrios:Eames Demetrios:
Eames Demetrios:Eames Demetrios:
Eames Demetrios:Eames Demetrios:
Eames Demetrios:Димитриус Имз:
Eames Demetrios:Иймс Деметриос:
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.상상하면 그것들은 분자와 아미노산들이 잔뜩 모여있고 그 주변은 곱슬곱슬하게 둘러싸여 있는 것입니다
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Możecie je sobie wyobrazić jako grupy aminokwasów, poskręcanych w ten sposób.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Si usted imagina, son un montón de moléculas y amino ácidos y luego está rizadas alrededor como ese.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Stell dir vor, sie bestehen aus einem Haufen Molekülen und Aminosäuren und sie sind so gedreht wie dies hier.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.To do jisté míry popisuje tvar.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Αν τις φανταστείτε, είναι μερικά μόρια και αμινοξέα
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Ако си ги представим, те са няколко молекули и амино киселини и са накъдрени така.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.Це клубок молекул та амінокислот, та вони ось так звиваються.
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.ברמה מסויימת זהו תאור המבנה שלהן. בכל אחת מהקבוצות האלה, או בכל אחת מהשרשרות
Eğer hayal, bu moleküllerin bir demet ve amino asitleri ve sonra da böyle etrafında kıvrılmış konum.لو تخيلت معي الآن، ستجد أنهم مجموعة من الجزيئات والأحماض الأمينية، وهم يلتفون على بعضهم البعض كهؤلاء تماما
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Ak je zima spôsobená smútkom Demeter, tak sa to musí diať ma celej zemi naraz.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Als het winter wordt door Demeters droefheid, moet het overal op aarde tegelijkertijd winter zijn.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Hvis vinteren er forårsaget af Demeters sorg må den forekomme på samme tid over alt på jorden.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Jeśli zima jest powodem smutku Demeter, musi zatem występować wszędzie na Ziemi równocześnie.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Jestliže je zima způsobena Démétřiným smutkem, pak musí nastat po celé Zemi zároveň.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.만약에 데메테르의 슬픔 때문에 겨울이 온다면 지구 어디에나 동시에 겨울이 와야겠지요.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Nếu mùa đông được gây ra do nỗi buồn của thần Demeter thì nó phải xảy ra đồng thời ở mọi nơi trên Trái Đất
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Si el invierno es causado por la tristeza de Deméter entonces debe ocurrir en toda la Tierra, simultáneamente.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Si l'hiver est causé par la tristesse de Déméter, cela doit se produire partout sur la Terre, au même moment.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Αν ο χειμώνας προκαλείται από τη θλίψη της Δήμητρας, τότε θα πρέπει να λαμβάνει χώρα παντού στη Γη ταυτόχρονα.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Ако зимата е причинена от тъгата на Деметра, тогава тя трябва да се случва навсякъде по Земята, едновременно.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.Если зиму вызывает грусть Деметры, тогда зима должна наступать на всей Земле одновременно.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.אם החורף הינו אכן תוצר עצבונה של דמטר, הוא חייב להתקיים בכל מקום עלי-אדמות, בו-זמנית.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.والخريف يحدث بسبب حُزن ديميتر. إذاً يجب أن يحدث في كل مكان في الأرض، بالتساوي.
Eğer kış Demeter'in üzüntüsünden kaynaklanıyorsa, bu durumda dünyada heryerde aynı anda olmalıdır.それは地球上の至る所で同時に起きなければなりません。 もし古代ギリシャ人が、デメテルが最も悲しいときに、
- Ellerinize sağlık, but I should go. - Demet, you're making me angry.Anya,ne ragaszkodj .Ő nem idegen.
- Ellerinize sağlık, but I should go. - Demet, you're making me angry.Μαμά μην επιμένεις, δεν είναι και ξένη.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Entre otras cosas, dos haces de luz que coinciden no interactúan entre sí.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.În primul rând, două raze de lumină care se intersectează nu interacţionează una cu alta deloc.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.한 예를 들면, 두 줄기의 빛이 서로 교차하더라도 서로를 전혀 방해하지 않았습니다.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Para começar, dois raios de luz que se atravessem não interagem de todo um com o outro.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Premièrement, deux rayons de lumière qui se croisent n'interagissent pas l'un avec l'autre.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Prima di tutto, due raggi di luce che si incrociano non interagiscono per nulla tra di loro.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Vì một điều, 2 chùm sáng giao nhau không tác động qua lại với nhau.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Zaprvé: dva paprsky světla, které si zkříží cestu, na sebe vzájemně nepůsobí.
Evvela, yolları kesişen iki ışık demeti birbiriyle hiç etkileşmiyordu.Για παράδειγμα όταν δύο δέσμες φωτός διασταυρώνονται δεν αλληλεπιδρούν καθόλου μεταξύ τους.