Ana içeriğe geç
Sözlük

delil ile cümle

delil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Delil tespiti, evlilik dışı çocukların neseplerinin tespiti gibi.Tvangsekteskap som begrunnelse for barnevernsvedtak.
Bulduğu neticeler adli delil kabul edilir.Slike vedtak skulle vedlegges en legeattest.
Delillerin çoğu eksiktir, olanlar da fazla inandırıcı değildir.Ingen ting er idiotsikre; idiotene er altfor oppfinnsomme.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Eksentrisitet utvikler seg til galskap.
Kabul-u amme delili: "Herkes Tanrı'nın varlığını kabul eder, öyleyse vardır."Ekteskapsløften er «Sannelig, vi vil alle holde fast ved Guds vilje.»
Deliriant isti Romani Bu Romalılar deliler!Deliriant isti Romani Orang-orang Romawi itu memang gila.
Ancak 3 Mart 1891'de delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştır.Namun, ia dilepaskan karena kurangnya bukti pada tanggal 3 Maret 1891.
Bu ifadelere delil olarak da "...Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol belirledik.Untuk tiap-tiap umat di antara kamu, Kami berikan aturan dan jalan yang terang.
Gelecekteki deliller bunun bir hata olduğunu ispat etti.Kejadian-kejadian pada masa depan akan membuktikan bahwa tindakan tersebut adalah suatu kesalahan.
"Follia d'amore" (Türkçe: "Aşkın deliliği"), Raphael Gualazzi tarafından seslendirilen şarkı.Follia d'amore (Indonesia: Kegilaan Cinta) adalah lagu yang dinyanyikan oleh Raphael Gualazzi.
Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler.Sebenarnya (Kami mendengar), dan utusan-utusan (malaikat-malaikat) Kami selalu mencatat di sisi mereka."
Habib, onlardan delil olarak bir mucize istedi.Untuk mencobai Dia mereka meminta dari pada-Nya suatu tanda dari sorga.
20th Century Fox. "title"Simpson and Delilah" bölümü için yapılan yorumlar.Sebuah episode Simpsons dalam tahun ke-2 diberi judul "Simpson and Delilah".
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.Kita selalu akan menjadi mahkluk yang terbatas dan bergantung kepada-Nya, di akhirat pun demikian.
Mevzû hadislerin alâmeti sayılan bütün deliller metinle ilgilidir.Penjelasan yang berkaitan dengan hal-hal mistis pun bermunculan.
Tarihçiler, Hirodes'in onu öldürdüğüne dair delillerin yetersiz olduğunu iddia ederler.Para sejarahwan mengklaim bahwa tidak ada cukup bukti untuk mengatakan bahwa Herodes menyebabkan kematiannya.
Cedric ona deliler gibi aşık.Shinnojō jatuh cinta padanya.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Pada kehidupan berikutnya, ia terserang kegilaan.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.Ia melaporkan kejadian ini ke polisi.
Delil bir şeyi kanıtlamaya yönelik ipuçlarıdır.Diagnosis adalah identifikasi mengenai sesuatu.
Delil olarak da eserle yazarın diğer yapıtları arasındaki kalite farkını göstermiştir.Pembangunan yang dicatat dalam prasasti-prasasti peninggalannya antara lain.
Sonrasında beraber Zucco davasına bakarlar ve adalete teslim etmek için gerekli delilleri toplarlar.Cùng nhau họ đã điều tra Zucco và thu thập bằng chứng cần thiết để đưa hắn ra trước công lý.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.Người này sau đó đã báo cho cảnh sát.
Notları bulutların 1885 ilk yılında ortaya çıktığına delil olmuştur.Các ghi chép của ông cung cấp chứng cứ cho thấy mây dạ quang xuất hiện lần đầu tiên vào năm 1885.
Öldüğü yıl kesin olmasa da deliller ışığında 1234, 1236, 1244 ya da 1256 yıllarından birisidir.Ví dụ, ngay cả năm mất của ông được đoán là 1236, 1244 và 1256.
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.Cô còn thổ lộ việc thiếu điều kiện chăm sóc sức khỏe miễn phí tại Hoa Kỳ khiến cô "cực kỳ giận dữ".
Genetik delillere göre ise, insanoğlunun ilk ortaya çıkışı yaklaşık 1.5 milyon yıl öncedir.Voi răng mấu được cho là lần đầu tiên xuất hiện khoảng 4 triệu năm trước.
Eski adı Deliler'dir.Tên thân mật của anh là Gila.
Delilci, Delil yakmasını Delil dualarını bilir.認識されるもの(境)が「認識されたすがた」を指す。
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.その怨恨はもはや狂気の域に達している。
Bunu takyonların varlığına delil olarak gösterenler vardır.それによってタサダイ族の存在が確認されたとされている。
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.それから穏やかで毅然とした態度で明確に指示する。
Akın: Delilin var mı?」 (辻本) 「証拠あるんか?
Bunu delil olarak kullanırlar.証明などで使用される。
İşte bunların ispatı delil ile olur.これは次のような論証である。
Bu gerçekten giderek belirgenleşen deliliğinin bir göstergesidir.それは大胆かつ鮮やかなお披露目であった。
Daha sonraları, hakimiyet, delil ve bürhan manâsına da alınmıştır.後に篤や明達と数多くの戦いで共闘する。
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.その後、犯人は警察に出頭。
Bu konuda kuvvetli deliller vardır.之には立派な証拠がある。
Bu, Deep Impact ve Cassini sondalarında bulunan spektrometrelerden daha önce gelen delilleri destekler..この結果はディープ・インパクトやカッシーニの分光分析の結果を支持するものだった。
İlmi araştırmalar parmak izinin kimlik tespitinde kesin delil olduğunu göstermiştir.指紋の照合で本人であることが確認される。
Kesin delil teşkil etmektedir.厳密な論証も引き継がれた。
Elimizde evrenin yüce Uçan Spagetti Canavarı tarafından yaratıldığına dair deliller var.宇宙は空飛ぶスパゲッティ・モンスターによって創造された。
Bunun üzerine Ali Bey fenalık geçirir, günden güne deliliğe gider.また、利子は半年ごとに支払われ、償還日には一括償還される。
Bulduğu delil 8 mm'lik bir porno filmdir.ダブル8用の生フィルムは、16mm幅のフィルムである。
Gerçekte böyle bir şey dediğine dair bir delil yoktur.彼が実際にそのような地位に就いたことを示す証拠はない。
Eski adı Deliler'dir.名は元浩とも。
Ama İbrahim Paşa yetersiz deliller sebebiyle sürgün edilemedi.ちなみに、ヴァルグは証拠不十分で不起訴となった。
Babil metinlerinde bahçelerden bahseden kesin bir şey yoktur ve kesin bir arkeolojik delil de bulunmamıştır.空中庭園に言及しているバビロニアの文書史料は無く、バビロンにおいてその存在を証明する考古学上の証拠も見つかっていない 。
Şükufe'ye deliler gibi aşıktır ama Koyu Bilal de Şükufe'yi sevmektedir.面倒見が良く、和哉からは慕われ、深雪を可愛がっている。
Bu fer'i bir delildir.字は玄徳。
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.她还表示,美国缺乏免费医疗把她“彻底搞疯”。
2007'de Jim Marrs, Louisiana televizyonunun bir raporunu chemtrail'ler için bir delil olarak göstermiştir.吉姆·马尔斯(英语:Jim Marrs)引用了路易斯安那州一家电视台2007年的一篇报道,说是化学尾迹的证据。
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.在那樣的情況以下,它使我們曾經處於劣勢和寡不敵眾。
"Delilik, delilik; her yerde delilik!"即有小丑,無聊竊發,皆即時剿滅。
Buna delil olarak erken dönem kayıtları ve özellikle "Just One More Chance" (1931) gösterilebilir.我们可以从宾·克罗斯比早期的唱片,比如说“只要再一次机会”(Just One More Chance, 1931)。
Akın: Delilin var mı?不同意嗎?請提出證明。
Ancak güçlü bir delil vardı.我们有强有力的证据。
Bunun üzerine Ali Bey fenalık geçirir, günden güne deliliğe gider.” 卫思因,经日不得,遂成病。
Delilah, erkekleri sevgililerinden veya eşlerinden uzaklaştırmaya çalışan kadın anlamına gelir.姆威當會幫助被丈夫或情人拋棄的女性。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod